Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2022/4622 E. 2024/1422 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2022/4622
- Karar No
- 2024/1422
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/4622 Karar No:2024/1422 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kimya Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin lisans almaksızın madeni yağ üretimi faaliyetinde bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 686.784,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 17/12/2010 tarihinde madeni yağ lisans başvurusunda bulunan davacı şirketin, dosya kapsamında sunduğu yeminli mali müşavir raporuna göre 2010 yılında beton kalıp yağ üretimi yaptığının anlaşılması üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce iş yerinde yapılan inceleme neticesinde 05/09/2011 tarihinde iş yeri yetkilisi huzurunda düzenlenen ve imzalanan tutanağa göre, 2010 yılı Ocak ve Ekim ayları arasında 49.202 kg atık yağ toplandığı, toplanan bu atık yağlardan 9.379 kg beton kalıp yağ üretimi gerçekleştirildiği, üretilen bu yağların satılmayarak lisans alındıktan sonra satışa konu edildiği belirtilerek, üretilen beton kalıp yağlar 2380 sayılı Kurul kararına göre madeni yağ olarak kabul edildiğinden ve üretimi lisansa tâbi olduğundan, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 1. numaralı alt bendi uyarınca davacı şirkete 2011 yılına ilişkin 739.666,00-TL tutarında verilen idari para cezasının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 14/01/2019 tarihli ve E:2012/2384, K:2019/104 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, Anılan kararın gerekçesi doğrultusunda davacı şirket hakkında açılan soruşturma sonucunda 2010 yılında lisans almaksızın madeni yağ üretimi faaliyetinde bulunulduğunun tespiti üzerine, dava konusu Kurul kararıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde 2019 yılında yapılan değişiklik öncesi fiilin işlendiği tarihteki (2010 yılı) Kanun hükmü uyarınca 686.784,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, Davacı şirketin lisans almaksızın madeni yağ üretimi yaptığından bahisle başlatılan soruşturma kapsamında 09/05/2019 tarih ve E.22642 sayılı yazı ile davacının bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebligatın belirtilen adrese posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, resmî veya özel müessese ve dairelerden davacının adresine yönelik bir araştırma yapılmaksızın, savunma isteme yazısının 08/07/2019 tarih ve 30825 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, Bu durumda, konuya ilişkin Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece tebligatın yapılamadığından bahisle yukarıda belirtildiği şekilde adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında yapılan tespitler sonucunda ... tarihli ve ... sayılı Kurul kararıyla uygulanan idari para cezasının Mahkeme tarafından iptal edildikten sonra yeniden soruşturma başlatılarak iptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden işlem tesis edildiği, işlem tesisinden önce savunma istem yazısının tüzel kişinin Kurum kayıtlarındaki iletişim adresine, davacının Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarındaki iş adresine ve 04/01/2016 tarih ve 8981 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ticari merkez adresi olarak ilan edilmiş olan adresine gönderildiği, ancak şirketin adreste bulunamaması nedeniyle evrakın tebliğ edilmediği, sonrasında da ilanen tebliğe çıkıldığı, yeterli adres araştırması yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : 17/12/2010 tarihinde madeni yağ lisans başvurusunda bulunan davacı şirketin, dosya kapsamında sunduğu yeminli mali müşavir raporuna göre 2010 yılında beton kalıp yağ üretimi yaptığının anlaşılması üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce iş yerinde inceleme yapılmıştır. 