Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/3397 E. 2024/5551 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/3397
- Karar No
- 2024/5551
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3397 Karar No : 2024/5551 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep İli, Nizip İlçesi, ... Köyü hudutları içinde bulunan ... nolu, II-A grubu maden işletme ruhsatlı sahada faaliyette bulunabilmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli, ... sayılı Gaziantep Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin ve bu işlemin dayanağı ... tarihli, ... sayılı Gaziantep Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda, madencilik faaliyetinin çevresel etkilerinin kontrol edilebileceği gerekçesiyle ruhsat verilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirilmiş ise de; aynı raporda, izin sahasının bulunduğu sahada birçok tarım arazisinin, eksenleri 3 kilometre olan elipsin içerisinde kaldığı, bu elipsin içerisinde tapulu zeytinlerin olduğu belirtilerek, 2,5 kilometre, 1,7 kilometre, 2,2 kilometre olmak üzere maden ruhsat sahasına yakın zeytinliklerin krokide gösterildiği, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesindeki düzenleme ile gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılması ve işletilmesinin önlenmesinin amaçlandığı, dava konusu maden sahasına 3 kilometre mesafe içerisinde zeytinlik alanlar bulunduğunun tespit edilmiş olması karşısında, davacının faaliyette bulunabilmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, anılan işyeri hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında alınan "ÇED Gerekli Değildir Kararı" halen hukuki olarak geçerliliğini devam ettirdiği, ÇED kararına karşı açılmış bir davanın da bulunmadığı, işyerinin faaliyete geçmesinden sonra çevre ve insan sağlığına zarar verdiğinin ileri sürülmesi veya bu yönde bir tespitte bulunulması durumunda ise izlenmesi gereken süreç ve uygulanacak yaptırımların denetime yetkili idareler tarafından değerlendirileceği, bu durumda; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinde, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesislere dayalı olarak üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin Örnek 7’de yer alan formu doldurarak ilgili idareye başvuracağı ve başvurularda bu formda yer alanlar dışında başka bir bilgi ve belge istenilmeyeceğinin açıkça belirtilmesi, "ÇED Gerekli Değildir Kararının" halen hukuki olarak geçerliliğini devam ettirmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevzuatta yer alan şartların sağlaması nedeniyle düzenlenmesi ve bu şartların kaybedildiğine dair bir tespitin de bulunmaması karşısında, dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2023/7748, K:2024/1390 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak temyize konu karar ile istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatına konu kalker ocağının 3 km yakınında zeytinlikler bulunduğu, bu durumun 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanununa aykırı olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından temyize cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2023/7748, K:2024/1390 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, Gaziantep İli, Nizip İlçesi, ... Köyü hudutları dahilinde bulunan ... nolu, II-A grubu maden işletme ruhsatlı sahada faaliyette bulunabilmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli, ... sayılı Gaziantep Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin ve bu işlemin dayanağı ... tarihli, ... sayılı Gaziantep Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması'' başlıklı 56. maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hükmüne yer verilmiştir. 3572 sayılı işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 4. maddesinde, çalışma ruhsatı verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde; a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları kuralı, 6. maddesinin 2. fıkrasında ise ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülkî idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır hükmü bulunmaktadır. 10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin; 21. maddesinin 2. fıkrasında; birinci sınıf gayrisıhhî müessese başvuru ve beyan formunda yer alan bilgiler esas alınarak bir ay içinde yapılan denetimlerde, beyan edilen hususlara aykırı bir durumun tespiti halinde ilgililer hakkında gerekli kanunî işlem yapılacağı, aykırılık ve noksanlıklar toplum ve çevre sağlığı açısından bir zarar doğurmuyorsa, tedbirlerin alınması ve noksanlıkların giderilmesi için bir yılı geçmemek üzere süre verileceği, verilen süre içinde aykırılık ve noksanlıklarını gidermeyen işletmelerin faaliyetinin söz konusu aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar durdurulacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; 'ruhsatın verilmesinden sonra yetkili idare tarafından yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı olan işletmelerin faaliyetinin, noksanlıklar ve