Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2023/11674 E. 2023/7067 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/11674
Karar No
2023/7067

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11674 Karar No : 2023/7067 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... . İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda "çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir veya çevresel etki değerlendirmesi olumlu" kararı alınmaksızın inşai faaliyete başlandığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 10/2 ve 20(e) maddeleri uyarınca verilen idari para cezasının tahsiline yönelik 2.172.123,20-TL tutarındaki... tarih ve ... takip nolu ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; dava konusu edilen ödeme emrinin dayanağı çevre para cezasının iptali istemiyle .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan bu davanın yargılama sürecinin devam ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, ödeme emrinin düzenlendiği 21/02/2019 tarihi itibarıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2020/4179, K:2022/4945 kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak 2872 sayılı Çevre Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağının açık bir şekilde belirtilmiş olduğu, bu düzenleme uyarınca, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden itibaren mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda, cezanın iptali istemiyle dava açılması halinde de borcun kesinleşmesi beklenilmeksizin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezanın takip ve tahsili yoluna gidilebileceği, çevre para cezalarının tahsili konusunda getirilen istisnai nitelikteki bu düzenleme dışında, aynı Kanunun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, idari para cezalarının tahsili usulü hakkında Kabahatler Kanununun uygulanacağına ilişkin hükmün ise, Çevre Kanununun 25. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ilgili tahsil dairesinin, vadesinde ödenmeyen idari para cezasına karşı açılan davaların kesinleşmesinin beklenmeyeceği yolundaki özel düzenleme dışındaki 5326 sayılı Kabahatler Kanununda öngörülen diğer usul ve esaslar dahilinde borcun tahsili işlemlerinin yürütülmesine ilişkin olduğu öte yandan, ödeme emrinin dayanağı para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile ...İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu para cezasının cebren tahsili için kesinleşmesinin zorunlu olduğu, Çevre Kanununa Göre Verilecek İdari Para Cezalarında İhlalin Tespiti ve Ceza Verilmesi ile Tahsili Hakkında Yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca kesinleşmeyen amme alacağının tahsilinin mümkün olmadığı, 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliğinde de aynı doğrultuda düzenlemenin mevcut olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2023/11674, K. 2023/7067, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2023-11674-e-2023-7067-k-35e1688747ab