Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/288 E. 2025/1931 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/288
Karar No
2025/1931
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/288 Karar No:2025/1931

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Mahallesi, ... Sokak, No:... Antakya/HATAY adresinde bulunan davacıya ait iş yerinde 02/07/2020 tarihinde yapılan denetimde, lisanssız bayilik faaliyeti yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 153.225,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait iş yerinde gerçekleştirilen denetimde düzenlenen 02/07/2020 tarihli e-yoklama fişinde; davacının Ocak 2020 tarihinden beri akaryakıt satışı yaptığı, ancak herhangi bir resmi kurumdan alınan izinlerinin olmadığı, 10 ton hacimli demir bidonda yaklaşık 3000 lt; 55 lt hacimli plastik bidonda 15 lt civarında dizel akaryakıt bulunduğu, 9 ton hacimli plastik bidonun ise boş olduğu, bahse konu akaryakıtın ... Petrol'den satın alındığı ve yakıtın anılan petrole ait bir araçla hali hazırda faaliyet gösterilen yere getirildiği, denetim yapıldığı sırada mevcut olan akaryakıta ait faturanın bulunmadığı, ancak denetim esnasında 01/07/2020 tarihli e-faturanın "whatsapp" uygulaması üzerinden davacının telefonuna gönderildiği, akaryakıtın ağırlıklı olarak ... Mahallesi'nde çiftçilikle uğraşan kişilere satıldığı, yakıtın depoladığı 9 ton hacimli plastik bidonun Antakya Çevre Yolu üzerinden, 10 ton hacimli demir sactan yapılan tankın Kırıkhan'dan, sayaç ve diğer teçhizatların ise İskenderun'dan satın alındığı, günlük cirosunun 300 lt (satış fiyatının 5.50-TL), haftalık 1.500 lt ve aylık 7.000 lt olduğu hususlarının kayıt altına alındığı, anılan e-yoklama fişinin davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan e-yoklama imza formu aracılığıyla imzalandığı, davacıya ait işyerinde akaryakıt tedarikine ilişkin gelişmiş bir düzenek kurulduğu, bulunan malzemelerin davacının zirai ve ticari faaliyetlerindeki ihtiyacından çok daha fazla akaryakıtın depolanması ve tedarikine ilişkin olduğu, davacıya ait depo ve eklentilerinde tespit edilen 10 ton ve 9 ton hacimli 2 adet tank ve bu tanklarda kendi ihtiyacı için 3.000 lt akaryakıtın depolanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, söz konusu depo ve eklentilerde tespiti yapılan ölçüm aparatları ve taşınabilir sayacın varlığının ise akaryakıt satışı yapıldığına karine teşkil ettiği, bu durumda, davacıya ait iş yerinde lisanssız bayilik faaliyeti yapıldığının sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işleme esas alınan fiil, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında belirtilen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılmadığından, 7164 sayılı Kanun'la 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesine eklenen ihtar müessesinin somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı da belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilk derece Mahkemesi kararında, dava konusu işleme dayanak alınan 02/07/2020 tarihinde yapılan denetime ilişkin e-yoklama fişinin "herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan e-yoklama imza formu aracılığıyla imzalandığı" belirtilmişse de bu husus hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığı, lisanssız olarak akaryakıt satışı yaptığına dair somut bir delilin bulunmadığı, bahse konu denetimde sadece tank ve akaryakıt bulunduğunun tespit edilmesi sebebiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, denetim sırasında taşınmazının çevresi ve eklerinin denetlenmediği, belgelendirmek amacıyla fotoğraflarının çekilmediği, yalnızca mavi su tankerlerinin bulunduğu kısımlarının fotoğrafının çekildiği, bu durumun eksik inceleme yapıldığının kanıtı niteliğinde olduğu, denetim yapılan taşınmazının etrafında tarım için ayrılmış olan arazilerinin ve ormanlık alanların bulunduğu, çiftçilik için kullanılan bu arazilerde göçmen işçilerin çalıştırılması sebebiyle birçok güvenlik önleminin alındığı, bu nedenle akaryakıtın toplu bir şekilde satın alınarak uzun dönemler boyunca kullanıldığı, bu sayede kaçakçılık faaliyetinin önüne geçildiği aynı zamanda çiftlik sahiplerinin de maddi açıdan zarar etmesinin önlendiği, öte yandan bahse konu denetimin davalı idare ekiplerinin katılımı olmaksızın yalnızca kolluk görevlilerince yapılmasının hukuka aykırı olduğu, anılan denetimde perakende olarak civardaki çiftçilere akaryakıt satışı gerçekleştirildiğinin kayıt altına alındığı ancak bu hususa ilişkin herhangi bir somut delil sunulamadığı, idarece böyle bir tespit yapılmış ise bu durumun açık ve net bir şekilde belirtilmesi, hangi çiftçiye ne zaman, ne miktarda satış yapıldığının tutanak altına alınması gerektiği, aksi durumun savunma hakkını kısıtladığı, dava konusu idari para cezasının fahiş miktarda olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/288, K. 2025/1931, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-288-e-2025-1931-k-675b216de4b6