aykırılıklar giderilinceye kadar derhal durdurulacağı'', 23. maddesinin 2. fıkrasında; Yetkili idarelerin, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alacakları hükmü ile ''Denetim'' başlıklı 24. maddesinde Gayrisıhhî müesseselerin, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetleneceği, yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği kişinin gerekli tedbirleri almak veya aldırmakla sorumlu olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı Yönetmeliğin Örnek 7 kısmında ise, madencilik faaliyetleri için gayrısıhhi müesssese açma ruhsatı başvuru/beyan formu düzenlenmiş, formun not kısmında da, ÇED Olumlu kararı ve ÇED Raporu veya ÇED Gerekli Değildir kararı ve proje tanıtım dosyası ya da ÇED kapsamı dışındadır belgesi eklenir ifadesine yer verilmiştir. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar şeklinde tanımlanmıştır. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; 'Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 18. maddesinde ise; "(1) Bakanlık, "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen projelerle ilgili olarak, Nihai ÇED Raporu ve/veya “ÇED Gerekli Değildir” kararına esas Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğini izler ve kontrol eder.'' hükmü 19. maddesinde ise; (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki projelerde; b) "ÇED Olumlu" kararı ya da "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildikten sonra, proje sahibi tarafından nihai ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda söz konusu taahhütlere uyulması için projeyle ilgili Bakanlıkça/Valilikçe bir defaya mahsus olmak üzere süre verilebilir. Bu süre sonunda taahhüt edilen hususlara uyulmaz ise yatırım durdurulur. Yükümlülükler yerine getirilmedikçe durdurma kararı kaldırılmaz. 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümlerine göre işlem tesis edilir hükmü bulunmaktadır. Çevresel Etki Değerlendirmesi, gerçekleştirilmek istenen ve çevre üzerinde önemli olumsuz etkileri olabilecek faaliyetler hakkında yetkili birimlerce onay verme ya da karar alma gibi herhangi bir işlem yapılmadan önce bunların çevresel etkilerinin araştırılarak önlenmesi amacına hizmet etmektedir. ÇED’in amacı, faaliyetlerin gelecekte yol açabileceği olumsuz çevresel etkileri önceden hesaba katmak suretiyle, çevre hukukunun en temel ilkesi olan önleyiciliğin gerçekleştirilmesini temin etmek ve karar vericilere yatırım ya da projenin çevreye etkilerini göstererek onların doğru karar vermelerini sağlamaktır. Başka bir ifadeyle, ÇED’in temel amacı, faaliyetlerin olası olumsuz çevresel etkilerini ve olumsuz etkileri önleme yöntemlerini tespit etmek, bu tespitlere göre karar vericilerin yatırım konusunda doğru karar vermelerini sağlamaktır. 21/06/2005 günlü, 25852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin "Madencilik faaliyetlerinin yapıldığı yerlerde aranacak genel şartlar" başlıklı 77. maddesinde; bu Yönetmeliğin eki (Ek-1) sayılı Listede yer alan madencilik faaliyetleri için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen maden üretim faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere dayalı olarak üretim yapılan tesislerin bulunduğu yerlerin, çevre kirliliğine neden olmamak ve insan sağlığına zarar vermemek için ilgili mevzuatta öngörülen hükümlere uymak zorunda olduğu ve yetkili idarelerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapacakları denetimlerde bu hususların yerine getirilip getirilmediğini kontrol edecekleri hüküm altına alınmıştır. Yönetmeliğin "Ruhsatlandırma işlemleri" başlıklı 82/A maddesinde; işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yetkili idare tarafından yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından uygun çalışılmadığının tespiti halinde yapılacak işlemlerin Genel Müdürlüğe bildirileceği, Genel Müdürlükçe toplum ve çevre sağlığına aykırı olduğu tespit edilen madencilik faaliyetlerinin gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulacağı düzenlenmiş, 82/B maddesinde ise; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında alınmış karar, işyeri açma ve çalışma ruhsat müracaatı için gerekli belgeler arasında sayılmış, "Denetim" başlıklı 82/F maddesinde de; gayrisıhhî müesseseler kapsamındaki maden üretim faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere dayalı olarak üretim yapılan tesisleri, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetleneceği, yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından uygun çalışılmadığının tespiti halinde yapılacak işlemlerin Genel Müdürlüğe bildirileceği, toplum ve çevre sağlığına aykırı olduğu tespit edilen madencilik faaliyetlerinin gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulacağı belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; ÇED ile ilgili hükümlerin daha çok proje ve yatırım aşamasına ilişkin olduğu halde, işyeri açma ve çalışma ruhsatının ise daha çok faaliyet/işletme aşamasına ilişkin olduğu, değerlendirme kriterlerinin ve denetim