Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2023/7214 E. 2024/3728 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2023/7214
Karar No
2024/3728

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7214 Karar No : 2024/3728 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk müşaviri ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...Danışmanlık İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ... İSTEMİN ÖZETİ : İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 22/02/2017 tarihinde onaylanarak, İzmir Valiliği İl İdare Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararıyla yürürlüğe giren parselasyon işlemi ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemle onaylanan, 07/07/2015 tarihinde kesinleşen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, parselasyon işleminin iptaline, imar planları yönünden davanın reddine dair ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Danıştay Altıncı Dairesinin 24/05/2022 tarihli, E:2020/9777, K:2022/6043 sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. İzmir Valiliği ve davalı yanında müdahil tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan bölge idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 05/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmü yer almıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinin sekizinci alt bendinde "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır."; aynı Kanun'un "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları" başlıklı 6. maddesinde, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları belirlenmiş; , ''Tespit ve Tescil'' başlıklı 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. Tespit ve tescil ile ilgili usuller, esaslar ve kıstaslar yönetmelikte belirtilir.''; 8. maddesinde ise, tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 57. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karara bağlamak Koruma Bölge Kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırları içerisinde kalan 3. derece arkeolojik sit alanlarından birisi davacının kadastro parselleri ile aynı imar adası içinde yer almakta olup, söz konusu sit alanına (... Köyü, eski ... ada, ... sayılı parsel ve ... Köyü, eski... sayılı parsele) ilişkin koruma amaçlı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 31/12/2013 tarihinde onaylanarak, 21/03/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Uyuşmazlığa konu 10/03/2015 tarih ve 992 sayılı işlemle onaylanan, 07/07/2015 tarihinde kesinleşen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ise planlama alanındaki arkeolojik sit alanlarını da kapsayacak şekilde onaylandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca, tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu, koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karara bağlanmasının Koruma Bölge Kurullarının görev ve yetkileri arasında sayıldığı açıktır. Bu durumda, İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde kalan 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanlarına ilişkin imar planlarının koruma amaçlı imar planlarına ilişkin mevzuat uyarınca gerekli usulün takip edilmesi suretiyle onaylanması gerekirken koruma mevzuatına aykırı olarak kabul edilen dava konusu imar planlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan; yukarıda açıklandığı üzere hukuka aykırı olarak kabul edilen imar planlarına dayanılarak Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 22/02/2017 tarihinde onaylanan dava konusu parselasyon işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, yukarıda belirtilen gerekçelerle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2023/7214, K. 2024/3728, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2023-7214-e-2024-3728-k-22cd2680e405