Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/393 E. 2024/2462 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/393
- Karar No
- 2024/2462
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/393 Karar No:2024/2462 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Sağlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tıbbi Sistemleri Elektrik Elektronik İletişim Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Bilgisayar ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... marka tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının teknik servisi hizmetleri pazarında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, müdahil şirketin eşit durumdaki alıcılara ayrımcılık yapmak, kendisine yönelik dışlayıcı davranışlarda bulunmak ve yayınlaması gereken yedek parça fiyat listesini eksik yayınlamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle yaptığı başvurunun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığından bahisle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin şikâyet başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların bir kısmının somut bilgi ve belgeye dayandırıldığı, bir kısmının ise somut bilgi belgeye dayandırılmamakla birlikte salt soyut beyanlardan ibaret olmadığı ve ihlâlin gerçekleşme şekli, yeri ve zamanıyla ilgili bilgileri içerir nitelikte olduğu, davacı şirketin şikâyet başvurusuyla ilgili olarak Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ'in 5. maddesinin 4. fıkrası gereğince işlem yapılmaması yolunda tesis ettiği dava konusu işlemin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edildiği, öte yandan, davalı idarenin dava konusu işlemin ekindeki tabloda şikâyet başvurusuna ilişkin olarak "(...) hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasına ilişkin olarak Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 14/04/2015 tarih ve E:2011/317, K:2015/1454 sayılı kararı ile iptal edilmiş, konunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla soruşturma açılmasına karar verilmesi ve müdahil şirket hakkında başlatılan soruşturma sonucunda ... tarih ve ... sayılı kararla idari para cezası verilmesine gerek olmadığına karar verilmesi ve davacı şirketin başvurusundaki iddiaların da bu kararın verildiği soruşturmadaki iddialarıyla benzer nitelikte olması (...)" değerlendirmelerine yer verildiği, davacı şirketin müdahil şirketle alakalı olarak 2010 yılında yapmış olduğu şikâyet başvurusu sonrası soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde tesis edilen işlemin Danıştay tarafından iptal edilmesi üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla başlatılan ve müdahil şirkete idari para cezası verilmesine gerek olmadığı şeklinde karara bağlanan soruşturmada her ne kadar 24/10/2016 tarihinde karar verilmiş ise de, bu kararın verildiği soruşturmanın 2010 yılında yapılan şikâyete ilişkin olarak yürütüldüğü, dava konusu işlemin tesisine sebep olan şikâyet başvurusunun ise söz konusu soruşturmaya konu şikâyet başvurusundan yaklaşık altı yıl sonra 07/10/2016 tarihinde yapılan başvuruya ilişkin olduğu, yaklaşık altı yıl sonra yapılan başvurulardaki iddiaların benzer kapsamda değerlendirilmesine olanak bulunmadığı hususları göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının başvurudaki iddialarının somut bilgi ve belge içermediği, ciddi ve yeterli olarak ortaya koyulmadığı, benzer iddialara ilişkin bir soruşturmanın bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve müdahile tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.