Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2021/5473 E. 2024/5497 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/5473
Karar No
2024/5497
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5473 Karar No : 2024/5497

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir ili Sındırgı ilçesi sınırlarında ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı IV. grup kaolen maden işletme ruhsat sahasında 2014, 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının proje yıllık üretim beyanının %10'undan az olduğundan bahisle 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca davacı şirket adına 62.743,00-TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca idari yaptırım/ceza gerektiren fiiller nedeniyle uygulanacak mevzuatın, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise, davacı şirketin 2018 yılından geriye doğru 5 yıllık süre içerindeki fiillerinden dolayı idari para cezasının uygulandığı ve fiillerin işlendiği (2012,2013,2014,2015,2016,2017) tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca işlem tesis edildiği görüldüğünden davalı idarece mevzuat hükmünün doğru uygulandığı, uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünde belirtilen üç yıllık sürenin "kesintisiz ve sürekli" olmasına ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde üç yıl süre ile üretim yapılmaması veya üç yıllık süre içerindeki toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde idari para cezasının uygulanacağı, dosya içeriğinde bulunan işletme projesinde ise maden sahasında yapılacak yıllık üretim miktarının 14.000 ton/yıl olarak beyan edildiği, davacı şirkete ait maden sahasında davalı idare ekiplerince 04-07/05/2018 tarihleri arasında denetimin yapıldığı, denetimin yapıldığı 2018 yılından önceki beş yılın (2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı dahil olmak üzere) üretim miktarlarına göre değerlendirme yapılması gerekirken davalı idarece 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarındaki üretim miktarları esas alınarak bir değerlendirme yapıldığı ve idari para cezasının uygulandığı görülmüş ise de, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 2017, 2016, 2015, 2014 ve 2013 yıllarındaki üretim miktarları değerlendirildiğinde herhangi bir üç yıllık dönemlerdeki üretim miktarlarının toplamının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan (1.400 tondan) az olduğu anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası ihlal edildiğinden bahisle tesis edilen 62.743,00-TL tutarlı idari para cezasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket tarafından, 2009-2012 yıllarında TMSF tarafından şirkete el konulduğu, bu sebeple üretim yapılamadığı, kusuru bulunmaksızın idari para cezasıyla cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, tüm yönetsel haklar fon tarafından kullanıldığı için pay sahiplerinin yapabilecekleri herhangi bir şey olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2021/5473, K. 2024/5497, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2021-5473-e-2024-5497-k-88b61fc28923