Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/13339 E. 2024/18517 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/13339
- Karar No
- 2024/18517
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13339 Karar No : 2024/18517
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile (barınma amacıyla örgüt evlerinde kalarak) 2010 yılında tanıştığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, söz konusu hükmün bir mahkumiyet kararı olmadığı, ceza yargılamasındaki delillerin gerekçe olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kalıcı ve sürekli etki yapan tedbirler alınamayacağı, hakkında yargılama yapılmadan yasama ve yürütme organlarının kararıyla suçlu ilan edildiği, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, seyahat hürriyetinin, eğitim hakkının, ifade hürriyetinin, savunma hakkının ihlal edildiği, devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemi bulunmadığı, terör örgütüyle irtibat veya iltisaklı olduğunu ve örgüte yardım ettiğini gösteren somut bir delil bulunmadığı, idari işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olmayan bilgi ve belgelerin idare mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.