sürecinin farklılık arz ettiği gibi uygulanacak yaptırımların da farklı olduğu, nitekim, ÇED Yönetmeliğinin 19. maddesinde ''yatırımın durdurulması'' söz konusu iken, Ruhsatla ilgili Yönetmeliğin 21. ve 23. maddelerinde ''faaliyetin durdurulması'' söz konusudur. ÇED sürecine ilişkin iddialarla ruhsat aşamasındaki (insan sağlığı ve çevreye olumsuz etkileri) inceleme ve iddiaların çakışması durumunda, daha önce ÇED ile ilgili gerekli iznin verilmesi ve bu iznin ruhsat başvurusu aşamasında mevcut olmasının, ruhsatın denetim aşamasında sözkonusu iddiaların yeniden incelenmesine engel olmadığı, yukarıda yazılı Yönetmeliğin 21. ve 23. maddelerinde, ruhsat verilme aşamasının yanısıra ruhsat verildikten sonra işletme ve faaliyet aşamasında da denetimin devam edeceğinin açıkça belirtildiği (Kanunun 4. ve Yönetmeliğin 21. ve 23. maddelerinde belirtilen şartlara uygunluk yönünden), nitekim ÇED olumlu veya ÇED gerekli değildir kararı, proje sahibi tarafından bu konuda alınacak tedbir ve verilen taahhütlere ilişkin olup, idare tarafından kabul edilmesinin ise ''idari yönden kesinlik'' niteliği taşıdığı ancak yargısal bir değerlendirme yapılmaması ya da usul hükümlerine göre davanın reddedilmesi halinde ''hukuki kesinlikten'' söz edilemeyeceği, ÇED raporunun mevcut olmasının, işletme aşamasında ruhsat hukuku yönünden gerekli inceleme ve denetimin yapılmasına engel olamayacağı, nitekim, yukarıda alıntısı yapılan mevzuatta da ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir kararının mevcut olmasının, ruhsat mevzuatı yönünden gerekli inceleme ve denetimin yapılamayacağı yönünde herhangi bir hükmün mevcut olmadığı, ÇED sürecinin projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerine, ruhsatın denetim sürecinin ise, insan ve toplum sağlığı ile çevre kirliliğine yol açılmaması ve doğanın korunmasına ilişkin olduğundan uygulama ve denetimin de farklılık arz ettiği görülmektedir. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; izin sahasının bulunduğu alanda, eksenleri 3 kilometre olan elipsin içerisinde tapulu zeytinliklerin olduğu belirtilerek, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesindeki düzenleme ile gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılması ve işletilmesinin önlenmesinin amaçlandığı, dava konusu maden sahasına 3 kilometre mesafe içerisinde zeytinlik alanlar bulunduğunun tespit edilmiş olması karşısında, davacının faaliyette bulunabilmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ruhsat mevzuatı kapsamında yapılan inceleme sonucu, çevre ve insan sağlığı yönünden eksiklik ve yetersizliği somut olarak tespit edilen ve hukuka aykırılığı nedeniyle ruhsat talebinin reddi veya ruhsat iptalini gerektiren işletme faaliyetinin, söz konusu eksiklik ve yetersizlikler giderilmeksizin sırf ÇED kararının ayakta olduğu gerekçesi ile denetim dışı bırakılması, hukuka aykırı faaliyetin dolayısı ile çevre ve toplum sağlığı yönünden mevcut tehdit ve tehlikenin varlığını sürdürmesine sebep olacaktır. Bu durumda; maden GSM ruhsatının, 3572 sayılı Kanunun 4. ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin 21. ve 23. maddelerinde belirtilen kriterlere uygun olarak verilip verilmediği ve işletmenin ruhsata uygun olarak işletilip işletilmediğinin belirtilen mevzuat çerçevesinde her zaman ve sürekli denetime tabi olduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinde, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesislere dayalı olarak üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin Örnek 7’de yer alan formu doldurarak il özel idaresine başvuracak olması ve başvurularda bu formda yer alanlar dışında başka bir bilgi ve belge istenilmeyeceğinin belirtilmiş olması ve "ÇED Gerekli Değildir/ÇED Olumlu'' kararının mevcut olması, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi aşamasına ilişkin olup, işletme ve faaaliyet aşamasında ruhsat hukuku yönünden gerekli inceleme ve denetimin yapılmasına engel olamayacağı, aksi düşünce, ÇED kararına karşı dava açılmaması ya da usul hükümlerine göre reddedilmesi durumunda, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre eksiklik ve olumsuzluklar sebebiyle ''ÇED Gerekli Değildir'' kararının hukuka aykırılığının tespiti halinde dahi ÇED Olumlu ya da Gerekli Değildir kararının ayakta olduğu gerekçesiyle ruhsat iptaline karşı açılan davaların reddedilmesi, ruhsat iptaline ilişkin davalarda gerekli yargısal denetimin yapılamaması sonucunu doğuracaktır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu maden işletme faaliyetine ilişkin "ÇED gerekli değildir" kararının dayanağı proje tanıtım dosyasında faaliyetin niteliğine ilişkin yapılan açıklamalar da dikkate alınmak suretiyle, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında söz konusu faaliyetin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmaması, toz ve duman çıkarıp çıkarmaması, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden, bu inceleme yapılmadan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.