Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/2012 E. 2024/4468 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/2012
- Karar No
- 2024/4468
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2012 Karar No : 2024/4468 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kırklareli İli, Merkez İlçesi, ... Köyü ... Mevkii adresinde İR:... (ER:...) nolu ruhsat alanında ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan dolomit ocağı kapasite artışı ile kırma-eleme tesisi ilavesi projesine ilişkin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile Çevre Mühendisi, Jeoloji-Hidrojeoloji Mühendisi, Orman Mühendisi, Maden Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Şehir Plancı ve Biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanılan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ve itirazlar birlikte değerlendirildiğinde; proje alanının önemli doğa alanı ve önemli kuş alanları içerisinde yer alması nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi yapılması gerektiği, ormanı oluşturan unsurlardan yalnızca ağacın sayıldığı, diri örtünün (alt tabakaya ait çalı ve ağaçcık formdaki diğer bitkiler) dikkate alınmadığı, çevredeki maden ocaklarının katkısıyla maden ocaklarının toz ve hava kalitesi yönünden ekosistem üzerindeki kümülatif etkilerinin değerlendirilmediği, faaliyet sonucu ortaya çıkan depolanacak toprak yığınının boyutları ve yüksekliğinin belirtilmediği, bitkisel toprağın yüksek yığılması sonucunda içindeki canlı organizmaların öleceği, suyun drenajı için bir çözüm üretilmediği, drenaj sorunu nedeniyle arazinin bataklığa dönüşebileceği ve ağaçlandırmanın başarısız olabileceği, çevredeki tarım arazilerinin durumu, yetiştirilen ürünlerin ve tarımsal ormancılığın dikkate alınmadığı, nakil için kullanılacak kamyonların taşıma sırasında oluşturacağı tozumanın ve egzoz çıkışının değerlendirilmesi gerektiği, toz emisyonu açısından kontrolsüz sonuçların dahil edilmediği, sadece kontrollü koşulların dahil edilmesiyle tozumanın etkisinin tam anlamıyla yansıtılmadığı, sulama açısından bağlantı yollarında oluşacak tozumanın dikkate alınmadığı, tozumanın önlenmediği durumlarda bitkilerin üzerine çöken toz nedeniyle bitki gelişiminin engelleneceği ve bitkilerin zarar göreceği, işletmenin çevredeki tarım topraklarına ve tarım ürünlerine etkisi yönünden projeyi hazırlayanlar açısından ziraat mühendisinin bulunması gerektiği, üretim tekniklerinden patlamalara ilişkin olarak patlatıcı miktarı, hangi derinliğe konulacağı, patlamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin bilgi verilmediği, fauna ve floraya ilişkin ne şekilde tedbir alınacağının belirtilmediği, eksik ve yetersiz olduğu, dolayısıyla bu açılardan detaylı bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiği anlaşılmakla, dava konusu Kırklareli İli, Merkez İlçesi, ... Köyü ... Mevkii adresinde İR:... (ER:...) nolu ruhsat alanında ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan dolomit ocağı kapasite artışı ile kırma-eleme tesisi ilavesi projesine ilişkin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan Maden Mühendisi bilirkişinin tespitlerinin dikkate alınmadığı, raporun aleyhlerine olan kısımlarına yönelik yapılan itirazlarının dinlenmediği, bilirkişi raporunda yer verilen bu hususların bilimsel ve teknik verilerle desteklenmediği, ÇED Gerekli Değildir Kararının basit bir karar olmadığı, bu karar öncesi de ilgili kurum ve kuruluşlarından görüşlerinin alındığı, dava konusu işleme konu PTD'nin de kapsamlı hazırlandığı, ÇED Kapsam Dışı kararı ile karıştığı için davaların açıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine paylayıcılara ilişkin tüm detayların PTD'de verildiği, flora ve fauna raporunun bulunduğu, raporda eksiklik olarak belirtilen tüm hususlara ilişkin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde cevap verildiği, projenin yapılmasında kamu yararı olduğu, devletin, halkın refah seviyesinin yükselmesinin önündeki engelleri kaldırılması görevinin olduğu, ÇED Gerekli Değildir kararının bir izin ya da ruhsat olmadığı, bir değerlendirme raporu olduğu, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare yanında Müdahil tarafından; davalı idarenin temyiz dilekçesinde belirttiği hususlara ek olarak davacı tarafından öne sürülen iddiaların subjektif iddialar olduğu, faaliyet alanının köye kuş uçumu 4,5 km daha uzak olduğu, köylüleri etkileyen bir yol olmadığı, faaliyetin süreç boyu idare tarafından izleneceği, PTD'de iptalini gerektirecek bir eksilik olmadığı, bilirkişilerce, davacıların taleplerini de aşar şekilde, ön yargılı ve subjektif değerlendirme yapılarak inceleme yapıldığı, maden sahasına ilişkin kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı, alanın idarece Istranca Dağları Önemli Doğa Alanı ve Önemli Kuş Alanı içerisinde kaldığı kanaatine varılmış olsaydı bu iznin zaten verilmeyeceği, rehabilitasyon ile topoğrafyanın doğal hayat ve çevre için sürdürülebilir olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 04/07/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, Kırklareli İli, Merkez İlçesi, ... Köyü ... Mevkii adresinde İR:... (ER:...) nolu ruhsat alanında ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan dolomit ocağı kapasite artışı ile kırma-eleme tesisi ilavesi projesine ilişkin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunun ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, proje tanıtım dosyasının yeterli olmadığı, söz konusu projenin çevresel etkilerinin daha detaylı değerlendirilebilmesi amacıyla ÇED Olumlu Kararı alınması gerektiği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, ilk defa gerçekleştirilecek bir projede irdelenmesi mümkün eleştiriler olduğu, dava konusu işlemin kapasite artışı projesine ilişkin olduğu, buna rağmen bu eleştirilerin davalı idare ve idare yanında müdahil şirketin rapora itiraz dilekçelerinde karşılandığı, dolomit ocağı ile kırma-eleme tesisinin halihazırda proje alanında var olduğu ve projenin çevresel etkilerinin daha önce de değerlendirilip projenin başlatıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde eksiklik olarak belirtilen hususların uyuşmazlık konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli olmadığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.