Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2023/3048 E. 2025/6955 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2023/3048
- Karar No
- 2025/6955
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/3048 Karar No : 2025/6955
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- ... Belediye Başkanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... (eski ...) sayılı parselde bulunan, 30/03/1993 onaylı projesinde sadece vaziyet planında sosyal bina olarak görünen davacı idareye ait binanın, inşaat alanı hesabına ve ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatına katılmadığının tespit edilmesi üzerine ruhsata bağlanamayacağından bahisle Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılması yolunda alınan karar doğrultusunda yıktırılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 1.512.000,00 TL maddi zararın yıkım tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "Davaya konu yapının, 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu yönde işlem tesis edilmeksizin, ruhsatsız yapıldığından bahisle yıkımına ilişkin tesis edilen dava konusu encümen kararında hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir." gerekçesi ile iptaline karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği, yıkıma ilişkin belediye encümeni kararında hukuka uyarlık görülmediğinden, hukuka aykırı olarak yıkım yapan davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ve davacının da bu yıkım karşısında zararının bulunduğu, mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; arsanın, yıkım tarihi olan 2016 yılı itibarıyla piyasa rayiç bedelinin 171.240,30 TL olarak hesaplandığı, davacı T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın halen maliki olması nedeniyle, herhangi bir arsa değer kaybının bulunmadığı, davacının talep edebileceği toplam zararın ise yıkım tarihi olan 21/01/2016 tarihi itibarıyla (Amortisman Bedeli Düşülmüş Yapı Yaklaşık Maliyeti + Enkaz Bedeli) 1.099.182,60-TL olarak hesaplandığı, zararın meydana gelmesinde, davacının herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, alınan bilirkişi raporu göz önünde bulundurulduğunda zararın 1.099.182,60 TL olduğu ve söz konusu bu bedelin dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi, davacının tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.099.182,60-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 412.817,40-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğu ve rapordaki hesabın hatalı olduğu, taşınmazın hukuka aykırı bir şekilde yıkılması nedeniyle yerine aynı şekilde inşa edilecek binanın maliyeti ya da binanın piyasa satış değerinin belirlenmesi gerekirken, Kamulaştırma Kanunu hükümleri uygulanarak amortisman yıpranma vb. indirimlerle net zararın belirlenmesinin kabul edilemez bir hesap yöntemi olduğu, emsal araştırması yapılmadığı, bilirkişi raporunun kendi içinde tutarsız ve çelişkili nitelikte olduğu halde itirazları dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, idarelerince düzenlenen tespit raporundaki bedel dikkate alınarak karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın redde ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı tarafından; iş bu davaya konu ruhsatsız durumdaki diğer yapılarla birlikte İstanbul 9. İdare Mahkemesinin E:2014/984, E:2014/1739 ve E:2015/1284, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin E:2014/937 ve İstanbul 5. İdare Mahkemesinin E:2015/1034 sayılı dosyalarında verilen nihai kararlara istinaden yıkım işleminin gerçekleştirildiği, söz konusu kararlara bakıldığında ruhsatsız durumdaki yapılarla birlikte uyuşmazlığa konu yapının imar mevzuatına aykırı olduğunun bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği, söz konusu yargı kararlarına uyarınca yapılacak olan yıkım işleminin durdurulmasına yönelik davacı tarafından talep edilen yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiği ve bu işleme karşı yapılan itirazların da Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildiği, dolayısyla gerçekleştirilen yıkım işleminde hukuki herhangi bir engel olmadığı ve uyuşmazlığa konu yapı ruhsatsız olduğu için yıkımının gerçekleştirildiği belirtilerek temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı kurum uyuşmazlığa konu binanın maliki olup, bina davalı idareye 08/10/2010-18/10/2013 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesi ile kiraya verilmiş ve 21/04/2015 tarihli tutanak ile davalı tarafından bina boşaltılarak davacıya teslim edilmiştir. 