Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/11954 E. 2023/6313 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/11954
Karar No
2023/6313

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11954 Karar No : 2023/6313 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. Mehmet Gölebatmaz KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... İli ... Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Söke İlçesi, ... Balıkçı Barınağı Açıkları Mevkiinde ... İli Su Ürünleri Yetiştiriciliği Üretici Birliği tarafından yapılması planlanan "Kültür Balıkçılığı Tesisleri" projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu 4 nolu Potansiyel Su Ürünleri Yetiştirme Alanında 28 adet açık deniz ağ kafesinin 45.000 m2 - 67.500 m2 arasında değişen deniz alanında, 500 ton/yıl - 2.000 ton/yıl kapasitesiyle planlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Tesisi projesinin, hali hazırda su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinin faal olarak bulunduğu bir alanda gerçekleştirileceği, projenin gerçekleştirileceği alanın Büyük Menderes Deltası Milli Parkına uzaklığının 1,98 km, en derin yerinin 79 metre, en sığ yerinin 56 metre olduğu, kapalı koy olmadığı, körfezlerin dışında olan bir alan olduğu, tekne ve yatların seyrüsefer güzergahında bulunmadığı, projenin çevre, turizm, arkeoloji, deniz yaşamı ve biyolojisi gibi hususlarda mevzuatında öngörülen şartlara uygun olarak hazırlandığı, davaya konu ÇED Raporuna esas projenin çevreye olabilecek etkilerinin incelenerek olası olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlerin mevzuatına uygun bir şekilde belirlendiği, bu suretle davaya konu projeye ilişkin ÇED raporunun mevzuatına uygun olarak tesis edildiğinin anlaşılmakta olduğu, işletmenin faaliyeti sırasında bu önlemlere uyulması önemli olmakla birlikte bu hususun işletmenin kuruluşuna değil, faaliyetine ilişkin olduğu ve bu nedenle işletmenin faaliyete geçmesinden sonra söz konusu önlemlere uyulup uyulmayacağı hususunun, ÇED raporunun hukuka uygunluğunun denetimi sırasında değerlendirmeye alınabilecek bir husus olmadığı, diğer taraftan, davalı idarece 24/12/2020 tarihinde halkın katılımı toplantısı düzenleneceğinin yer, tarih ve saati belirtilmek suretiyle ulusal ve yerel yayın yapan iki ayrı gazetede ilan edildiği, pandemi nedeniyle toplantının açık alanda yapılacağının belirtildiği, ilan edilen tarih ve saatte başlatılan toplantıya ilişkin tutanak tutulduğu, söz konusu tutanakta; toplantı alanının covid 19 salgını nedeniyle sağlık açısından tehlike arz edeceği, herkesin ulaşabileceği bir yer olmadığı, toplantının açılmadığı ve benzeri yönde itirazlara yer verildiği görülmekle davaya konu projenin gerçekleştirilmesinin istenilmemesi nedeniyle toplantıya itirazların bulunduğu anlaşılmakta ise de toplantının muhakkak olarak uzlaşma ile sonuçlanması gerektiği yönünde herhangi bir mevzuat kuralı bulunmadığı, dolayısıyla yalnızca halkın katılımı toplantısı sırasında, toplantının yer ve zamanına ilişkin itirazlar nedeniyle uzlaşma ile sonuçlanmamış olmasının, dava konusu "ÇED Olumlu" kararını hukuka aykırı hale getirmeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; bölgede mevcut olan üretim tesisleri ile birlikte kümülatif bir çevresel etki değerlendirmesi yapılmadığı, dava konusu tesisin Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Milli Park sınırlarında veya söz konusu alanı etkileyebilecek bir konumda olduğu, bu konu ile ilgili de bir değerlendirme yapılmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/11954, K. 2023/6313, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-11954-e-2023-6313-k-1b4a10b2e6c9