Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/20 E. 2025/3832 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2025/3832
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/20 Karar No : 2025/3832
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Kilis İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ve ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dağıtım yapılırken gözetilmesi gerekli "Umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parseller yine imkanlar ölçüsünde aynı yerden verilmelidir" ilkesine uygun olmaksızın ve eski mülkiyet haritasındaki taşınmazların konumlarına yeterince dikkat edilmeksizin tahsis yapıldığı, en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılır ilkesine ve dağıtımdaki yerinde tahsis yapılma imkânı ile dağıtımın takip edilebilir ve anlaşılır olması imkânı var iken bu şekilde yapılmadığı, hısım ilişkisi doğrultusunda arazilerini bir bütün olarak kullanan davacı ve diğer hissedarların hısım ilişkisi de gözetilmeden yapılan dağıtım ile bu bölgedeki toplam toprak varlığının azaltıldığı, netice olarak zeminde bir bütün olarak kullanılan fiili oluşumun bozularak parçalandığı anlaşıldığından dava konusu parsellere yönelik toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlk derece mahkemesi kararında yargılama gideri adı altında harca hükmedildiği, kurumlarının harçtan muaf olduğu, toplulaştırma ile ayrı ayrı yerlerde bulunan parsellerinin tek tapu olarak davacı adına düzenlendiği, toplulaştırma sonrası taşınmazlarda bulunan taşların da temizlenerek teslim edildiği, yetersiz olduğu düşünülürse tamamlama projesi ile temizlik işlemlerinin tamamlanabileceği, bu durumun toplulaştırmanın esasını etkileyen bir durum olmadığı, yaklaşık 10 ayrı parselin tek parselde birleştirilmesine bakılacak olursa bu durumun toplulaştırmanın hukuka uygun yapıldığının kanıtı olacağı, toplulaştırma sonrası arazide oluşan kayıpların parselde yapılan DOP kesintisinden kaynaklandığı, bu kesintinin toplulaştırmaya giren tüm parsellerde yapıldığı, mülakat zamanlarında şikayetlerini yapmaları durumunda değerlendirmeye alınabileceği, davacının işlemleri takip etmemesinden dolayı sorumluluklarının bulunmadığı, toplulaştırmaya esas bütünlük göz ardı edilerek tek bir parsel üzerinden değerlendirme yapılmaması gerektiği, bilirkişilerin yerindelik denetimine girdiği, rapora dayanılarak verilen iptal kararının da kamu yararına engel olarak şekilde idarenin tekdir yetkisini kısıtladığı ve yerindelik denetimi niteliğinde olduğu, hukuka uygun şekilde kamu yararı gözetilerek yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.