Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10238 E. 2024/5881 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10238
- Karar No
- 2024/5881
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10238 Karar No : 2024/5881
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacıların hissedarı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırma uygulamasının yeniden değerlendirilerek düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ..., ..., ..., ..., .., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davacıların hissedarı olduğu taşınmazların büyük bir kısmının toplulaştırma sonrasında aynı yerinde korunarak, diğer kısımlarının da hissedarı oldukları diğer taşınmazlar dikkate alınarak davacılara uygulamalar kapsamında yapılan kesintiler sonucunda hakedişleri olarak belirlenen hisselerin verildiği, toplulaştırma sonucu oluşan parsellerin önceki parseller ile aynı nitelik ve verimliliğe sahip olduğu, toplulaştırmaya giren tüm parsellerden taşınmazların konumu, verimliliği gibi hususlar dikkate alınarak yapılan derecelendirme sonucu aynı oranda kesinti yapıldığı, toplulaştırma sonrasında tahsis edilen parsellerin dağıtımında hakkaniyet ve eşitlik ilkesinin gözetildiği ve mevzuat hükümleri ile belirlenen ilke ve kurallara uygun hareket edildiği anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; ... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, dava dilekçesi ekinde sunulan mülkiyet belgelerine göre anılan taşınmaza davacıların malik olmadığı, bu kısım için davacıların hukuken korunabilen menfaat bağının bulunmadığı anlaşıldığından, anılan parsele yönelik olarak davacıların ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... mahallesinde yer alan ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, dava konusu işlemlerin diğer taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacıların malik olmadığından bahisle bu parsel yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, ... parsel sayılı taşınmazın ... payının ...'e ait olduğu, ...'in 06/12/2012 tarihinde vefat ettiği, davacıların da ...'in mirasçıları olduğu ve Gaziantep 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesini dosyaya sundukları ve dolayısıyla ... parsele ilişkin dava açma ehliyetlerinin bulunduğu, buna göre davacıların mirasçı sıfatı ile malik oldukları ... parselin de incelemeye dahil edilmek suretiyle bir değerlendirme yapılması gerektiği halde davacılara ait olmadığından bahisle ... parsel dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığı, bu nedenle ... parselin davacıların murisine isabet eden payın da dahil edilmek sureti ile yeni bir inceleme yapılması gerektiği, öte yandan davalı idarenin 06/10/2013 tarih ve 28787 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23/08/2013 tarih ve 2013/5319 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Uygulama Alanı ilan edildiğini belirttiği halde 27/02/2010 tarihli ve 27506 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Uygulama Alanı ilanını dikkate alarak sabit tesis değerlendirilmesi yapıldığı, ancak sabit tesise ilişkin değerlendirmede Toplulaştırma alanı ilanı ile birlikte mahalline gidilerek, alanda bulunan ve Bölge koşullarına göre sabit tesis sayılabilecek yapı, tesis ve diğerleri tutanakla belirlenmesi ve Toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı, mal sahiplerinin ileride herhangi bir zarar ziyan talebinde bulunamayacağı, bunların tazminata konu olamayacağı alışılmış usullerle duyurulması gerektiği hususunun dikkate alınmadığı ve sabit tesise ilişkin anılan tutanak ve duyurulara ilişkin dosyada herhangi bir belge de bulunmadığı göz önüne alınarak, toplulaştırma işleminin niteliği gereği davacıların aynı proje alanında bulunan ve "..." işletme numarası altında yapılan toplulaştırma işlemine konu olan ve Mahkemenin ... Esası ile dava konusu edilen parsellerin de birlikte değerlendirilerek, davacıların itirazlarının da karşılanması sureti ile mahallinde keşif icrası ile oluşturulacak yeni heyet ile bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, eksik bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, ... parsel sayılı taşınmazın davacılara ait olmadığı, davacıların bu parselde fuzuli işgalci oldukları, davacı müşterek maliklerin eski parsellerinin 13 parça iken yapılan uygulama ile 5 parçaya düşürüldüğü, yapılan toplulaştırma işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.