Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/996 E. 2025/5742 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/996
- Karar No
- 2025/5742
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/996 Karar No : 2025/5742
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmaya başlanıldığı daha önce idare görevlilerince düzenlenen 15/11/2022 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ruhsatsız yapıda mühür fekki yapılarak inşaata devam edildiğinin, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen 12/01/2023 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, anılan tutanak dayanak alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.707.418,54-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının davalı idare tarafından tebligata çıkarıldığı, davacının belirtilen adreste bulunamaması üzerine davacıya 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince 23/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla bu tarihi izleyen 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken dava açma süresi geçirildikten sonra 26/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin kanuna uygun biçimde tebliğ edilmediği, tebligata ilişkin ihbarnamenin binanın kapısına yapıştırılmadığı; tebligatın yapıldığı adresin davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi olmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmaya başlanıldığı daha önce idare görevlilerince düzenlenen 15/11/2022 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ruhsatsız yapıda mühür fekki yapılarak inşaata devam edildiğinin, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen 12/01/2023 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilmiştir. Anılan tutanak dayanak alınarak tesis edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları uyarınca davacıya 5.707.418,54-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine, anılan encümen kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın Yapılması" başlıklı 1. maddesinde "Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır." hükmüne; "Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması" başlıklı 2. maddesinde, "Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır. Zor kullanılmasını gerektiren veya hazırlık tahkikatına taallük eden vazifelerini zabıta tarafından yapılacağına dair olan hükümlerle bu kanunun ikinci babında yazılı hususi hükümler mahfuzdur." hükmüne; "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmüne, "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde ise, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.707.418,54-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin dava konusu ... tarih ve ... sayılı kararının, "İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel"de bulunan adreste (tespite konu imar mevzuatına aykırılığın yapıldığı idarece tespit edilen bina adresinde) tebliğ edilmek üzere belediye zabıta personeli tarafından götürüldüğü, 23/05/2023 tarihli tebellüğ ilmuhaberinde; herhangi bir açıklama yazılmadan ilgili idare personelince anılan evrakın imzalandığı ve söz konusu evrak altında ilgili mahalle muhtarının imzası ve kaşesinin bulunduğu; aynı tarihli ihbarnamede ise; adreste tebligatı kabul edecek kimsenin bulunmaması sebebiyle söz konusu evrakın 7201 Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine istinaden davacı adına ... Mahallesi Muhtarlığına teslim edildiği, ihbarnamenin kapıya asıldığına yönelik fotoğrafın dosyaya sunulduğu, ihbarnamenin altına davalı idare personelinin ve ... Mahallesi Muhtarının imza ve mührünün bulunduğu görülmekle birlikte; tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin, en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesine ilişkin bir ifadenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararının, yukarıda yer verilen Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, 22/03/2024 tarihinde davacı tarafından öğrenildiği beyan edilen işleme karşı 26/03/2024 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla; davanın süre aşımı yönünden reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden; temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.