Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/14163 E. 2025/11636 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/14163
- Karar No
- 2025/11636
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14163 Karar No : 2025/11636
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 9. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Dışişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, adli soruşturma sürecinde hakkında beyanda bulunan şahsın, ceza yargılaması sürecinde beyanlarını düzelttiği, bilirkişi raporunda kullanılan yazılım programının intihal tespiti amacıyla kullanıma uygun olmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütüne üye olmak suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince değerlendirilmemiştir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılamasından elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı noktasında değerlendirilebileceği tabidir. Bu itibarla, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında yer alan; "...Tanık M.D. alınan beyanında; 2010 yılında Bakanlığa giren meslek memurlarındanım. ... Bakanlığa girdiğim andan beri bilgi ve belge topladım FETÖ ve Bakanlıktaki yapılanmasına dair. ... 2013 yılının ikinci yarısında Başbakanlık tarafından Dış İşleri Bakanlığındaki FETÖ yapılanmasına dair bir rapor hazırlanmam istenildi. Bu çerçevede bir rapor hazırlayıp sundum. O dönem Bağdat Büyükelçiliğinde görevliydim. ... Şubat ayının başında raporu teslim ettim 2014 yılında. ... Sanığın adı orada geçiyor. Mensup olarak. Mensup olarak geçmesinin sebebi de benim çocukluk arkadaşım var Y.S.Ç. diye. Kendisi de aslında Y.S.Ç. ile Los Angeles Başkonsolosluğunda halef selefler. Bu süreç içerisinde Y.S.Ç. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra yurt dışından çağrıldı ama dönmedi. Firari şuan bildiğim kadarıyla. Ondan duyduğum bazı bilgiler vardı. O bilgiler çerçevesinde bu rapora mensup olarak işledim..." yolundaki beyan ile, "...Dışişleri Bakanlığında meslek memuru olan sanığın kendisi adına kayıtlı olan ... GSM numaranın ankesörlü telefonlardan 26.02.2011-1.08.2012 tarihleri arasında Ankara ilinden 9 kez arandığı ve bu aramalardan 10.12.2011 tarihli aramanın kendisi gibi bahsi geçen meslek memurluğu sınavına girip aynı dönem kazanan Y.G. ve O.G. ile ardışık olduğu..." yolundaki tespit, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.