Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/5858 E. 2024/5166 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/5858
- Karar No
- 2024/5166
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5858 Karar No : 2024/5166 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...-Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2019 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'i olan 1.400.000-TL'nin ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden yapılan tahakkukun iptali ile ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümünün davacı şirket tarafından 2017 yılının Aralık dönemine ait olup 23/03/2018 tarihinde pişmanlık hükümleri uyarınca verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden yararlanmasına engel olup olmayacağına ilişkin olduğu, söz konusu indirimden faydalanabilmek için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olmasının şart koşulduğu, kanuni süresi içerisinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin vergi indiriminden yararlanılmasına engel teşkil etmeyeceği ancak indirimden yararlanılabilmesi için bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresinde ödenmiş olması gerektiği dikkate alındığında, anılan döneme ilişkin tahakkuk eden vergileri vadesinde ödememek suretiyle pişmanlık hükümlerini ihlal ettiği ve hakkında tarhiyat yapıldığı tartışmasız olan davacının söz konusu şartları taşımadığı anlaşıldığından yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 23/03/2018 tarihinde verdiği katma değer vergisi düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergi indirimin hesaplanacağı 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği 28/05/2020 tarihinden önce ödendiğinden 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121 maddesinin 2. fıkrasının (3) numaralı bendindeki şartın ihlal edilmediği ayrıca indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu 2019 yılı ile bu yıldan önceki son iki yıla ait başkaca vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmediği yolunda bir tespit ve iddia olmadığı gibi aynı maddenin 2. fıkrasının (1) numaralı bendindeki, parantez içi hüküm dikkate alındığında, kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak pişmanlıkla 23/03/2018 tarihinde verilen beyannamenin bu şartı ihlal etmeyeceği, öte yandan, davacı hakkında bu süre içerisinde beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmadığı gibi pişmanlıkla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden verginin 15 günlük vadesinde ödenmemesi nedeniyle pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmesi sonrasında 1 sayılı ceza ihbarnamesi ile kesilen vergi ziyaı cezasının, davacı hakkında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat olduğu anlamına gelmeyeceği, bunun dışında davalı idarece davacının sözü edilen yasal düzenlemede öngörülen indirimden yararlandırılmasına engel bir durumun ileri sürülmediği de anlaşıldığından ihtirazi kaydının kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı, 2019 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ve tahakkuk fişine göre davacının fazladan nakden ödediği bir tutar veya kendisine ödenmesi gereken bir tutarın da söz konusu olmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının tahakkuk yönünden davanını reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tahakkuk iptal edilmiş, ödenen tutarın iadesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu ise reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket tarafından 23/03/2018 tarihinde pişmanlık hükümleri uyarınca verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesildiği dolayısıyla adına tarhiyat yapıldığı açık olan davacı vergi indiriminden yararlanılamayacağından dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121 maddesinin 2. fıkrasının (1) numaralı bendinde, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket tarafından 2017 yılının Aralık dönemine ilişkin olarak verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin 15 günlük vadesinde ödenmemesi nedeniyle pişmanlık hükümlerinin ihlal edildiği ve bu nedenle adına tarhiyat yapıldığı anlaşılan davacının 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121 maddesinin 2. fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen şartı taşımadığı ve vergi indiriminden yararlamayacağı açık olup ihtirazi kaydının kabul edilmemesi suretiyle yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.