Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/1737 E. 2024/3863 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/1737
Karar No
2024/3863

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1737 Karar No:2024/3863 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu ... Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat Pazarlama Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden (...) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 06/02/2020 tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirket adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 339.814,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacının kanuni temsilcisi olduğu ... hakkında, 2012 yılında ekli tabloda belirtilen bildirimleri yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası uygulandığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca söz konusu para cezasının süresinde ödenmediği ve para cezasına karşı herhangi bir dava da açılmadığından idari yaptırım kararının kesinleştiği belirtilerek ... tarih ve ... sayılı yazı ile davalı idareden kamu alacağının tahsil edilmesinin istenildiği, ... adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 20/03/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, idari para cezasının, vadesinde ödenmemesi ve şirketin borçlarını karşılayacak miktarda mal varlığının tespit edilememesi üzerine şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceği sonucuna varılan kamu alacağı ile ilgili olarak 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca, şirketin kanuni temsilci olan davacı hakkında takip başlatıldığı anlaşılmıştır. ...'in Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silinip, 19/10/2015 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişiliklerinin, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona ereceği, olayda, adına ceza tahakkuk ettirilen şirketin tüzel kişiliğinin de ticaret sicilinden silindiği 19/05/2015 tarihinde sona ermiş olduğu, bu hukuki durum karşısında, asıl borçlu şirket adına tüzel kişiliği sona erdikten sonra alınan Kurul kararıyla uygulanan idari para cezasının hukuki sonuç doğurmayacağı, şirket yönünden usulüne uygun kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağının varlığından bahsedilemeyeceğinden, davaya konu idari para cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/1737, K. 2024/3863, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-1737-e-2024-3863-k-269540ad11d7