Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/17089 E. 2025/12235 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/17089
Karar No
2025/12235
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/17089 Karar No : 2025/12235

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki personel dosyasında yer verilen iddiaların ve kurum kanaatinin hukuken geçerli somut dayanaklarının bulunmadığı, örgüte müzahir dernekteki üyelik bilgisinin tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının gerekçesini teşkil edemeyeceği, ara kararıyla davalı idare ve ilgili emniyet müdürlüğünden davacının örgütle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığına dair tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği ancak bu hususta yeni bir delil elde edilemediği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı veya iltisakı olduğuna dair hukuken geçerli başkaca bir sebep de ortaya konulamadığı gözetildiğinde, dava konusu kararı hukuka uygun kılacak somut bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ya da iltisak oluşturacak düzeyde bir bağının tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafından kamu görevine iadesi istemiyle yapılan başvurunun FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 01/02/2013 tarihinden 23/02/2016 tarihine kadar müzahir Küresel Doktorlar Balıkesir Sağlık Derneğine üyeliğinin olduğu, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; davacının en son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu, örgüte himmet ve burs adı altında maddi yardımda bulunduğu yönünde değerlendirmelerin bulunduğu, davacının dava dilekçesinin 7.sayfasında "... İl Sağlık Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken, aynı kurumda birlikte çalıştığı bazı üstleri tarafından 17-25 Aralık 2013 yılı süreci öncesinde "öğrenci bursu adı altında öğrencilere maddi yardım maksadıyla kurum çalışanlarından zaman zaman para toplandığı, kendisi de o dönemde FETÖ/PDY isimli terör örgütünün varlığını bilmeksizin, sırf diğer kurum çalışanları tarafından "öğrenci bursu" adı altında para verildiğinden dolayı hem kurum içinde dışlanmamak, hem üstleri ile ters düşmemek ve mesleğinde olumsuz bir durumla karşılaşmamak, hem de gerçekten ihtiyacı olduğuna inandığı öğrencilere maddi yardımda bulunmak için, "öğrenci bursu" adı altında para vermekte bir sakınca görmemiş ve öğrenci bursu olarak birkaç kez cüzi miktarda (50'şer TL) para vermiştir. " şeklindeki kendi beyanı ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ ile iltisakı nedeniyle kapatılan derneğe üye olmasının FETÖ ile irtibat veya iltisakını göstermeyeceği, anılan dernekten 15/02/2016 tarihinde istifa ettiği, kurum kanaatinin varsayıma dayalı olduğu ve yargı mercilerince hükme esas alınamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Davacı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki kurum kanaati ile Küresel Doktorlar Balıkesir Sağlık Derneğine üye olmasına ilişkin tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı veya irtibatı olduğu yönünden hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacının Küresel Doktorlar Balıkesir Sağlık Derneğine üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının 2016 yılı Şubat ayında dernek üyeliğinden istifa etmesi ve anılan derneğe üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve derneğin protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt bu haliyle derneğe üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, her ne kadar davacı hakkında örgüte himmet ve burs adı altında maddi yardımda bulunduğu yönünde "mensubiyeti bilinen, aktif fetöcü, ihbar, saha görüşü, diğer (himmet, burs)" şeklinde kurum kanaati bulunmakta ise de, somut herhangi bir tespit veya veri içermeyen değerlendirmenin salt bu haliyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna ilişkin başkaca somut bilgi ve belge ile desteklenmedikçe anılan örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan nitelikte bir delil olarak değerlendirilmemiştir. Diğer yandan, davacının "...Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken, aynı kurumda birlikte çalıştığı bazı üstleri tarafından 17-25 Aralık 2013 yılı süreci öncesinde "öğrenci bursu adı altında öğrencilere maddi yardım maksadıyla kurum çalışanlarından zaman zaman para toplandığı, kendisi de o dönemde FETÖ/PDY isimli terör örgütünün varlığını bilmeksizin, sırf diğer kurum çalışanları tarafından "öğrenci bursu" adı altında para verildiğinden dolayı hem kurum içinde dışlanmamak, hem üstleri ile ters düşmemek ve mesleğinde olumsuz bir durumla karşılaşmamak, hem de gerçekten ihtiyacı olduğuna inandığı öğrencilere maddi yardımda bulunmak için, "öğrenci bursu" adı altında para vermekte bir sakınca görmemiş ve öğrenci bursu olarak birkaç kez cüzi miktarda (50'şer TL) para vermiştir. " şeklindeki kendi beyanı Bölge İdare Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı veya irtibatı olduğu yönünde hükme esas alınmış ise de, davacının söz konusu beyanının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından diğer delillerle desteklenmediği sürece kanaat edinilmesine yeterli bulunmamıştır. Bununla birlikte, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/17089, K. 2025/12235, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-17089-e-2025-12235-k-df08c8deb92e