Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/1414 E. 2024/4621 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/1414
Karar No
2024/4621

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1414 Karar No : 2024/4621 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli alan ilan edilen alan içerisinde kalan İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki davacılara ait arsa paylarının, anılan Kanun kapsamında Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı tarafından 08/07/2022 ve 22/07/2022 tarihinde satışına ilişkin işlemlerin iptali talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu satış işlemlerinin dayanağı olan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı Bedel Tespit Komisyonu'nun ... tarihli ve ... sayılı tutanağı ile arsa paylarının değerlemesi yapıldığı ve bedelinin 6.500,00 TL/m² olarak tespit edildiği, ancak yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda ise, davaya konu arsa paylarının 20/04/2022 tarihinde gerçek değerinin 10.000,00TL/m² olduğunun belirtildiği görüldüğünden, dava konusu satış işlemlerinin dayanağı olan değerleme raporunda davacıların hissesine ilişkin kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığı ve hisselerin değerinin altında düşük bedelle satışa çıkarıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; yapılan satış işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacılara ait arsa payları için takdir edilen değerin ise piyasa koşullarına uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY (X) : Dava; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli alan ilan edilen alan içerisinde kalan İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki davacılara ait arsa paylarının, anılan Kanun kapsamında Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı tarafından 08/07/2022 ve 22/07/2022 tarihinde satışına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli alan ilan edilen alan içerisinde arsa payı bulunan davacılarla uzlaşılamaması nedeniyle, davacıların arsa payı değerinin tespiti için Nova Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık firması tarafından, parsellerin büyüklüğü, fiziksel özelliği, mevcut imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak hazırlanan raporda, davacıların arsa payının metrekaresinin 6.000,00 TL olarak tespit edildiği, idare tarafından ise tüm bu etkenler ve bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacıların arsa payının metrekaresinin 6.500,00 TL olduğu takdir edilerek, satış işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Mahkemesince yapılan yargılamada; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 10.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacının arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür. Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa payının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/1414, K. 2024/4621, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-1414-e-2024-4621-k-cd063318ed77