Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/5074 E. 2025/7009 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/5074
- Karar No
- 2025/7009
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5074 Karar No : 2025/7009
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, IPARD II Programı kapsamında tarımsal amaçlı süt işleme tesisi amacıyla imzalanan sözleşmenin feshedilmesi üzerine, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Van İl Koordinatörlüğü tarafından adına tesis edilen ...tarih ve ... sayılı sözleşme fesih ve borç bildirim yazısının ve ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare ile sözleşme imzalamak suretiyle yükümlülük altına giren davacı tarafından, sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirilmeyerek sözleşme feshi talebinde bulunulduğu ve akabinde idarece sözleşmenin feshedildiği, sözleşmeye esas proje kapsamında destekleme ödemesi aldığı hususunda da tereddüt bulunmadığı dolayısıyla, feshedilen sözleşme hükümleri kapsamında alınan destekleme ödemesinin iade edilmesi gerektiği anlaşıldığından, sözleşmenin feshi ve ödenen destekleme miktarının geri alımına yönelik olarak davacı adına tesis edilen ...tarih ve ...sayılı sözleşmenin feshi ve borç bildirim dökümanı ve... tarih ve ... sayılı ödeme emri işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Süt Üretim Tesisi Niteliğindeki IPARD projesinin Büyük Ova Koruma alanı içerisinde planlandığı, sözleşme imzalanmadan önce proje başında Belediyeden alınan ruhsata gerek bulunmadığı yazısı sonrasında şifahen kendisinden ruhsat istenildiği ve bu koşulun yerine getirilememesi durumunda ise sözleşmenin feshi yoluna gidilebileceğinin anlaşılması sebebiyle projenin gerçekleştirilmesinde mücbir sebep bulunduğunun kabulü gerektiği dolayısıyla idarece tesis edilen sözleşmenin feshi ile borç ödeme yazısı ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği bu itibarla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 18. maddesinde; tarımsal desteklemelerin amacının tarım sektörünün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, uygulanan politikaların etkinliğini artırmak, sektörün bu politikalara uyumunu kolaylaştırmak olduğu, tarımsal destekleme politikaları ekonomik ve sosyal etkinlik ve verimlilik koşullarını sağlayacak programlarla uygulanacağı, ödemelerin bütçe imkanları çerçevesinde ve programların niteliğine bağlı olarak gerekli denetim ve kontrollerin tamamlanmasından sonra ödeneceği, destekleme araçları başlıklı 19. maddesinde; tarımsal destekleme araçlarının neler olduğuna ilişkin hükümlere yer verilmiş, 15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun yetki ve görevlerini düzenleyen 492. maddesinde; "(ç) Proje ve faaliyetlere yönelik tahakkuk, ödeme ve muhasebe işlemleri ile bunlarla ilgili her türlü kontrolü gerçekleştirmek (d) Proje ve faaliyetlerin uygulamasını izlemek, yararlanıcıların sözleşme şartlarını ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip etmek, bu amaçlarla gerekli kontrolleri yapmak. ... " hükmüne yer verilmiştir. 19/11/2015 tarih ve 2015/8246 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan ve 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Komisyonu Arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı Adı Altında Tarım Ve Kırsal Kalkınma Politika Alanı (IPARD) kapsamında Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılacak olan birlik mali yardımının yönetimi ve uygulanmasına dair hükümleri tesis eden sektörel anlaşmaya dayalı olarak davacı ile davalı arasında 29/03/2021 tarih ve imzalanan "Vanlı Yöresel Süt Ürünleri" adlı yatırıma ilişkin...referans nolu Hibe Sözleşmesinin 1.2. Kısmında, (a) TKDK nın Yükümlülükleri başlığı altında yer alan (a) bölümünde, Kurumun özel hükümlerde yer alan her bir taksit döneminde faydalanıcı tarafından sunulan ve talebe konu harcamalar ile dokümanları inceleyerek ve yerinde kontroller yaparak belirleyeceği nihai destek tutarını, sözleşmede yer alan ödemelerin ya da sözleşmenin askıya alınmasına dairhükümler saklı kalmak koşuluyla ilgili ödeme talep paketinin