Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/2429 E. 2024/4697 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/2429
Karar No
2024/4697

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2429 Karar No : 2024/4697 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2014 yılında ithal etmiş olduğu ... kodlu ... marka cep telefonlarının radyo özelliği bulunmasına rağmen bandrol ücreti ödenmediğinden bahisle 9.604.470,91-TL bandrol ücreti ve 24.088.491,50-TL bandrol ücreti faizine ilişkin tahakkuk işleminin iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; dairelerinin E:... esasına kayıtlı dosyada dava konusu işlemin tesisine neden olan cep telefonu numunesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonuç olarak; dava konusu işleme esas olan, davacının 2015 yılında ithal ettiği ... kodlu ... marka model cep telefonunun ana kartı üzerinde bulunan ... kodlu FM RECEIVER CHIPSET (FM Radyo Alıcı Birleşik Entegre) olmasına rağmen, RDS kodlama yöntemi ile bu özelliğin devre dışı bırakılmış olduğu, bu nedenle cihazın FM Radyo özelliğinin çalışmadığının sabit olduğu, dolayısıyla bu cihazın bandrol ücretine tabi olmadığı anlaşıldığından, davacının ithal ettiği ... kodlu ... marka model cep telefonlarına ilişkin olarak davalı idarece toplam 33.692.962,41 TL bandrol ücreti ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergilendirmenin her ithalatta ve her bir telefonda köreltme olup olmadığı gibi bir değişkene bağlanamayacağı, bu köreltmenin her zaman aynı şekilde olacağının hukuki ve fiili bir garantisi olmayacağı, bunun fiilen denetiminin imkansız olduğu, idareye böyle bir külfet yüklenemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/2429, K. 2024/4697, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-2429-e-2024-4697-k-61dff7e17316