25/04/2015 tarihli yapı tatil tutanağı ile; 30/03/1993 tarihli onaylı projesinde sadece vaziyet planında sosyal bina olarak görünen, ancak inşaat alanı hesabına ve ... tarih ve ... nolu yapı ruhsatına katılmayan BK+ZK+2NK toplam 2.160 m² ruhsatsız yapı yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı Pendik Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen 27/04/2015 tarihli kaçak yapı inceleme komisyonu raporunda; uyuşmazlığa konu alanın 1/1000 ölçekli Pendik Merkez Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen TCDD tesisi alanında, kısmen yol alanında kaldığı, ayrıca bölgede plan çalışmalarının devam ettiği, yapı bahçe mesafeleri içerisinde olduğundan mevcut haliyle meri plan notları ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine göre yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği belirtilerek yapının ruhsata bağlanabilirliğinin bulunmadığına karar verilmiştir. Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla ruhsatsız yapının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına karar verilmiştir. Diğer taraftan, Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile de 3194 sayılı İmar Kanununa aykırı olarak yapılan ruhsatsız ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan yapıların yıktırılmasına karar verilmiştir. Davalı Pendik Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen 01/02/2016 tarihli tutanakta; uyuşmazlığa konu binanın yıkımı işlemine 21/01/2016 tarihinde başlanıldığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla yıkım işleminin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle yıkım işleminin durdurulduğu, daha sonra ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi üzerine yıkım işlemine devam edilerek ... tarih ve ... sayılı Pendik Belediye Encümeni kararına istinaden, 01/02/2016 tarihinde yıkım işleminin tamamlandığı belirtilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. Davacı tarafından, İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... (eski ...) parsel sayılı taşınmazda, ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağıyla 30/03/1993 günlü onaylı projesinde sadece vaziyet planında sosyal bina olarak gözüken, ancak inşaat alanı hesabına ve ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatına katılmadığı tespit edilen ve ruhsata bağlanabilirliği bulunmayan ruhsatsız yapının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılması yolunda tesis edilen Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 14/02/2017 tarih ve E:2016/8834, K:2017/752 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 18/12/2018 tarih ve E:2018/3067, K:2018/7705 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Davacı tarafından, İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... (eski ...) parsel sayılı taşınmazda, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanakları ile 30/03/1993 onaylı projesinde sadece vaziyet planında sosyal bina olarak görünen, ancak inşaat alanı hesabına ve ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatına katılmadığı tespit edilen ve ruhsata bağlanabilirliği bulunmayan ruhsatsız yapıların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılması yolunda tesis edilen Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; “kamu binası niteliğinde olan işleme konu yapının, 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu yönde işlem tesis edilmeksizin, ruhsatsız yapıldığından bahisle yıkımına ilişkin tesis edilen dava konusu belediye encümeni kararında hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine kesin olarak karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmünün yer almakta olup, 125. maddesinin son fıkrasında ise; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun dördüncü bölümünde yapı ve yapı ile ilgili esaslar düzenlenmiş olup, “Yapı” başlıklı 20. maddesinde, “Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.” hükmüne, “Yapı Ruhsatiyesi” başlıklı 21. maddesinde, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir. Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir.” hükmüne, 26. maddesinde "Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 32. maddesinde "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir" hükmü yer almış, 44. maddesinde ise enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı hususunun Bakanlıkça çıkartılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 13. madddesinde de, bu Kanunun 14. maddesinin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle bulundukları yerde korunmayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre verileceği, bu gibi hallerde gecekondu sahibine ayırca enkaz bedeli ödeneceği hükme bağlanmış olup, 2981 sayılı Kanundan yararlanamayacak