Faydalanıcı tarafından İl Koordinatörlüğüne teslimini takip eden 6 ay içinde Faydalanıcının banka hesabına aktarmakla yükümlü olduğu,1.4. "Faydalanıcının Yükümlülükleri" (a) başlıklı kısmında da, Faydalanıcının Yatırımı Sözleşme Ek-2 de belirtilen süre içerisinde ve Sözleşme hükümlerine uygun olarak tamamen gerçekleştirmekle yükümlü olduğu, (f) kısmında da faydalanıcının yatırımın parçası olduğu Projeyle ilgili menkullerine, gayrimenkullerine, tüm uygulama binalarına ve bölümlerine, şantiye, ortam, tüm muhasebe dokümanlarına, kayıtlarına, bilgilere, iletişim ve diğer araçlarına TKDK uzman ve denetçilerinin ve madde 18 de belirtilen diğer yetkililerin kontroller gerçekleştirmek üzere erişimine izin vermekle yükümlü olduğu belirtilmiş, "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 13. 2 maddesinin (a) bendinde, faydalanıcının yükümlülüklerini mazeretsiz olarak yerine getirmediğinin tespit edilmesi durumunda tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi ile güvence altına alınan "Hukuk Devleti İlkesinin" temel dayanakları olan belirlilik ve hukuki güvenlik başka deyişle öngörülebilirlik ilkelerinin başlıca koşulu olan “Kanunilik İlkesi"nin uygulanabilirliği yönünden yalnızca uyuşmazlık konusunda kanuni düzenleme ve hukuk normu yeterli değildir. Aynı zamanda hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve uygulanabilir olması, ayrıca idarenin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Buna göre; gerçek veya tüzel kişiler hangi eylem ve işlemleri gerçekleştirdiklerinde ne gibi bir uygulama veya yaptırımla karşılaşacaklarını, idare de ne gibi bir işlem tesis etmesi gerektiğini öğrenme imkanına sahip olmalı, hukuk normları öngörülebilir olmalı, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesi, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici uygulamalardan kaçınması gerekmektedir. Öte yandan hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde ve yönetimin şeffaf tutarlı ve karar alma mekanizmasında bireyin hak ve menfaatlerinin gözetildiği iyi idare uygulaması anlamına gelen "İyi Yönetişim" kavramı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ve Anayasa Mahkemesi kararları ve diğer yargı kararlarıyla iç hukukumuzda da esas alınmakta hatta bazı yasal düzenlemelerde de yerini bulmaktadır. İdarenin faaliyetlerinde şeffaf olması, kamu gücünü kullanırken keyfiyete kaçmaması, karar alma sürecinde işlemden etkilenecek kişilerin görüşlerini alması, alınan karardan dolayı gerektiğinde hesap verebilmesi, tasarruflarında tutarlı davranması ve etkinlik ilkesi gereğince hareket etmesi, iyi yönetişim ilkesinin temel unsurlarındır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da yerini bulduğu gibi, İdarenin ölçülülük bağlamında iyi yönetişim ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İyi yönetişim ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68). Bu bağlamda idarelerin kendi hatalarının sonuçlarını gidermeleri ve bireylere yüklememeleri gerekir (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2015/6728, 1/2/2018, § 100). 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı " başlıklı 12. maddesinin 8. fıkrasında; arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, verilen izin tarihinden itibaren iki yıl içerisinde, tarım dışı amaçlı kullanımlarda, planların onaylanmaması, tarımsal amaçlı yapılarda ise ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edileceği, verilen izinlerin amaç dışı kullanılamayacağı, amaç dışı kullanımın tespit edilmesi halinde, (5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı) Kanunun 20 ve 21. maddelerine göre işlem yapılacağı düzenlemesine yer verilmiş, aynı Yönetmeliğin "Denetim" başlıklı 21. