Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/11484 E. 2025/10325 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/11484
- Karar No
- 2025/10325
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/11484 Karar No : 2025/10325
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun bir yargılama yapılmadan karar verildiği, hiçbir yasa dışı örgüt ile irtibatının bulunmadığı, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğu, devam eden ceza soruşturmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, adil yargılanma hakkının, makul sürede yargılanma hakkının, sendika kurma/üye olma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, davacının ByLock programını kullanmadığı, usulüne uygun bir soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, OHAL Komisyonunun bağımsız ve tarafsız karar verebilme kabiliyetinin bulunmadığı, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olan tedbirin, OHAL durumunun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmayıp ölçüsüz olduğu, hakkında herhangi bir somut gerekçenin olmaması, bireyselleştirme yapılmadan soyut ifadelerle kararın verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi :İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında "davacının eşi ... ile davacının kardeşi ...'nin Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldıkları ... görülmüştür." denilmişse de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.