Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/1662 E. 2024/4622 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/1662
Karar No
2024/4622
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1662 Karar No : 2024/4622 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erzincan İli, Çayırlı İlçesi, ... Köyü mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan "Kömür Ocağı" projesine ilişkin olarak Erzincan Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, tarım arazileri, orman alanları, su kaynakları (yüzey ve yeraltı suları ile içme-kullanma-sulama suları), toz-gürültü-patlatma etkileri, atık yönetimi, yerleşim yerlerine yakınlık, hayvancılık faaliyetleri, heyelan, çevredeki bitki örtüsü ve doğal yaşam değerlendirmeleri açısından, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin projenin uygulanması, izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olmayacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alındığı, çevresel olumsuzluklara karşı alınacak önlemlere yönelik ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile desteklenmiş Proje Tanıtım Dosyasında verilen taahhütlerin, teknik ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir ve yeterli düzeyde olduğu, sürdürülebilir bir çevre için gereken kriterlere; ulusal ve uluslararası mevzuatta belirlenen kurallara, “teknik kriterlere” ve “eşik değerlere” uygun olduğu anlaşıldığından davaya konu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir'' kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddi karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu madencilik projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne ekli Ek-1 Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi kapsamında ÇED raporu hazırlanması gerektiği, kömür madeni işletmeciği yapılması planlanan alanın çevresinde çok miktarda mera bulunduğu, gerek küçükbaş ve gerekse büyükbaş hayvancılık yapıldığı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerin yapılması planlanan projeden olumsuz etkileneceği, maden ocağının içme suyu kaynaklarına çok yakın noktada bulunduğu, Proje Tanıtım Dosyasında yapılması gerekli bilimsel, jeolojik ve jeofizik çalışmalara rastlanılmadığı, projenin olası etkilerinin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı köy tarafından içme kullanma suyu olarak kullanılan su kaynaklarının proje sahasında kaldığı tespitine yer verildiği ancak proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetin anılan su kaynaklarına olası etkilerinin genel ifadelere yer verilmekle yetinilerek yeterince incelenmediği, ocak alanının su kaynaklarına mesafesi, faaliyet kapsamında yapılacak kazı çalışmalarının ve oluşacak tozun su kaynaklarına olası etkilerine ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar ile tarafların iddiaları, projenin yeri, nitelikleri dikkate alınarak, dava konusu projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının araştırılması amacıyla, üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek öğretim üyelerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/1662, K. 2024/4622, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-1662-e-2024-4622-k-9ab629e16dc1