Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/764 E. 2025/3483 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/764
Karar No
2025/3483
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/764 Karar No : 2025/3483

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muş ili, Merkez ilçesi, ... köyünde Muş Ovası 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu bir bütün halinde dikkate alındığında, davacının hissedarı olduğu eski ... parsel numaralı taşınmazın dönüştüğü yeni ... ada ... parsel numaralı taşınmazın mevzuat hükümlerine, kamu yararına ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde toplulaştırma işlemi yapılmadığı taşınmazının nitelikleri yönünden davacıya ait ... parsel numaralı taşınmazda yer alan “sabit tesis” niteliğindeki sulama amaçlı sondaj kuyusunun toplulaştırma işleminde dikkate alınmadığı yönünde tespite yer verilmiş ise de 167 sayılı Yer Altı Suları Hakkında Kanunun 8.maddesi gereğince sondaj kuyusu için Devlet Su İşleri Müdürlüğü'nden ruhsat alınmasına dair düzenlemeye yönelik olarak Mahkemelerinin 13/09/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu Muş ili, Merkez ilçesi, Gölköy sınırları dahilinde bulunan ... (eski) parsel üzerindeki sondaj kuyusunun herhangi bir izin dahilinde yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davacı vekili tarafından verilen cevabi yazıda davacıya ait izin, ruhsat vb. bir belgenin olmadığının beyan edildiği dikkate alındığında dava konusu toplulaştırma işleminde davacıların parselinin toplulaştırılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Dairelerinin ... tarih ve E: ... sayılı ara kararı ile " Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede "Yeraltı işletme sahası" durumunun söz konusu olup olmadığının, bu hususa ilişkin detaylı bir açıklamayla birlikte şayet yer altı işletme sahası ilan edildi ise ne zaman ilan edildiği ve davacının taşınmazının yer altı işletme sahasında olup-olmadığı hususunun, işletme sahası ilanı söz konusu ise Bakanlığın belirlediği derinliğin ne olduğu, davacıya ait derinliğin ne olduğu, bunun belirtilen derinliği aşıp aşmadığı hususunun, ... numaralı taşınmazda yer alan sulama amaçlı sondaj kuyusunun ruhsat gerektirip gerektirmediği, toplulaştırma çalışmaları yürütülürken civar parsellerde ve davacının taşınmazında sabit tesis niteliği bulunan sondaj kuyusunun/kuyularının dikkate alınıp alınmadığının, davacının ve civar parsellerin maliklerinin Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un 8.maddesi kapsamında sondaj kuyusu açılması için DSİ Genel Müdürlüğünden belge alma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının bu yönde bir başvurusunun olup olmadığı, şayet var ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin" sorulduğu, cevaben sunulan bilgilerin tetkikinden; dava konusu taşınmazların bulunduğu sahanın yeraltı suyu işletme sahası olmadığı, ... sayılı parselde bulunan su sondaj kuyusu için davacının herhangi başvurusunun olmadığı, idareleri tarafından izin alınmaksızın su sondaj kuyusu açılması sebebi ile cezai işlem sürecinin başlatılacağı, askı sürecinde ... sayılı taşınmazda sabit tesis olarak kabul edilen su sondaj kuyusu bulunduğuna dair idarelerine iletilen herhangi bir talep ve şikayet bulunmadığı için genel toplulaştırma mevzuatı kapsamında değerlendirme ve düzenleme yapıldığı anlaşıldığından işbu davanın konusu olan toplulaştırma işleminde davacının parsellerinin toplulaştırılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı için davanın reddedilmesinde bu sebeple de hukukî isabetsizlik görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Komşu parsele sahip taşınmazın Murat Nehrine kaydırılması gerekirken söz konusu taşınmazın kendi parsellerine doğru kaydırıldığı ve yaklaşık 25 dönüm taşınmazın tescil dışı bırakıldığı, komşu taşınmaz lehine haksız bir menfaat yaratıldığı, taşınmazlar Murat Nehrinden uzaklaştırıldığı için değerlerinin düştüğü, tarımsal gereklilikler dikkate alınmadan yapılan toplulaştırma işleminin iptal edilmesi gerektiği, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yeniden keşif