Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/896 E. 2025/10301 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/896
Karar No
2025/10301
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/896 Karar No : 2025/10301

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin uygulanması gerektiği, terör örgütü üyeliği suçlamasının taksirle işlenebilen bir suç olmadığı, bireylerin bu suçla suçlanabilmeleri açısından kasten bir oluşuma, terör örgütü olduğunu bilerek yardım etmeleri veya üye olduklarını gösteren eylemlere girişmeleri gerektiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun sunulan delilleri gözetmeden ve hiçbir hukuki gerekçe belirtmeden ve insan hakları ihlallerini gidermeden karar verdiği, "..." kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kart içeriğindeki "EA" seviyesindeki kodlama bilgilerine dayanılarak karar verilemeyeceği, ceza soruşturması sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, non bis in idem ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "UYAP-Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından davacı hakkında yapılan sorgulamada, davacının oğlu H.K.'nin askeri personel olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY ile irtibatı sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasına karşı açtığı, davanın ... İdare Mahkemesince, E:..., K:... sayılı karar ile, örgüt tarafından gizliliği sağlamak amacıyla başka askeri personellerle ardışık arandığı, örgütün askeri mahrem yapılanmasında yer aldığı gerekçeleriyle reddedildiği görülmekte olup, davacının en yakın aile çevresine dahil olan oğlu hakkındaki bu hususlar doğrudan hükme esas alınmamış olup, davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisakı açısından Mahkememiz kanaatini pekiştici nitelikte görülmüştür." denilmişse de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/896, K. 2025/10301, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-896-e-2025-10301-k-d8eec118c429