Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/9995 E. 2024/5117 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/9995
- Karar No
- 2024/5117
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9995 Karar No : 2024/5117 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Aksaray Ortaköy Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Aksaray İli, Ağaçören İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin arazi toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından yapılan arazi toplulaştırma uygulamasının, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve teknik talimatına göre doğru olarak yapıldığı, bu nedenle toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davaya konu taşınmazlarda yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dilekçesinde yer alan ... ada ... parsel ile ilgili rapor düzenlenmediği, ağaçlar, parsellerin suya ve biribirine yakınlığının irdelenmediği, ... parselin mevcut durumunun sulama imkanını zorlaştırdığı, ... nolu parselin bahçe vasıflı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davacının temyiz dilekçesinde dava konusu edilen ... ada ... parsel ile ilgili rapor düzenlenmediği iddia edilmekle beraber, dava dilekçesinin konu kısmında ..., ... ve ... (dilekçe içeriğinde ...) nolu parsellerin belirtildiği, ... ada ... parsel ise dava dilekçesi içeriğinde yer almakla birlikte açıkça dava konusu edildiğinin belirtilmediği, 02/07/2020 tarihli keşfe davacı vekilinin de katılarak keşif tutanağını imzaladığı, bahse konu keşif tutanağında dava konusu edilen ..., ... ve ... numaralı parsellere gidileceğini belirtildiği, davacılara ait parselin ... değil ... nolu parsel olduğunun anlaşılması nedeniyle ..., ... ve ... numaralı parsellere ilişkin inceleme yapıldığı, davacı vekilinin keşif sırasında zımnen bu parsellere ilişkin inceleme yaptığını kabul ettiği kaldı ki ... ada ... parsel yönünden ayrı bir dava açılmasının da mümkün olduğu anlaşıldığından Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması, iptali istenen kısımların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinin konu kısmında ..., ... ve ... numaralı parsellerin dava konusu edildiği belirtilmiş iken dilekçe içeriğinde ... ve ... ada ... nolu parsellerin de geçtiği, 56 adet ceviz, 15 meyve ağacının ve su kaynağının korunmadığı belirtilirken bu ağaçların ve su kaynağının hangi parsel veya parselde kaldığının açıklanmadığı dolayısıyla söz konusu ifadelerin, iptali istenilen arazi toplulaştırmasının hangi parseller yönünden talep edildiği hususunda çelişki ve belirsizliğe neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava dilekçesinde 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Aksaray Ortaköy Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Aksaray İli, Ağaçören İlçesi, ... Köyünde gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin hangi parseller yönünden talep edildiği konusundaki çelişki ve belirsizliklerin giderilmesi için dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.