olanların sayıldığı 14/f maddesinde ise, 10 Kasım 1985 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapıların, 2981 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu binanın yıkımının gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 02/11/1985 tarih ve 18916 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 59. maddesinde "Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılar; uygulama imar planlarında o maksada tahsis edilmiş ve mülkiyeti belgelenmiş olmak kaydıyla ilgili idarelerden avan projelere göre yapı ruhsatı alınarak inşa edilir. Bu yapılarda plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere, mimari, statik, tesisat projelerinin hazırlanmasına ve onaylanmasına, inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin her türlü fenni mesuliyet kamu kurum ve kuruluşlarının mimar ve mühendislerince üstlenilir. Bu yapılarda kat mülkiyeti tesis edilebilmesi için mimari uygulama projelerinin ilgili idarelerce onaylanması zorunludur. Ancak kamuya ait alanlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan karayolu, demiryolu, liman, yat limanı ve benzeri ulaşım tesisleri, bunların tamamlayıcı niteliğindeki iskele, açık ve kapalı barınak, tersane, tamir ve bakım istasyonları, tünel, köprü, menfez, baraj, hidroelektrik santralı, sulama ve su taşıma hatları, su dolum tesisleri, arıtma tesisleri, her tür ve nitelikteki enerji, haberleşme ve iletişim istasyonları ve nakil hatları, doğal gaz ve benzeri boru hatları, silo, dolum istasyonları, rafineri gibi enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma, iletişim ve diğer altyapı hizmetleri ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı niteliğinde olan kontrol ve güvenlik üniteleri, trafo, eşanjör, elavatör, konveyör gibi yapılar, bu işleri yapmak üzere geçici olarak kurulan beton ve asfalt santralleri, yapı ruhsatına tabi değildir. Bu tür yapı ve tesislerin projelerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca incelenerek onaylanmış olması, denetime yönelik fenni mesuliyetin üstlenilmiş olması ve inşasına başlanacağının, ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu tarafından mülkiyete ilişkin bilgiyle birlikte yazılı olarak ilgili idareye bildirilmesi gerekir. Bu yapılarda sorumluluk ilgili kamu kurum ve kuruluşunundur." hükmü yer almakta idi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, inşa edilecek kamuya ait ve özel tüm yapıların 3194 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verileceği, kamuya ait alanlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma, iletişim ve diğer altyapı hizmetleri ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı niteliğinde olan yapıların yapı ruhsatına tabi olmadığı, ancak yapıyla ilgili projelerin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca incelenerek onaylanmış olması, denetime yönelik fenni mesuliyetin üstlenilmiş olması ve inşasına başlanacağının, ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu tarafından mülkiyete ilişkin bilgiyle birlikte yazılı olarak ilgili idareye bildirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. madde hükmünün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren, yapı sahibine ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hale getirmek için bir ayı geçmemek koşulu ile süre verilmesi durumunda bu sürenin; herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda, ruhsat alınmayan veya ruhsatına uygun hale getirilmeyen yapılara ilişkin 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği açıktır. Uyuşmazlıkta; uyuşmazlığa konu yapının yıkımına ilişkin alınan ... tarih ve ... sayılı Pendik Belediye Encümeni kararı ile ... tarih ve ... sayılı Pendik Belediye Encümeni kararının yukarıda belirtilen yargı kararlarıyla "kamu binası niteliğinde olan işleme konu yapının, 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu yönde işlem tesis edilmeksizin, ruhsatsız yapıldığından bahisle yıkımına ilişkin tesis edilen dava konusu belediye encümeni kararında hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesiyle iptaline karar verildiği, uyuşmazlığa konu binanın ruhsatının bulunmadığı ve vaziyet planında sosyal bina olarak gözüktüğü ve 01/02/2016 tarihinde binanın yıkım işleminin tamamlandığı, dava dilekçesinde “binanın 3 katlı 1.587,30 m² olduğu ve 08/10/2010-08/10/2013 tarihleri arasında Pendik Belediye Başkanlığına kiralandığı, Pendik Belediye Başkanlığınca en üst kata ek ilave kat yapıldığı, Pendik Belediye Başkanlığından 1.587,30 m² kapalı alanlı hizmet binası olarak kullanılan taşınmazın tahliye edilerek teslim edilmesinin istenildiği” hususlarının