Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/14007 E. 2024/2063 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/14007
Karar No
2024/2063

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14007 Karar No : 2024/2063 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Mermer İnşaat Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İli, Sivrihisar İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "... (ER...) Ruhsat Numaralı II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi, harita mühendisi ve biyologdan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun ve dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile nihai ÇED raporu ve eklerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan ...(ER...) Ruhsat Numaralı II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı projesinin, nihai ÇED raporunun içeriğinin eksik ve yetersiz olduğu, yapılması planlanan projenin etkilerin raporda tam değerlendirilmediği, projenin toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstererek çevreyi kirletebileceği, projede gerekli çevreyi korumak için önleyici önlemlerin bulunmadığı, projedeki faaliyetlerin, ÇED sürecindeki eksiklikler nedeniyle çevre ve insan sağlığına işletme sürecinde olumsuz etkilerinin yaşanması ihtimalinin olduğu değerlendirildiğinde, dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bitkisel toprağın arazide aynı kalınlıkta olmadığı, proje alanındaki kayacın yüzeyde mostra verdiği, saha genelindeki toprak kalınlığının çok az ya da hiç topraksız alanlardan oluştuğu, yüzeyde mostra veren bu alanlarda profil çukuru açmaya gerek bulunmadığı, ÇED raporuna göre bitkisel toprak hesabının, ortalama alınan 5 cm kalınlık, sıyrılacak toprağın kapsadığı alan ve toprağın yoğunluğu baz alınarak yapıldığı ve bu hesaba göre ÇED alanında bitkisel toprağın depolanması için ayrılan alanın yeterli bulunduğu, bu nedenle bilirkişilerce bitkisel toprak hesaplanmasında eksik görülen bilimsel çalışmanın içeriğinin de ne olduğunun anlaşılamadığı, bilirkişi raporunda eleştirilen verime bağlı hesaplamalara ilişkin verilerin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne verildiği, bu bilgilerin ÇED raporunda yer almadığı, üretimin, bilirkişi raporunda sayı olarak yetersiz olduğu düşünülen loader veya ekskavatör ile değil, 3 adet tel kesme makinesi ve 4 adet sayalama makinesi ile yapılacağı ve bu sayının yeterli olduğunun değerlendirildiği, bilirkişi raporundaki üretim aşamasında kesim telinin soğutulması için kullanılan suyun metalik ürünler içerdiği, yeraltı suyuna karışarak suları kirleteceği görüşünün soyut olduğu, flora ve faunayla ilgili tespitlerin sadece arazi çalışmalarına dayanmadığı, literatür çalışmalarında da yararlanıldığı, proje hakkında ilgili kurumlardan görüşler alındığı ve ÇED raporunda muhtemel risklere ve bu risklere karşı alınması taahhüt edilen önlemlere yer verildiği, dolayısıyla yeterli olan ÇED raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/14007, K. 2024/2063, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-14007-e-2024-2063-k-d8b8d39744ec