Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/776 E. 2025/4180 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/776
- Karar No
- 2025/4180
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/776 Karar No : 2025/4180
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., ... pafta, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmaz üzerinde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığının tespitine ilişkin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ... Nolu Yapı Tatil Tutanağı dayanak alınarak, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkıma ilişkin ... tarihli, ...-... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni Kararı ile 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 37.371,06-TL idari para cezası verimesine ilişkin, ... tarih ve ...-... nolu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeni Kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin Encümen Kararı yönünden, davaya konu ilave imalatarın tamamının onaylı mimari projesine aykırı olarak yapıldığının tespit edildiği ve 22.07.1983 onanlı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında Konut Alanında kalmakta olan ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun geçici 4.maddesine istinaden konut kullanımına ayrılan ancak yapı yapılmamış parsellerde yeşil alan statüsü uygulanmakta olduğundan dolayı dava konusu yapıda tespit edilen aykırılıkların ruhsata bağlanamayacağından bahisle, yapıda tespit edilen aykırılıkların yıkımı yönünde verilen encümen kararında hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu işlemlerden para cezası verilmesine ilişkin Encümen Kararı yönünden ise, mahallinde yapılan keşifte aykırılıkların tespit edildiği ancak hangi tarihte yapıldığının tespit edilemediği yönündeki bilirkişi raporunun yerinde görüldüğü, ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi bulunan dava konusu bağımsız bölümde tespit edilen ve 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı somut delillere dayandırılamayan aykırılıklar nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin Encümen Kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin encümen kararının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince, davacı tarafından Mahkeme kararının yıkıma ilişkin Encümen kararı yönünden davanın reddi kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise; dava konusu yapının 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek alanlarda olması sebebiyle, dava konusu yapı için yapı kayıt belgesi belge düzenlenmiş olsa dahi, yapı kayıt belgesinin sağlamış olduğu haklardan faydalanamayacağı ve hukuken korunamayacağının açık olduğundan bahisle, istinafa konu kararın dava konusu Encümen kararının iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet görülmeyerek para cezasının esasının incelenmesine geçilmiştir, bilirkişi raporundaki yapı grubu ve sınıfı, aykırılığa konu olan ve etkilenen alanların ölçümü, temel para cezasının miktarı ve uygulanan ceza artırımlarının mevzuata uygun olduğuna dair tespitler hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte görülmüş ve bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 12.10.2021 tarihli yapı tatil tutanağı, geçmiş yıl uydu görüntüleri, fotoğraflar, hesaplama raporları ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davalı idarece hesaplanan temel ceza miktarı ile somut olarak ortaya konulan arttırım nedenlerinin uygulanması sonucunda davacının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca toplamda 37.371,06 TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...-... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf talebinin reddine, davalı idarenin istinaf talebinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...-... sayılı kararının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu imara aykırılığın taşınmazın satın alınmasından önce de var olduğu, kendileri tarafından yapılmadığı, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince idari para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına düzenlenmesi gerektiği, imara aykırılıklar için ... belge numaralı ve 19/10/2018 düzenlenme tarihli yapı kayıt belgesinin mevcut olduğu, dava konusu işlemlerin iptali gerektiğinden bahisle temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemlerden ... tarihli, ...-... sayılı işleme ilişkin kısmının oybirliğiyle, ... tarih ve ...-... sayılı işleme ilişkin kısmının ise Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, c) bendinde, (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı için hesaplanan para cezasına uygulanacak arttırım sebepleri sayılmış, 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Kanunun 39.maddesi ile eklenen (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden temel ceza miktarının belirlenmesi gerektiği, bu miktarlar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması, (ç) bendi uyarınca da aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası ilave edilmek suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. "Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi gereği; idari yaptırımların belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, yani para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca hesaplanarak yapı sahibi ve ilgililerine uygulanacak idari para cezası yaptırımlarında, söz konusu ilgililerin dava açma ve kanun yollarına başvuru haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmelerini sağlamak ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının dava konusu işlemde veya bunun davacıya tebliğine ilişkin işlemde açık bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, gerek davacıya verilen idari para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararında, gerekse, encümen kararının davacıya tebliğine ilişkin yazıda, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen imar para cezasının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının dava açma ve kanun yollarına başvuru hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilmesi ve aynı zamanda belirlilik ilkesinin gereği olarak imar para cezasının ne şekilde hesaplandığı belirtilmeksizin tesis edilen para cezası verilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamakta olup iptali gerektiğinden, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının para cezası verilmesine dair ... tarih ve ...-... sayılı Encümen Kararına ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.