Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2022/745 E. 2025/212 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2022/745
- Karar No
- 2025/212
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/745 Karar No : 2025/212 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Bayrampaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, taşınmazının imar planındaki durumunun, parselasyon veya kamulaştırma yapılıp yapılmadığının sorulmasına, taşınmazın kamusal alana ayrılmış olması halinde imar planı değişikliğinden önceki haline dönülerek yapılaşma izni verilmesi aksi takdirde kamulaştırma bedelinin tarafına ödenmesi talebine ilişkin 02.10.2019 tarihinde yapılan başvuru üzerine idarece yanıt ve sonrasında verilen imar planı değişikliği hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediğinden bahisle başvurunun zımnen reddildiği kabul edilerek söz konusu işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının başvurusunun imar planı değişikliğinden önceki duruma dönülerek yapılaşma izni verilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla başvurunun plan değişikliği talebi içerdiği, yapılan başvuruların belediye meclisi tarafından karara bağlanmayıp, Bayrampaşa Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile değerlendirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İli, Bayrampaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz 21.03.2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanı olarak belirlenmiş, 07/09/1981 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise 7 metre yol alanı olarak düzenlenmiş, 21.11.2005 tasdik tarihli revizyon uygulama planında yol fonksiyonu aynen korunmuş, davacı tarafından, taşınmazının imar planlarındaki durumunun ne olduğu, taşınmazın bulunduğu alanda parselasyon yapılıp yapılmadığı, kamusal alanda kalıyor ise kamulaştırma yapılıp yapılmadığı sorulmuş ve eğer taşınmaz kamusal alanda kalıyor ise plan değişikliği yapılarak kamusal kullanımın kaldırılması ile yapılaşma izni verilmesi aksi takdirde kamulaştırma bedelinin kendisine ödenmesi talebiyle 02.10.2019 tarihinde Bayrampaşa Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuş, Bayrampaşa Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla; davacıya taşınmazın imar planlarındaki durumu, kamulaştırma ve parselasyon işlemleri hakkında bilgi verilerek plan ve parselasyona dair evraklar gönderilmiştir. Davacı tarafından; söz konusu bilgi ve belge gönderme yazısı dışında plan değişikliği talebi hakkında herhangi bir işlem yapılmaması üzerine zımni ret koşulları oluştuğu belirtilerek, başvurusunun plan değişikliği talebine ilişkin kısmının zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan şekliyle, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde; "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur...b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı'ndan meydana gelir. Mevcut ise Bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren Belediye Başkanlığı’nca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edebilir. Belediye Başkanlığınca Belediye Meclisine gönderilen itirazlar ve planları Belediye Meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmüne yer verilmiştir Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Planların sunulması" başlıklı 31. maddesinde; " İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. Planlanan alan içinde maliklerine ulaşılamayan, malikleri belli olmayan veya maliki bulunmayan yerlerin mevcudiyeti halinde, bunların ilgili idarece belgelendirilmesi ve planlanan alanın %20’sini aşmaması şartı aranır. " kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Belirli ölçütlere göre hazırlanan imar planlarının, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı şekilde ve kanundaki usullere uygun olarak değiştirilmesi mümkündür. Bu değişikliklerin de ilgili idarelerin hangi organ ve mercilerince karara bağlanacağının kanunla belirlenmesi gerekir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre imar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişlikliklerini onaylama yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, belediyelere yapılan imar planı değişikliği tekliflerinin karara bağlanmak üzere belediye meclisine sunulması gerekmektedir. İptal davasının öze ilişkin koşulları arasında idari işlemin yetki yönünden hukuka uyarlılığı da yer almaktadır. İdare hukukunda “yetki”, idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade eder ve idari işlemlerin en temel öğesini oluşturur. Bir kamu düzeni sorunu olan yetki, yasa koyucu tarafından hangi makam veya merciye verilmiş ise, ancak o makam veya merci tarafından kullanılabilir. Bu bakımdan, yasanın açık izni olmadıkça yetkili makam veya mercinin yetkisini devretmesi olanaklı değildir. Aktarılan nitelikleri gereği, idare hukukunda yetkisizlik kural, yetkili olmak istisnadır. Bu itibarla, yetki hükümlerinin sınır ve çerçevesinin yasayla açıkça çizilmesi gerekir ve genişletici yoruma tabi tutulamaz. Yukarıda yer verilen Yönetmeliğin ilgili maddesinde, plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planların idarelerin karar merciilerine sunulmayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin Kanunda yer almayan idarenin iç işleyişine yönelik bir düzenleme olduğu, ilgili idare meclislerinin plan değişikliği talepleri hakkında karar verme yetkisini kaldırmadığı kuşkusuzdur. Aksi bir yorumda, aynı tüzel kişiliğin organları arasında bulunması gereken iletişim ve organizasyonda olması gereken iç işleyişe ilişkin kurallardan kaynaklanan külfetin, bu tüzel kişilikten, hizmet alanlara yüklenmesi, yasa ile kendilerine bahşedilen başvuru haklarının sürüncemede kalması sonucunu doğuracağı, ayrıca belirtilen şartların yerine getirilmesinin, imar plan değişikliği talebinde bulunanlardan beklenmesi durumunda bu tekliflerin sadece bu nedenle ilgili idare mercilerine sunulmamasının bireyler üzerine aşırı bir külfet yükleneceği açıktır. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmaza ilişkin davacı tarafından yapılan başvurunun hem bilgi, belge istemi hem de plan değişikliği talebi kapsamında bir başvuru olduğu, davalı idarece verilen cevabın ise bilgi ve belge talebine yönelik olduğu, plan değişikliği başvurusu hakkında bir değerlendirme içermediği, ayrıca davacı tarafından da söz konusu bilgi ve belge gönderilmesine yönelik yazının değil, başvurunun plan değişikliğine ilişkin kısmının zımnen reddine dair işlemin dava konusu edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; İdare Mahkemesince her ne kadar; plan değişikliği başvurusunun yetkili olmayan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından reddedildiği gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de; dava konusu olayda, davacının taşınmazındaki kamusal kullanımın kaldırılarak yapılaşma izni verilmesi yönündeki plan değişikliği talebinin cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemin dava konusu edildiği dikkate alındığında Mahkemece anılan plan değişikliği talebinin yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde imar planı bütünlüğüne, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır Bu itibarla, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.