Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2021/6246 E. 2025/5671 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2021/6246
- Karar No
- 2025/5671
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6246 Karar No : 2025/5671
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi (... Mahallesi), ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan kısmını kapsayan alanda 16.04.2012 tarihinde onaylanan Silivri Merkezi Kentsel Sit ve Selymbria Antik Kenti Nekropolü III. Derece Arkeolojik Sit Alanı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının, 24.07.2017 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Kentsel Sit Alanı ve Selymbria Antik Kenti Nekropolü III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının ve anılan planların uygun görülmesine ilişkin İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun ... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı kararlarının ve arkeolojik sit alanı dışında kalan kısmını kapsayan alanda 17.10.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planının, bu planların dayanağı İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun III. derece sit sınırının belirlenmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı tescil kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, tarihi geçmişe sahip bölgede yer altında bulunan kültür varlıklarının korunması amacıyla İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca alınan III. derece sit alanı sınırının belirlenmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, planlamada asıl olanın planlanan alana atanacak nüfusun ihtiyaç duyduğu donatıların planlanması ve planlı bir şehirleşmenin gerçekleştirilmesi olduğu, bu açıdan bakıldığında bireysel yarardan çok kamusal yararın öncelendiği, sit sınırı mevzuata ve şehircilik ilkelerine uygun olduğundan, bu plana altlık teşkil eden sit sınırı esas alınarak kabul edilen dava konusu imar planlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuka uygun bulunan koruma amaçlı imar planlarının uygun bulunmasına ilişkin dava konusu Koruma Kurulu kararlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Parsellerinin tümü sit alanı içinde veya dışında bırakılarak tek tip imar rejimine tabi tutulmasını ve sorunsuz parseller oluşmasını sağlamak amacıyla Koruma Kurulunca belirlenen arkeolojik sit sınırının iptalini istedikleri, kamu yararı amacıyla parsellerinin tümünün sit alanı içinde kalması gerekiyorsa sit sınırının bu şekilde geçirilmesinin aleyhlerine bir durum oluşturmayacağı, sit sınırının parsellerinin bölünmesi suretiyle geçirilmesinde kamu yararına ve planlama ilkelerine uygunluk bulunmadığı, Mahkeme kararında dava konusu Silivri ilçesi Merkez Sahil Bölgesi 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile ilgili bir gerekçeye yer verilmediği, bu plana ilişkin hüküm kurulmadığı, bu yönüyle kararın eksik ve hukuka aykırı olduğu, idarelerin bu tutumu ile mülkiyet karmaşası ve imar sorunu yaratan bir düzenlemeye sebep oldukları, uygulama sınırında esas olanın parsellerin mülkiyet sınırı olduğu, bu durumun aksinin ancak alanı çok büyük parseller için söz konusu olabileceği, mevcut parsellerin büyük kısmının müstakil imar parseller olması ve bölgede daha önce yapılan parselasyonda parsellerden belli oranda düzenleme ortaklık payı ile kamu ortaklık payı kesilmiş olması karşısında, alana getirilen nüfusun ihtiyacı olan donatıların alanda zaten mevcut olduğu, parselin iki tarafı ile kuzey bölümünde daha önce parselasyon yapıldığından alanda parselasyon yapma olanağının çok kısıtlı olduğu, planla getirilen fonksiyonlarla çok büyük mağduriyetlerine neden olunacağı, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı ... Bakanlığınca; dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, Koruma Bölge Kurulu kararlarının ise 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'na uygun olduğu ileri sürülerek, usul ve kanuna uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca; uyuşmazlık konusu parselin bir kısmından Selymbria antik kentinin surlarının geçtiği, tarihi ve arkeolojik açıdan önem arz eden ve Silivri'nin antik yerleşmesinin sınırlarını teşkil eden bir kültür varlığı olan bu tarihi surların çevresi halkın kullanımına açılarak plan kararı gereği yeşil alan ve yeşil alana servis sağlayan yaya yolları olarak planlandığı, ayrıca uyuşmazlık konusu parsele ve komşuluğundaki diğer parsellere bu koruma kuşağının dışında çevre yapılaşma koşullarına ve tescilli binaların oluşturduğu tarihi dokuya uygun şekilde ayrık nizam yapılaşma hakkı verildiği, dolayısıyla 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında