Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1184 E. 2025/4124 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1184
- Karar No
- 2025/4124
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1184 Karar No : 2025/4124
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (Davalı) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
II- (Davalı) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
III- (Davacılar) 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası ...'ın vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere eş ... için 100,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 514.194,06-TL) destekten yoksun kalma tazminatı,150.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 21.493,93-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ... için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 75.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, olay bölgesine sağlık, arama ve kurtarma ile ilk yardım ekiplerinin sorunsuz ve süratli bir şekilde ulaşabilmesi için trafik, emniyet ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınmadığı ve bir çığ riskini göze alarak tehlikeli ortamda arama ve kurtarma faaliyetlerinin sürdürüldüğü, çığ düşmesinden korunmak için alınması gereken tedbirlerin alınmadığı, çığ riski olan yerlerde uyulması gereken kurallara uyulmadan ve çığ riski olan bölgede yapılacak yolda gereken ölçütlere dikkat edilmeden yol yapıldığı ve meydana gelen çığ olayının yaşanmasında davalı idarelerin mevzuat gereği üstlendikleri kamu hizmetini tam ve etkin bir şekilde yerine getirmedikleri görüldüğünden, davacıların murisleri olan ...'ın 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ olayında çığ altında kalarak vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %30, Karayolları Genel Müdürlüğünün %20 kusurlu) bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 536.187,99-TL maddi tazminat isteminin, 267.843,99-TL'lik kısmının kabulüne, 268.343,99-TL'lik kısmının ise reddine, 600.000,00-TL manevi tazminat isteminin, 230.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 370.000,00-TL'lik kısmının ise reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Mahkemesince hükme esas alınan 03/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edilen tutar üzerinden davalı idarelerin %50 oranında ( Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın % 30, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün %20 oranında olmak üzere) ve müteveffa ...'ın olayda %50 kusurlu olması sebebi ile hizmet kusur oranı üzerinden hükmedilen maddi tazminat yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkı ile ilgili olması ve devletin yaşam hakkına yönelik pozitif yükümlülükleri ile olayın kamuoyu nezdinde yarattığı infial ve davacılar üzerinde ömür boyu bırakacağı tesir, üzüntü, elem, kusur oranları ve davacıların ölene yakınlıkları dikkate alındığında, ölenin eşi ... için 75.000,00-TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden her biri için 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 375.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İdare Dava Dairesince; davalı idarelerin maddi ve manevi tazminatın esasına ilişkin istinaf istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar için toplam 375.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, geriye kalan 225.000,00 TL kısmının reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine, ilk derece mahkemesince manevi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen vekalet ücretlerinin kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre; hükmedilen 375.000,00-TL manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 58.250,00- TL vekalet ücretinin davalı idarelerden (kusurları oranında) alınarak davacılara verilmesine, reddedilen 225.000,00.-TL manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 36.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, kök ve ek kusur bilirkişi raporlarının kendi aralarında çeliştiği, istinaf incelemesi sırasında aldırılan 31/12/2023 tarihli aktüerya raporunda hesaplanan miktara hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı için davalı idareler lehinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur atfedilemeyeceği, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, Danıştay 1.Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1670, K.2020/1674 sayılı kararında idarelerinin dava konusu olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı, idareleri ile illiyet bağı kurulabilecek bir zararın söz konusu olmadığı, davacılara adli yargıda açılmış bir dava nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, manevi tazminata faiz yürütülmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. 3-Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur yüklenemeyeceği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan idarelerinin kusurlu olduğu tespitinin hiçbir somut veriye dayanmadığı, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.