belirtildiği, davacı TCDD Genel Müdürlüğü personeli tarafından düzenlenen 29/01/2016 tarihli durum tespit tutanağında “binanın 3 katlı 1.587,30 m² eski işçi sosyal binası tanımlı yapı olduğu ve 08/10/2010-08/10/2013 tarihleri arasında Pendik Belediye Başkanlığına belediye hizmet birimi olarak kiralandığı” hususunun imza altına alındığı, idare mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 20/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; yapının 21/01/2016 tarihindeki yıkımı esnasında fiili olarak 1BK+1ZK+1NK+çatı katı olmak üzere 4 katlı olduğunun anlaşıldığının ve TCDD binası tadilat çalışması başlıklı kat planları esas alınarak yapının brüt alanı toplamının 2.113,00 m² olarak hesaplandığı, 2016 yılı Yapı Yaklaşık Birim maliyetleri Hakkında Tebliğ esas alınarak 2.113,00 m² üzerinden yapının inşaat maliyetinin hesaplandığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Tazminat isteminin davacı olan kamu kurumuna ait binanın yıkımının gerçekleştirilmesinden kaynaklandığı, yıkım işleminin ise uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Pendik Merkez Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen TCDD tesisi alanında, kısmen yol alanında kaldığı ve ruhsata bağlanma imkanı bulunmadığı hususlarına dayandığı, uyuşmazlığa konu binanın ruhsatının bulunmadığı hususunda ihtilaf olmadığı, yıkıma ilişkin belediye encümeni kararlarının 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında değerlendirilme yapılmadan yıkım kararı alındığı gerekçesiyle yargı kararlarıyla iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin istikrar kazanmış kararlarına göre, imar mevzuatına uygun olarak inşa edilmiş ruhsatlı yapılar için yapı bedelinin, 2981 sayılı Yasadan yararlanan yapı sahiplerine, taşınmazlarının bulunduğu yerde korunamaması durumunda enkaz bedelinin, bunun dışında ruhsatsız olarak inşa edilen yapılar için de yapı bedeli ödenmesi mümkün olmadığından enkaz bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, idareler tarafından yıkımı gerçekleştirilen yapıların ruhsatının bulunması halinde Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğe göre yapı bedelinin, ruhsatsız yapı olması halinde ise yapıların sadece enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerekmektedir. Yıkım işleminin idare tarafından gerçekleştirilmesi halinde yapı sahiplerine yapılarının enkazını almalarına izin verilmesinin ya da enkaz bedelinin ödenmesinin hakkaniyet gereği olduğu enkaz bedelinin ise Yargıtay içtihatlarıyla belirlendiği üzere yıkımdan sonra kullanılabilecek malzemenin değeri olduğu anlaşılmaktadır. Yapı ruhsatı bulunan yapıların enkazının, yapı sahibine teslim edilmesi (enkazın yapı sahibinin uhdesinde kalması), yani enkaz üzerindeki tasarruf hakkının yapı sahibine verilmesi durumunda; Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre belirlenen yapı maliyet bedelinden yıpranma payı düşüldükten sonra kalan miktardan, enkaz bedelinin düşülmesi suretiyle yapı bedelinin tespit edilmesi, şayet enkazın yapı sahibinin tasarrufuna bırakılmaması halinde ise enkaz bedelinin yapı maliyet bedelinden düşülmemesi, yapının tamamının ruhsatsız olması halinde ise, yapının sadece enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu binanın ruhsata bağlanabilirliği bulunmadığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına dair Pendik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Ayrıca, yine ... İdare Mahkemesince E:... sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda özetle, "Yapı tatil tutanağında saptanan tespitler belediyede bulunan ... sayılı onaylı projesine göre yapılmış olduğundan, Kamu tarafından Kesin Kabulü ilgili yönetmelik kapsamında yapılmış olan ancak kabul sonrasında kesin kabule esas projelerin belediyesine tadilatlı son halinin iletilmediği kabul edildiğinde, kaçak ve izinsiz yapıldığı tespit edilen alanların ruhsat gerektiren imalatlar olduğu zira bu alanların kullanım alanını arttırdığından ruhsat gerektiren imalatlar olduğu değerlendirilmiştir.Kamu yapılarının ruhsata bağlanması ile ilgili olarak 26. madde hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığından Avan projesi kapsamında kullanım alanının artması açısından, İmar planlarında Kamu alanı olarak ayrılan yerlerde Kamu binaları ile ilgili İmar kanunu ve il imar yönetmeliğinde imar durum belgesi kapsamında bir uygulama tanımı bulunmamaktadır. Bölgede geçerli İmar planlarında Kamu için ayrılan yer olması yeterli görülmekte, İmar uygulama esasları ile ilgili aksi bir hüküm olmadıkça 26. madde hükümlerine göre ruhsata bağlanması beklenmektedir. Bu açıdan ruhsata