koruma-kullanma dengesine uygun biçimde, hem tarihi-kültürel varlıklar korunarak çevresinin kamu kullanımına açılması, hem de burada yaşayan kişilere imar hakları sağlanması açısından dengeli bir planlama anlayışı benimsendiği, fonksiyon ve alan kullanımları itibariyle iki planın birbiri ile uyumlu, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek, usul ve kanuna uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... Belediye Başkanlığınca; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Kararın, dava konusu İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun III. derece sit sınırının belirlenmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı tescil kararına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemlerinin reddi ile kararın usul ve yasaya uygun olan bu kısmının onanması, dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile bu planların uygun görülmesine ilişkin Koruma Kurulu Kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısımlarına yönelik temyiz istemlerinin kabulü ile kararın bu kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca oluşturulan Danıştay Altıncı ve Dördüncü Daireleri Müşterek Heyetince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlık konusu taşınmazın da bulunduğu bölgede yapılaşma amacıyla yapılan temel kazıları sırasında birçok tarihi kalıntı ile karşılaşılması üzerine bu alanın antik Selymbria’nın Nekropol alanı olabileceği düşünülerek müze arkeologları tarafından çeşitli tarihlerde farklı ada ve parsellerde yüzey araştırmaları ile sondaj çalışmaları yapılmış, bu çalışmalar sonucunda çeşitli mezar yapılarına, insan kemiklerine ve bol miktarda seramik parçalarına rastlanılması üzerine de söz konusu alan İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararıyla Slymbria Antik kenti Nekrepol Alanı III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiştir. Daha sonra Koruma Kurulunca belirlenen arkeolojik sit sınırı esas alınarak, sit alanı içerisinde kalan kısım ayrı, bu sınır dışında kalan kısım ayrı bir planlama konusu yapılmış, böylelikle bir kısmı arkeolojik sit sınırı içerisinde kalan davacıya ait taşınmazda iki ayrı planlamaya konu olmuştur. 15.06.2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 çevre düzeni planında; kentsel ve bölgesel yeşil spor alanları olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazın arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan kısmını kapsayan alan 16.04.2012 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında; 150 kişi/hektar az yoğunlukta gelişme konut alanı, belediye hizmet alanı, parklar ve dinlenme alanları, günübirlik turizm alanı, yol alanı olarak, 24.07.2017 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında; ayrık yapı nizam 2 kat - TAKS:0,25 KAKS:0,50 konut alanı, belediye hizmet alanı, yol alanı, açık park alanı olarak planlanmış, bu planlar Koruma Kurulu kararları ile uygun görülmüş, taşınmazın arkeolojik sit alanı dışında kalan kısmını kapsayan alan ise 17.10.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında; 120 kişi/hektar düşük yoğunluklu meskûn konut alanı olarak planlanmış, bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, 5. maddesinde nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluğunu, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 8 sayılı bendinde, "Koruma amaçlı imar plânı; bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde, "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmü, 17. maddesinin (a) bendinin 5. fıkrasında, "İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar." hükmüne, 7. fıkrasında; "Koruma amaçlı imar plânları ve çevre düzenleme projelerinde yapılacak değişiklikler yukarıdaki usullere tabidir." hükmüne yer verilmiştir. 14.06.2014 tarihli, 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Koruma amaçlı imar planı hazırlama ilkeleri" başlıklı 27. maddesinde; (1) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanmasında aşağıdaki ilkelere uyulur: a) Koruma amaçlı imar planları, varsa etkileşim geçiş sahaları da göz önünde bulundurularak ve sit alanının bütününü kapsayacak şekilde veya uygun görülen etaplar halinde, içinde bulunduğu yerleşme ile ilişkileri kurularak hazırlanır. b) Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik, kentsel ve kentsel arkeolojik sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde ilgili bakanlıkların koruma ve kullanma esaslarına ilişkin görüşü alınır. c) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında tespit edilen sorunların çözümü ve tarihi, kültürel, doğal çevrenin yaşanabilir ve sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için alana