05/09/2011 tarihinde iş yeri yetkilisi huzurunda düzenlenen ve imzalanan tutanağa göre, 2010 yılı Ocak ve Ekim ayları arasında 49.202 kg atık yağ toplandığı, toplanan bu atık yağlardan 9.379 kg beton kalıp yağ üretimi gerçekleştirildiği, üretilen bu yağların satılmayarak lisans alındıktan sonra satışa konu edildiği belirtilmiştir. Üretilen beton kalıp yağlar 2380 sayılı Kurul kararına göre madeni yağ olarak kabul edildiğinden ve üretimi lisansa tâbi olduğu tespitine dayalı olarak davacıdan yazılı savunma istenmiş, davacı tarafından sunulan yazılı savunma yeterli görülmeyerek Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 1. numaralı alt bendi uyarınca 2010 yılında tespit edilen fiil açısından davacı şirkete 2011 yılına ilişkin 739.666,00-TL tutarında idari para cezası verilmiş, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 14/10/2019 tarih ve E:2012/2384, K:2019/104 sayılı kararıyla, davacı hakkında, fiilinin karşılığı olarak, 2010 yılına ait idari para cezası (686.784,00-TL) yerine 2011 yılına ait idari para cezasının (739.666,00-TL) uygulandığı anlaşıldığından Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Anılan kararının uygulanmasını teminen davalı idarece doğrudan soruşturma başlatılmasına karar verilmiş ve 09/05/2019 tarihinde düzenlenen soruşturma raporu neticesinde, lisans almaksızın madeni yağ üretimi faaliyetinde bulunulduğundan bahisle dava konusu Kurul kararı tesis edilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin (31) numaralı bendinde, madeni yağ; baz yağına veya kimyasal sentez yöntemi ile işlenen maddelere, bazı katkıların ilâvesi sonucu, hareketli ve temas hâlinde olan iki yüzey arasındaki sürtünme ve/veya aşınmayı azaltma veya soğutma özelliğine sahip mamul hâline getirilen doğal veya yapay maddeler olarak tanımlanmış; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi için lisans alınmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurumun piyasa faaliyetlerini kendi personeli veya kamu kurum ve kuruluşları ile özel denetim kuruluşlarından hizmet alımı yoluyla denetime tabi tutacağı belirtilmiş; 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması hâlinde sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketten 2010 yılında lisans almadan madeni yağ üretimi yaptığı tespitine dayalı tesis edilen ilk idari para cezasına yönelik olarak yazılı savunma istendiği, davacı tarafından sunulan yazılı savunma yeterli görülmeyerek ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla idari para cezası verildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 14/01/2019 tarih ve E:2012/2384, K:2019/104 sayılı kararıyla; davacının 2010 yılı içerisinde üretim yaptığı maddenin 2380 sayılı Kurul kararına göre üretimi lisansa tâbi madeni yağ olduğunun kabul edildiği, buna göre davacı şirketin 2010 yılında lisans almadan üretim yaparak 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket ettiği, ancak davacı hakkında, fiilinin karşılığı olarak, 2010 yılına ait idari para cezası (686.784,00-TL) yerine 2011 yılına ait idari para cezasının (739.666,00-TL) uygulandığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmayarak işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararının sadece idari para cezası miktarına yönelik olduğu, iptal kararının uygulanması kapsamında 09/05/2019 tarih ve 529 sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği, yapılan soruşturmada fiilin niteliği ve uygulanan mevzuat düzenlemelerinde değişiklik olmadığı, aynı fiil ve aynı mevzuat düzenlemelerine yer verilerek davacı şirketten yeniden yazılı savunma alınması için savunma istem yazısı tebliğ edildiği, şirketin adreste bulunamaması üzerine ilanen tebliğ yoluna gidilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Dairemizin iptal kararının uygulanmasını teminen davacı hakkında soruşturma raporu düzenlenerek yeniden savunma istenilmişse de, ilk işlem öncesinde davacıdan usulüne uygun savunma alındığı, Dairemizce idari para cezası miktarı yönünden verilen iptal kararı üzerine bu husus doğrultusunda fiilin işlendiği tarihteki miktar üzerinden dava konusu işlemin tesis edildiği, fiilin niteliğinde ve uygulanan mevzuat düzenlenmelerinde bir değişiklik olmadığı, davacının dosya kapsamında sunmuş olduğu bir savunmasının bulunduğu, dolayısıyla yargı kararının icaplarına göre işlem tesis edilmesi bakımından idari para cezasına yönelik usuli sürecin yeniden işletilip yazılı savunma istenmesi gerekmediğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.