Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2021/2892 E. 2024/4362 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2021/2892
Karar No
2024/4362
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2892 Karar No:2024/4362

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 07/04/2017 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin dağıtıcısı olduğu bayiye ait akaryakıt istasyonunda 07/04/2017 tarihinde yapılan denetimde, (2), (3) ve (5) numaralı yer altı tanklarının fiili ölçümleri ile otomasyon sistemine yansıyan yakıt miktarları arasında farklılıklar olduğu, (2) ve (4) numaralı yer altı tanklarının bağlı olduğu satış tabancalarından test mahiyetinde verilen miktar kadar otomasyon sisteminde azalma olmadığı, ödeme kaydedici cihazlara yansıyan satış miktarları ile otomasyon sisteminde görünen satış miktarı arasında önemli farklılıkların olduğunun tespit edildiği, buna göre otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmadığı hususunun açık olduğu, dolayısıyla davacı şirketin de bayisinin otomasyon sistemindeki aykırılıkları denetimden önce davalı idareye bildirmediği, anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan “lehe kanunun uygulanması” ilkesi açısından yapılan değerlendirmede ise 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezalar yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe bulunmadığı gibi dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan fiilin, Kurul’un ... tarih ve ...-... sayılı kararında niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılmadığı görüldüğünden, 7164 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin olaya uygulanma imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, otomasyon sistemini kurarak yükümlülüklerini yerine getirdikleri, sistemin çalışır vaziyette olduğu, kaçak akaryakıt veya dağıtıcı dışı akaryakıt ikmalinin bulunmadığı, sisteme müdahalenin söz konusu olmadığı, somut olayda kusur ve menfaatlerinin bulunmadığı, 5015 sayılı Kanun'un otomasyon sistemine ilişkin hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğundan, somut norm denetim kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması ve ayrıca 7164 sayılı Kanun'la getirilen lehe düzenlemelerin kendilerine uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2021/2892, K. 2024/4362, T. 01.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2021-2892-e-2024-4362-k-9b7623905c1c