özgü stratejiler ile gerektiğinde tescilli kültür varlıkları ile sit alanları içindeki faaliyetlerin ve yapı stokunun deprem, sel baskını, heyelan, yangın, kaya düşmesi ve benzeri afetlere karşı daha dayanıklı ve güvenli hale getirileceğine ilişkin hedefler, stratejiler ve uygulama esasları belirlenir. ç) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlandığı alanın nitelikleri gözetilerek ayrıca tarihi, kültürel ve doğal yapısına ilişkin yapılmış araştırmalar da değerlendirilerek kullanım kararları ve yapılaşma koşulları belirlenir. d) Koruma amaçlı imar planlarında ilgili mevzuatı gereği oluşturulan Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu veya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarının uygunluk kararları alınmadan plan onaylanamaz. e) Koruma amaçlı imar planı; daha geniş alanları kapsayan bir planın parçası olması halinde, plan bütününde diğer alanlarla sürekliliği, bütünlüğü, uyumu ve erişilebilirliği dikkate alınarak bütünleşik bir yaklaşım ile hazırlanır. f) (Değişik:RG-17/5/2017-30069) Doğal sit alanlarına ait koruma amaçlı imar planlarında bölge komisyonu kararı; tabiat varlıkları ve doğal sitlerin, tarihi arkeolojik, kentsel, kentsel arkeolojik sitler ve diğer koruma statüleri ile çakıştığı alanlarda ise ilgili kurulların uygun görüşü alınır. g) Planlama aşamasında sit alanı sınırları içerisinde tescilli olmayan ancak tescile konu olabilecek kültür ve tabiat varlıkları hakkında envanter çalışması yapılarak ilgili kurul veya komisyonların onayına sunulur. ğ) Koruma amaçlı imar planlarında yenileme alanları belirlenmesi durumunda yenileme projelerinin planda getirilmiş kararlara uygun hazırlanması esastır. h) Koruma amaçlı imar planlarında sit alanının bütününü olumsuz etkileyecek, mevcut korunması gerekli değerleri bozacak ya da yok edecek, geleneksel kentsel doku özelliklerini olumsuz yönde değiştirecek yeni işlev dönüşümlerine ilişkin plan değişikliği yapılamaz. ı) Uygulama imar planlarında mevcut tarihi yapıların, sokak dokularının korunması ve yenilenmesini sağlayacak kararlar alınır. " düzenlemelerine yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde ise; "belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği belirtildikten sonra, "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu öngörülmüş, Yönetmeliğin "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 4. fıkrasında ise, uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak; ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı (TAKS), Kat Alanları Kat Sayısı (KAKS), emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafelerinin belirlenmesi gerektiği, 10. fıkrasında ise, uygulama imar planlarının hazırlanması sürecinde, aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edildikten sonra bu veriler kapsamında; a) Nazım imar planı kararlarının analizi, b) Planlama alanının sınırları, c) Mevcut yapı yoğunluğu ve doku analizi, ç) Yapı adalarının ve yapıların konumu ve özellikleri, d) Yapılaşma ve yaklaşma mesafeleri, e) Mevcut nüfus yoğunluğu ve dağılımı, f) Sosyal altyapı tesisleri, g) Teknik altyapı tesisleri, ğ) Mülkiyet yapısı ve kamu mülkiyetindeki alanlar, h) Tescilli eser, anıt vb. tarihi ve kültürel varlıklar, ı) Hizmetlere erişilebilirlik, i) Afet tehlikelerinin dikkate alındığı yerleşime uygunluk durumunu belirlemeye yönelik jeolojik etütler, j) Topografya, eğim vb. Eşikler, k) Göl, baraj, akarsu, taşkın alanı, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları vb. hidrolojik, hidrojelojik yapı, l) Ulaşım sistemi ve kademelenmesi, durak-istasyon noktaları, m) Trafik düzeni ve güvenliği, yollar ve kavşaklar ile ilgili ilkeler, yapı ve tesislerden karayoluna geçiş yolu bağlantısı yapılabilecek kesimler, n) Yaya bölgeleri, yaya ve bisiklet yolları, o) Otopark kapasitesi ve dağılımı, ö) Açık ve kapalı alan kullanımları ve ilişkileri, p) Toplanma alanları, r) Hizmet alanlarının yer seçimi ve büyüklüğü, s) Kentsel tasarım projesi yapılacak alanlar ve ilkeleri, ş) Ulaşım güzergahları, t) Havalimanı, liman ve iskeleler, u) Gar ve istasyon alanları, ü) Lojistik alanlara ilişkin analiz ve araştırmaların yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın, dava konusu İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun III. derece sit sınırının belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı tescil kararına ilişkin kısmı incelendiğinde; Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. Temyize konu kararın, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile bu planların uygun görülmesine ilişkin Koruma Kurulu Kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısmına