Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10368 E. 2024/5741 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10368
- Karar No
- 2024/5741
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10368 Karar No : 2024/5741
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının dava konusu toplulaştırma işlemine dahil edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerindeki hisseleri ile alanının bir bölümü toplulaştırma işlemine dahil edilen ... nolu kadastro parselinin toplulaştırma işlemine dahil edilen bölümündeki hissesine isabet eden toplam 4.432,58 m² alanın tamamının kendisine toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu kadastro parsellerinden birinin üzerinde, tarımsal açıdan üretim yapabileceği bir alanda tahsis edilmesi gerekirken ve dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanak mevcut iken dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanağın değerlendirilmediği, 4.432,58 m² hakedişinin dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda oluşan ...,..., ..., ...,..., ...ve ...toplam 7 adet parselden küçük paylar şeklinde kendisine tahsis edildiği, çok sayıda kişi ile birlikte paydaş duruma getirildiği, bu nedenle payını pratikte kullanma olanağının bulunmadığı, hissedarı olduğu parsellerden ... ve ... nolu kadastro parsellerinden gelen hakedişin tahsis edildiği toplam 21.999,69 m² alana sahip ... ada, ... nolu parselin en/boy oranın 1/3 ila 1/7 arasında olacak şekilde oluşturulması gerekirken ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, en/boy oranının yaklaşık 1/10,7 oranında olacak şekilde oluşturulduğu, hissedarı olduğu parsellerden olan ... nolu kadastro parselinden gelen hak edişin kendisine tahsis edildiği ... ada, ... nolu parselin, ... nolu kadastro parselinden gelen hak edişinin kendisine tahsis edildiği ... ada, ... nolu parselin, ..., ... ve ... nolu kadastro panellerinden gelen hak edişin kendisine tahsis edildiği ... ada, ... nolu parselin herhangi bir sulama kanal ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulan parseller olduğu, bu nedenle dava konusu toplulaştırma uygulamasının, 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.