yapılması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :167 sayılı Yer Altı Suları Hakkında Kanunun 18. maddesinde, Yeraltı suyu arama belgesi ve Yeraltı suyu kullanma belgesi alınmadığı takdirde, idari para cezasının uygulanacağı belirtilmiş ise de, mezkur Kanunun 18. maddesinin (a) bendinde "ceza alınmakla beraber, kuyunun açıp, işletilmesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belgenin verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla yetkili idarelerce idari yaptırım kararları uygulansa da şartları taşıması halinde davacıya gerekli izin ve kullanma belgesinin sonradan verilebileceği, dolayısıyla sabit tesis olduğu tartışmasız olan kuyunun toplulaştırma işleminde davacı adına korunması gerektiği görüşüyle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Muş ili, Merkez ilçesi, ... köyünde Muş Ovası 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, (...) hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının hissedarı olduğu eski ... parsel numaralı taşınmaza karşılık tahsis edilen ... ada ... parsel numaralı taşınmazın mevzuat hükümlerine, kamu yararına ve hakkaniyete uygun olduğu, davacının maliki olduğu eski ... parsele karşılık tahsis edilen ... ada ... parselin de eşdeğer parsel olduğu, yeni taşınmaz ile eski taşınmazın komşu ve kısmen çakışan bir konumda olduğu, yeni parselin geometrik olarak daha avantajlı bir şekle sahip olduğu, ancak davacıya ait ... parselde yer alan sabit tesis niteliğindeki sulama amaçlı sondaj kuyusunun toplulaştırma işleminde dikkate alınmadığı, sondaj kuyusunun başka parselde kaldığı tespitlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının hissedarı olduğu eski ... parsel numaralı taşınmaza karşılık tahsis edilen yeni ... ada ... parsel numaralı taşınmazın mevzuat hükümlerine, kamu yararına ve hakkaniyete uygun olduğu, davacıya ait 577 parsel numaralı taşınmaz yönünden ise; ... parselde yer alan “sabit tesis” niteliğindeki sulama amaçlı sondaj kuyusunun toplulaştırma işleminde dikkate alınmadığı ve toplulaştırmanın hukuka aykırı olduğu yönünde tespite yer verilmiş ise de Mahkemece; 167 sayılı Yer Altı Suları Hakkında Kanunun 8. maddesi gereğince sondaj kuyusu için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden ruhsat alınmasına dair düzenlemeye yönelik olarak Mahkemelerinin 13/09/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu Muş ili, Merkez ilçesi, Gölköy sınırları dahilinde bulunan 577 (eski) parsel üzerindeki sondaj kuyusunun herhangi bir izin dahilinde yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davacı vekili tarafından verilen cevabi yazıda da davacıya ait izin, ruhsat vb. bir belgenin olmadığının beyan edildiği gerekçesiyle dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak; yapılan ara karara idare tarafından verilen cevabi yazıda, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ilan edilen yeraltı suyu işletme sahası bulunmadığı, idareden yeraltı suyu arama belgesi ve yeraltı suyu kullanma belgesi alınmasının zorunlu olduğu, davacı tarafından yeraltı arama belgesi ve yeraltı suyu kullanma belgesi almak amacıyla idareye başvuruda bulunmadığı, idareden izin alınmadan sondaj kuyusu açıldığı için 167 sayılı Yer Altı Suları Hakkında Kanunun 18. maddesi gereği idari para cezası uygulanacağı belirtilmiş ise de, mezkur Kanunun 18. maddesinin (a) bendinde "ceza alınmakla beraber, kuyunun açıp, işletilmesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belgenin verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla yetkili idarelerce idari yaptırım kararları uygulansa da şartları taşıması halinde davacıya gerekli izin ve kullanma belgesinin sonradan verilebileceği ve idare tarafından da söz konusu kuyunun toplulaştırma ilanından sonra yapıldığı yolunda herhangi bir tespit ve delilin de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının taşınmazının içerisinde bulunan sabit tesisinin (sondaj kuyusu) korunması gerektiği görüşüyle, Dairemiz onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/764, K. 2025/3483, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-764-e-2025-3483-k-28408e322d32