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin uygulamasında denetim görevini Bakanlık (Tarım ve Orman Bakanlığı), valilik veya kurulunun (Toprak Koruma Kurulu) yapacağı ifade edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacı ile davalı idare arasında (IPARD II) Programı çerçevesinde Vanlı Yöresel Süt Ürünleri adlı yatırımın uygulanması için 29/03/2021 tarihinde hibe sözleşmesinin imzalandığı, davacıya 08/07/2021 tarihinde 409.000,00-TL, 23/02/2022 588.037,29-TL ve 09/07/2023 tarihinde 407.000,00-TL olmak üzere toplam 1.404.037,29-TL ödeme yapıldığı, davacının 15/03/2023 tarihinde ödeme almak için sunması gereken ödeme talep paketini idareye sunmadığı ve 13/03/2023 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshi isteminde bulunması üzerine, Başkanlık makamının 05/04/2023 tarih ve E-409423 sayılı oluru ile sözleşmenin feshedildiği ve sonrasında da ödenen destek tutarının geri alım sürecinin başlatılarak davacı adına ...tarih ve ... sayılı sözleşme fesih ve borç bildirim dökümanının ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, anılan işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açılması üzerine İdare Mahkemesince belirtilen gerekçe ile davanın reddine dair karara yönelik olarak istinaf istemi üzerine İdare Dava Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı Van Valiliğinin "Tarım dışı kullanım izinleri" konulu yazısından, davacının anılan hibe sözleşmesine konu 502 parsel sayılı taşınmazının "Büyük ova koruma alanı" içerisinde yer alması dolayısıyla yatırımın gerçekleştirileceği kısmına yönelik olarak 01/10/2020 tarih ve 2007517 sayılı Bakanlık Makamı Olur yazısının verildiği ancak Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, anılan işletmenin inşa edileceği alanın "Sulu mutlak tarım arazisi" olması sebebiyle yukarıda bahsi geçen Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesinin 8. fıkrası uyarınca iznin verildiği tarihten itibaren iki yıl süreyle geçerli olduğu, yatırımın ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edileceğinin belirtildiği, somut olayda davacı tarafından... tarihli ve E:... sayılı Muradiye Belediye Başkanlığı yazısında ruhsata gerek olmadığını bildiren yazısı sunulmuşsa da davacının, ruhsat şartı aranmaması ve yerinde kontrollerin yeterli olup olmadığının sorulması içerikli 20/01/2023 tarihli dilekçesine cevaben TKDK Finansman Genel koordinatörlüğü tarafından davacıya yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıyla Belediyeden alınan ilgili yapının teknik ve yasal düzenlemelere uyumlu olduğunu gösteren yazılı izin belgesinin sunulması gerektiğinin bildirildiğinin görüldüğü ayrıca her ne kadar bu yazı dava konusu işlemlerden sonra tesis edilmiş ise de Muradiye Belediye Başkanlığınca yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda davacının tarımsal amaçlı süt işletme tesisi için ruhsattan muaf olduğu ve bu itibarla ruhsat şartı aranmaksızın yapı izni verildiğinin belirtildiği anlaşılan somut olayda, davacının sözleşme konusu Proje ve yatırıma yönelik herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığı anılan tarımsal tesisin inşasına başlanıp başlanmadığı ve ne aşamada olduğu hususunda idarece dava dosyasına herhangi bir bilgi ve tespit tutanağı sunulmadığı görülmektedir. Oysa anılan Kanun ve mevzuat kapsamında tarımsal gelişme ve kalkınmayı sağlamak noktasında idarenin yalnızca finansal desteklemeyi sağlamasının yeterli olmadığı bunun yanısıra görece dezavantajlı durumda olan faydalanıcı üreticinin bilgi ve rehberlik yönünden de desteklenmesi ve bilgilendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Bu durumda idarenin yatırımcıyı yönlendirmede eksik olduğu göz önüne alındığında; faydalanıcı hakkında yatırım yeri ve tesisi ile ilgili yerinde kontrolleri yaparak tespit tutanaklarıyla sözleşme konusu yatırımı gerçekleştirmeye yönelik herhangi bir faaliyeti olup olmadığı ve sözleşmeden vazgeçme nedenini de tam olarak ortaya koyduktan sonra ancak dava konusu işlemleri tesis etmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, hangi saikle sözleşmeden dönmek istediği ve yatırımın gerçekleşip gerçekleşmemesi hususu değerlendirilmeksizin salt yatırımcının projeden vazgeçme yönünde bildirimde bulunduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla belirtilen gerekçelerle davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye... ile Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyu ile Dairemiz bozma kararına katılmıyoruz.