Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/3457 E. 2025/697 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/3457
Karar No
2025/697
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/3457 Karar No:2025/697

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından kanuna karşı hile ve yalan beyanda bulunulduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bayilik lisansının iptal edilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından Denetim Daire Başkanlığına gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı içeriğinde, ... isimli şahıs hakkında yapılan araştırmada adı geçenin 02/09/2019 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, anılan şahıs ile ilgili olarak EPVYS kayıtları üzerinden yapılan incelemede, ...'nün halen yürürlükte bulunan ...numaralı bayilik lisansına sahip davacı şirketin %100 hisseli ortağı olduğu ve istasyonda akaryakıt satışının devam ettiğinin tespit edildiği, davacı şirkete ...tarih ve ... sayılı yazı ile mevzuatın öngördüğü belgelerin davalı idareye ibraz edilmesinin ve ortaklığın güncellenmesinin talep edildiği, davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile vefat sonrası şirketin yöneticisiz kalması sebebiyle yönetici kayyımı atanması için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile şirkete kayyım atandığı, ancak kararın henüz kesinleşmediği, davacı şirket adına düzenlenmiş ve halen yürürlükte olan ... numaralı bayilik lisansı ile ilgili olarak... tarih ve ... sayılı yazı ile dağıtıcı tadili başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvuru kapsamında davalı idareye 10/02/2017 tarihli ve noter tarafından 26/11/2019 tarihinde onaylanmış müteveffa ...'ye ait bir imza sirküleri, aynı şahsa ait imzanın bulunduğu bir bayilik sözleşmesi ve diğer beyanların ibraz edildiği hususunun belirtildiği, yapılan değerlendirmede davacı şirketin gerçek dışı beyanda bulunduğu gerekçesiyle doğrudan soruşturmaya başlandığı ve yapılan soruşturma neticesinde, davacı şirketin %100 ortağı olan ...'nün 02/09/2019 tarihinde vefat ettiği, fakat vefatının ardından 26/11/2019 tarihinde müteveffaya ait imza sirkülerinin noter tarafından onaylandığı, ayrıca vefatının altı ay içerisinde davalı idareye bildirilmediği hususlarının tespit edildiği, söz konusu soruşturma sonucunda davacı şirketin "kanuna karşı hile ve/veya yalan beyanda bulunma" eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle lisansının iptal edildiği, bu durumda, ... lisans numaralı davacı şirketin, faaliyetlerine devam edebilmesi amacıyla, hukuken geçerliliğini yitirmiş imza sirkülerini notere onaylatmak suretiyle davalı idareye sunarak dağıtıcı tadil başvurusunda bulunmasının, davalı idareyi yanıltmaya yönelik bir eylem olduğu ve bu eylemin "kanuna karşı hile ve/veya yalan beyanda bulunma" fiiline uyduğu anlaşıldığından, davacı şirketin bayilik lisansının iptal edilmesine yönelik Kurulu Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacı şirket temsilcisinin 02/09/2019 tarihinde vefat ettiği, ancak davacı şirkete kayyım atanmasının 29/03/2021 tarihinde mümkün olduğu, her iki tarih arasındaki sürede davacı şirketin imza sirkülerini kullanmasının zaruri olduğu, ticari şirketlerde devamlılığın esas olduğu, davacı şirketin işlerinin "vekaletsiz iş görme" kuralları çerçevesinde yürütüldüğü, davaya konu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/3457, K. 2025/697, T. 11.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-3457-e-2025-697-k-8b1d6ac9f270