gelince; Davacılar tarafından dava dilekçesinde; Koruma Kurulunca yeterli inceleme yapılmadan belirlenen sit sınırı ile ikiye bölünen parsellerinin farklı yapılaşma koşullarına sahip iki farklı plan kapsamında kaldığı, sit sınırının belirlenmesinde mülkiyet sınırının esas alınması gerektiği, dava konusu planlarda parsellerinin %75’inin kamu kullanım ve donatı alanları olarak planlandığı, bu büyüklükteki bir kamu yükünün tek parsele yüklenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bölgede parselasyon yapılma olanağı çok kısıtlı olduğundan parsellerine planlar ile getirilen fonksiyonlar nedeniyle mağduriyetlerinin oluşacağı, eşdeğer konum ve büyüklükteki parsellere eşit yaklaşılmadığı, farklı terk oranları belirlendiği, belediye hizmet alanının hangi hizmet fonksiyonu için ayrıldığının belli olmadığı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına karşı yaptıkları itirazlar kısmen kabul edilerek bu planda bir kısım değişiklikler yapılmış ise de bu karar Büyükşehir Belediye Meclisince ve kurulca henüz onaylanmadığından mağduriyetlerinin devam ettiği yolunda iddialar ileri sürülmüştür. İdare Mahkemesi kararında ise, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar doğrultusunda arkeolojik sit sınırının tesciline ilişkin Koruma Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, sit sınırının hukuka uygun bulunması nedeniyle bu sınır esas alınarak hazırlanarak kabul edilen dava konusu imar planlarında ve koruma amaçlı imar planlarının uygun görülmesine ilişkin Koruma Kurulu kararlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvuruları da reddedilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacılar tarafından; dava konusu imar planlarının; bölgedeki sosyal donatı alanlarının büyük kısmının parselleri üzerinde planlanmasının hukuka aykırı olduğu, eşdeğer konum ve büyüklükteki parsellere eşit yaklaşılmadığı, parsellerine planlarda getirilen fonksiyonlar nedeniyle mağduriyetlerinin oluşacağı yolundaki iddialarla iptali istenilmiş olmasına rağmen, bilirkişilerce dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında; arkeolojik sit sınırı ve buna dayanılarak belirlenen plan sınırları hakkında inceleme yapıldığı, davacılara ait parsele ilişkin kullanımların, özellikle ''sosyal donatı alanlarının'' yer seçimi, büyüklüğü ve fonksiyonu yönünden planlama ilkelerine uygun olup olmadığı hususlarında bir inceleme yapılmaksızın yalnızca parsele getirilen fonksiyonların üst ölçekli planlara uygun olduğunun belirtildiği, neticede söz konusu raporlarda tespit edilen bu hususlar dayanak alınarak temyize konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, öncelikle dava konusu imar planlarına yapılan itirazlar üzerine veya sonradan yapılan bir imar planı değişiklikleri ile uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir fonksiyon değişikliği yapılıp yapılmadığı tespit edildikten ve değişiklik yapılmış ise taşınmazın son durumu itibarıyla uyuşmazlığın hangi hususlarda devam ettiği belirlendikten sonra, dava konusu imar planları ile uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen kullanımların, özellikle sosyal donatı alanlarının, yer seçimi, büyüklüğü ve fonksiyonu yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve üst ölçekli planlara uygun olup olmadığı hususlarının gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak açıklığa kavuşturulması suretiyle dava konusu planlar hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile bu planların uygun görülmesine ilişkin Koruma Kurulu Kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısımlarında isabet bulunmamıştır. Öte yandan, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında, mekansal kullanımın "belediye hizmet alanı" olarak gösterilmesinin yeterli olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve yukarıda yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan "belediye hizmet alanı" gösteriminin, uygulama imar planı ölçeğinde tek başına yeterli olamadığı, bu gösterim altında hangi belediye faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak ölçüde somut olarak gösterilmesinin zorunluluk arz ettiği tabidir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, dava konusu İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun III. derece sit sınırının belirlenmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı tescil kararına ilişkin kısmının ONANMASINA, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile bu planların uygun görülmesine ilişkin Koruma Kurulu Kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planına ilişkin kısımlarının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.