bağlanması mümkün olduğu" görüş ve kanaatine yer verildiği görülmektedir." hususuna yer verilmiş olup, atıf yapılan İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan taşınmazların yıktırılmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında ise "dava dosyasında bulunan bilirkişi raporu, bilgi ve belgeler ile ... İdare Mahkemesi dava dosyaların birlikte incelenmesinden, söz konusu taşınmazda ruhsatsız yapı yapıldığı gerekçesiyle 22.05.2014 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve ruhsatsız yapılar için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla yıkım kararının iptaline karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine davalı idare tarafından 01.02.2016 tarihinde tekrar denetim yapılarak (22.05.2014 tarihindeki denetimdeki aykırılıklar için de) yapı tatil tutanağı tutulduğu ve dava konusu encümen kararının alındığı, somut olayda, davalı idarenin yargı kararını şeklen uygulayıp esasen uygulamama kastı taşıdığı görüldüğünden, dava konusu encümen kararında hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, dava konusu taşınmazlar için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce ... tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgeleri düzenlendiği görülmektedir." değerlendirmesine yer verildiği görülmüş olup, anılan mahkeme kararından uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselde bulunan yıkımı gerçekleştirilen iş bu uyuşmazlığa konu bina dışındaki diğer yapılar için (yıkım kararı alınan ancak fiilen yıkım işlemi gerekleştirilmeyen yani ayakta olan yapılar) İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce ... tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgelerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselde bulunan yıkımı gerçekleştirilen iş bu uyuşmazlığa konu bina dışındaki diğer yapılar için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce ... tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgelerinin düzenlendiği dikkate alındığında, davalı idare tarafından ruhsata bağlanma imkanı bulunmadığından bahisle yıkım kararı alındığından, uyuşmazlığa konu yıkımı gerçekleştirilen yapının 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında yapı ruhsatı düzenlenebilecek yapı olması halinde, davacıya ruhsata uygun hale getirmesi için bir aylık süre tanınması ve ruhsata bağlama imkanı verilmesi gerektiğinden, yapının ruhsata bağlanması imkanı tanınmadan doğrudan yıkım kararı alınarak yıkım işleminin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davalı idarenin kusurlu olacağı, şayet yapının ruhsata bağlanmasının mümkün olmaması halinde ise, uyuşmazlığa konu binanın yıkım işleminin gerçekleştirilmesinde davalı idarenin kusurunun bulunduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Somut olayda; yapı bedelinin tazminine karar verilip verilemeyeceği hususunun uyuşmazlığa konu binanın 3194 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında ruhsata bağlanıp bağlanamayacağının açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerekmekte olup, şayet binanın ruhsata bağlanmasının mümkün olması halinde yapı bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda; dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 20/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda binanın ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı hususunda herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı görüldüğünden, öncelikle uyuşmazlığa konu binanın 3194 sayılı İmar Kanununu 26. maddesi uyarınca ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi, binanın ruhsata bağlanması mümkünse Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğe göre yapı bedelinin, şayet binanın ruhsata bağlanması mümkün değilse uyuşmazlığa konu binanın yıkımına dair işlem hukuka aykırı bulunarak yargı kararı ile iptal edilmiş ise de, yapı ruhsatsız olduğundan yapı bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, sadece enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerektiğinden, anılan husus açıklığa kavuşturulmaksızın verilen temyize konu idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir. Öte yandan; bozma üzerine yeniden verilecek kararda, davacı tarafından uyuşmazlığa konu binanın 1.587,30 m² olarak kiraya verildiği hususu dikkate alınarak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Tebliğine göre 1.587,30 m² yapı alanı esas alınarak hesaplamanın yapılması gerektiğinin dikkate alınacağı tabiidir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ...-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 23/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.