Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/958 E. 2025/821 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/958
- Karar No
- 2025/821
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/958 Karar No:2025/821
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı veya dolumu yapıldığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 87.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; Konya İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri tarafından yapılan denetimde, tank doluluk oranlarının otomasyon sistemine hatalı yansıdığının fiili ölçümler ile otomasyon sistemindeki bilgiler karşılaştırılmak suretiyle tespit edildiği, gün içinde yapılan satış raporlarının da denetim tutanağına eklendiği görüldüğünden, otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmamasına rağmen satış yapıldığının anlaşıldığı; Bu durumda, davacı şirketin, istasyon otomasyon sistemi stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesini teminen istasyonlarında kurulu olan otomasyon sisteminin güvenliğinden sorumlu olmasına rağmen, otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmamasına rağmen akaryakıt satışı faaliyetine devam ettiği dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığından, davalı idarece 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrasında belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden idari para cezası uygulanmasında, ölçülülük ilkesine ve 5015 sayılı Kanun'un amacına aykırılık görülmediğinden mevzuata aykırı bu fiili karşılığında 87.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı şirketin idari para cezasına konu olan eylemi nedeniyle davacı şirket hakkında daha önce usulüne uygun bir şekilde soruşturmanın yapılması ve savunmasının alınması karşısında, yargı kararının uygulanması aşamasında farklı mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, işlem tesis edilmesi nedeniyle yeniden soruşturma yapılmasını ve savunmasının alınmasını gerektirecek koşulların oluşmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme dayanak alınan soruşturmanın denetim tarihinden bir buçuk yıl sonra başlatıldığı, anılan raporda taraflarına isnat edilen fiilin mevzuat hükümlerine hangi gerekçeyle aykırı olduğu hususunun açıklanmadığı, sadece tespite ve ihlal edildiği iddia edilen hükümlere genel olarak değinildiği, yapılan denetim sonucunda ihlal edildiği iddia edilen otomasyon sisteminin çevrimdışı olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, denetim esnasında görülen prop arızasının denetimden bir gün sonra giderildiği, prop arızasının mevcudiyetinin otomasyon sisteminin çevrimdışı olduğu anlamına gelmediği, dava konusu işleme dayanak alınan 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen bayiliğin sorumluluklarına aykırı bir hareketi olmadığı, otomasyon sistemindeki verilerden dağıtıcı firmanın sorumluluğunun bulunduğu, idari para cezasının üst sınırdan verilmesinin ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.