Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/5224 E. 2024/4651 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/5224
- Karar No
- 2024/4651
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/5224 Karar No:2024/4651
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Matbaacılık Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 17/09/2014-08/10/2014 döneminde gerçekleştirlen işlemlerin VI.104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle hakkında 22.407,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Borsa İstanbul A.Ş. tarafından davalı idareye gönderilen Gözetim Raporunda bulunan mevcut tespitler uyarınca ... Matbaacılık Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 17/09/2014-08/10/2014 döneminde gerçekleşen olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında yapılan incelemesi sonucunda ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nun düzenlendiği, söz konusu rapor uyarınca 17/09/2014-08/10/2014 döneminde davacı tarafından gerçekleştirlen işlemlerin VI.104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davacı hakkında 22.407,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; Sermaye Piyasası Kurulu Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesi'nce hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nda özetle, davacının, ... pay piyasasında inceleme döneminde toplam işlemlerin, alımların ve satımların %21,40’ını gerçekleştirdiği, gün bazında işlemlerine bakıldığında, alım işlemlerinin piyasadaki tüm alım işlemlerine oranının (18/09/2014 tarihinde) %27,36’ya, satım işlemlerinin tüm satım işlemlerine oranının (03/10/2014 tarihinde) ise %45,13’e kadar yükseldiği, inceleme döneminde 1.571 adet sözleşme ile 2.588.847 adet fiyat yükseltici alım işlemi (tüm fiyat yükseltici alım işlemlerinin %21,95’ini), 2.321 adet sözleşme ile 8.826.953 adet fiyat düşürücü satım işlemi (tüm fiyat düşürücü satım işlemlerinin %31,01’ini) gerçekleştirdiği, fiyat yükseltici işlemlerine gün bazında bakıldığında, 23/09/2014, 24/09/2014, 02/10/2014 ve 03/10/2014 tarihlerinde gerçekleştirilen fiyat yükseltici sözleşmelerin oranının sırasıyla %37,26, %53,34, %24,59 ve %22’ye ve fiyat yükseltici alım işlemi oranının ise 24/09/2014, 25/09/2014, 26/09/2014, 01/10/2014 ve 02/10/2014 tarihlerinde sırasıyla %50,55, %28,03, %34,81, %38,20 ve %39,32’ye ulaştığı, fiyat düşürücü işlemlerine gün bazında bakıldığında ise, 25/09/2014, 29/09/2014 ve 03/10/2014 tarihlerinde gerçekleştirilen fiyat düşürücü sözleşmelerin oranının sırasıyla %27,71, %33,22 ve %32,45’e ve fiyat düşürücü satış işlemi oranının ise 19/09/2014, 23/09/2014, 25/09/2014 ve 03/10/2014 tarihlerinde sırasıyla %41,67, %49,11, %42,80 ve %66,42’ye ulaştığı, 22/09/2014 tarihinde pay stokunun 2.827.209 adet ile toplam sermaye içerisinde %11,78 seviyesine ulaştığı, aynı tarihte stokunun fiili dolaşımdaki paya oranının %32,48 seviyesine ulaştığı, inceleme döneminde davacı tarafından gönderilen alım emir sayısının piyasadaki alım emir sayısına oranının birçok günde %20’den fazla olduğu, hatta bazı günlerde %40’a yaklaştığı, aynı durumun satım emirlerinde de benzerlik gösterdiği, davacının bu emir ve işlemlerinin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliğinde belirtilen piyasa bozucu eylemler olduğu, bu eylemleri nedeniyle aynı Tebliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiği tespitlerinde bulunulduğu; Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden, alım veya satım yapılmasında farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, fiyat yükseltmeye ve fiyat düşürmeye yönelik işlemler yapılması mevzuatta açıkça piyasa bozucu eylem olarak tanımlandığından ve davacının da inceleme yapılan dönem içinde toplam 2.588.847 adet (%21,95) fiyat yükseltici alım işleminin bulunduğu, bunun yanında toplam 8.826.953 adet (%31,01) fiyat düşürücü satım işleminin bulunduğu, dolayısıyla pay piyasasında oluşturduğu hareketlilik ile diğer işlemcileri yanıltan bir hareket içinde olduğu görüldüğünden, tesis edilen Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu işlemlerin yatırımcıları yanıltabilecek nitelikte ve nicelikte olup olmadığının Mahkemelerce araştırılmadığı, eksik incelemeye davalı hüküm kurulduğu, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, kararın gerekçesinin davalı idarenin iddialarının tekrarı mahiyetinde olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.