Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2021/1112 E. 2024/5494 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2021/1112
- Karar No
- 2024/5494
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1112 Karar No : 2024/5494
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kardeşler Petrol Ürn. Oto İnş. ve Nak. San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak İli, Alaplı İlçesi sınırları dahilinde ... sicil numarasıyla II(a) grubu(kalker-mıcır) maden işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından, ruhsat sahasında yapılan denetimde işletme izninin alındığı 14/05/2014 tarihinden itibaren üç yıl süreyle üretim yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24.maddesinin 12.fıkrası uyarınca 62.743.00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacı şirketin uhdesinde bulunan Zonguldak İli, Alaplı İlçesi sınırları dahilinde ... sicil numarasıyla II(a) grubu(kalker-mıcır) maden işletme ruhsat sahasında, 23.03.2018-26.03.2018 tarihleri arasında yapılan denetimde, anılan ruhsat sahasında maden işletme izninin alındığı 14.05.2014 tarihinden itibaren işletme izninin verildiği tarih ile denetim tarihi dahil edilmeksizin 2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan dönemde ilgili mevzuat hükmüne göre 5 yıllık sürede 3 yıl üretim yapılmadığının tespit edilmesi üzerine dava konusu para cezası işleminin tesis edildiği görülmüş ise de, davacı şirket tarafından maden sahası için gerekli izinlerin alınması sonrasında söz konusu maden işletme ruhsatının dayanağı olan ilgili makamlarca verilen izin işlemlerine karşı Mahkemelerinin nezdinde davaların açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda anılan işlemlerin iptaline karar verildiği, devam eden yargı süreci nedeniyle davacı şirket tarafından 19.11.2015 tarihli dilekçe ile ruhsat sahasında faaliyette bulunulup bulunulamayacağına ilişkin davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvuruya verilen cevabın ise dava dosyası kapsamında sunulan belgeler arasında yer almadığı, öte yandan, dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan ruhsat sahasında yapılan denetimin 23.03.2018-26.03.2018 tarihlerinde yapıldığı, saha tesliminin ise Kdz.Ereğli Orman İşletme Müdürlüğü'nce denetim tarihinden sonra 17.09.2018 tarihinde yapıldığı, bu itibarla orman alanında bulunan maden sahasında ilgili kurumca faaliyet alanı sınırları belirlenmeden üretim faaliyetlerine başlanmasının mümkün olamayacağı, kaldı ki, söz konusu ruhsatın verilmesi için ilgili mevzuat uyarınca verilmesi gereken izinlere dair işlemlere karşı açılan davalarda yargılama süreci devam ederken davacı şirketçe maden sahasında herhangi bir tasarrufta bulunulamayacağı sonucuna varıldığından, davacının 62.743.00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 10/03/2016 tarih ve E.2015/10647,K.2016/1690 sayılı kararının ardından davacının idareye herhangi başvuru yapmadığı, söz konusu kararın geç verilmesindeki hukuki sorumluluğun davacıya ait olduğu, yapılan tetkik neticesinde sahanın bakir olduğu, herhangi bir madencilik faaliyeti yapılmadığı, bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.