Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/13891 E. 2025/10676 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/13891
- Karar No
- 2025/10676
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13891 Karar No : 2025/10676
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda kurmay binbaşı rütbesinde görev yapmakta iken 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösterir somut herhangi bir delil gösterilmeksizin, idari soruşturma açılmaksızın, savunması alınmaksızın, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'undaki güvencelere aykırı şekilde KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağı ya da bağlantısı olmadığı, örgüte ait okul veya dershanelere gitmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davası neticesinde beraatine karar verildiği ve kararın 02/06/2022 tarihinde kesinleştiği, hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenilmeksizin dava konusu işlemin tesis edilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock kullandığı iddiasının kesin, somut ve hukuka uygun deliller ile ispatlanmadığı, anılan programı kullanmadığı, ayrıca kullandığı kabul edilse dahi söz konusu iddianın 30/05/2016 tarihinden öncesine ilişkin olduğu, ByLock iddiası ile ilgili dosyaya sunduğu 25/05/2018 tarihli uzman mütalaasının dikkate alınmadığı, meslek hayatı boyunca hakkında adli ve/veya idari soruşturma açılmadığı, tek bir ceza almadığı, geçmiş hizmetlerinin olumlu, sicil notlarının yüksek ve alanında uzman bir personel olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, istinaf kararının bozulması ve dava konusu işlemin dayanağı olan 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasaya aykırı olduğu belirtilerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Dava Dairesi kararında davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen beraat kararının istinaf aşamasında olduğu ve kesinleşmediği hususuna yer verilmiş ise de UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde anılan beraat kararının 02/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden idari yargı merciilerince ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının eşi D.G. hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarını işlediğinden bahisle açılan kamu davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezasıyla ve adi para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek bu kararda yer alan tespitlere yer verilmiş ise de söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nce D.G. hakkında yeniden yargılama yapılmasına karar verildiği ve Ceza Dairesi'nce yeniden yapılan yargılama neticesinde Daire'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla isnat edilen suçların işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle D.G. hakkında her iki suçtan da beraat kararı verildiği ve beraat kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine temyiz incelemesinin Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... esasına kayden devam ettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında yer verilen davacının eşi D.G.'nin "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarını işlediğinden bahisle açılan kamu davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezasıyla ve adi para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği şeklindeki açıklamanın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan ve davacı hakkındaki diğer tespitlerin değerlendirilmesinden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.