Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10062 E. 2024/4368 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10062
- Karar No
- 2024/4368
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10062 Karar No : 2024/4368 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 14/06/2010 tarih ve 2010/596 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen, Yozgat Gelingüllü Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında bulunan, Yozgat ili, Yerköy ilçesi, ... Köyü'nde, davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin toplulaştırma işleminin ve taşınmazın eski konumuna getirilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu edilen ... ada ... nolu kadastro parselinin uygulama ile bulunduğu yerden tek bir parsel olarak verme imkanı olduğu halde, kök parselin bir kısmının eşdeğer olmayan taşlık ve toprak sınıfının daha düşük olduğu yerden ve diğer bir kısmının ise yer yer 1-1,5 metre kot farkı bulunan ve işletme maliyetinin fazla olacağı yerden tahsis edilmesinin hatalı olduğu, arazi toplulaştırması tanım ve amaçları gereği davacının haklarının ilgili mevzuat kapsamında yeterli düzeyde korunmadığı uyuşmazlık konusu toplulaştırma işlemi ile davacıya yapılan tahsisin, arazi toplulaştırmasının amacına, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olarak yapılmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminde uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı tarafından talep edilmeyen hususlar nazara alınarak işlem tesis edildiği, taşınmazın güneyinden boydan boya dere geçtiği, aynı kot farkının eski taşınmazda da mevcut olduğu, tahsisin eşdeğer olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; ... ada ... numaralı kadastro parseline karşılık davacıya, ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, parselin bir kısmının yol alanına isabet ettiği, bu nedenle, uygulama ile kök parsel içerisindeki bir kısım ağaçlar ve bağ çubuklarının korunmadığı, keşif tarihinde fiilen bahçe olan dava konusu ... ada ... nolu parsel üzerindeki ağaç ve bağ çubuklarının toplulaştırma ilanından sonra yetiştirildiği anlaşıldığından sabit tesis olarak kabul edilemeyeceği ancak kök parselin bir kısmının eşdeğer olmayan taşlık ve toprak sınıfının daha düşük olduğu yerden ve diğer bir kısmının ise 1-1,5 metre kot farkı bulunan ve işletme maliyetinin fazla olacağı yerden tahsis edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu parselin uygulama alanı olarak tespit edilmesine ilişkin 14/06/2010 tarih ve 2010/596 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 28/07/2010 tarih ve 27655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak ilan edildiği dikkate alındığında, bu tarihten çok sonra 2015 yılında yetiştirildiği anlaşılan bahçenin sabit tesis olarak kabul edilemeyeceği, arazinin kuzeyinden yol geçtiği dolayısıyla kuzeyden kesinti yapılmasının zorunlu olduğu, parselin doğudan batıya doğru kaymasının ise komşu parselden yapılan yol ve katılım payı kesintisinden kaynaklı olduğu, bu durumda parseldeki kayma ve kesintilerin tamamının teknik zorunluluktan kaynaklandığı, davacı adına, toplulaştırmanın amacına uygun bir şekilde dikdörtgen olarak planlanmış parsel verildiği, parselin birebir eski sınırıyla korunmasının mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, endeks değerleri, kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.