Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1233 E. 2024/2486 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1233
Karar No
2024/2486

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1233 Karar No:2024/2486 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Müflis ... Bankası A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 09/03/2014 tarihinde potansiyel ortaklık ilişkisi ile ilgili yapılan toplantıya sadece (A) grubu pay sahiplerinin bir bölümü çağırılarak diğer (A) grubu pay sahipleri ile diğer pay sahiplerine yönelik potansiyel ortaklık ilişkisiyle ilgili açıklama yapılmamasının II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin 23. maddesinin 5. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 280.091,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali ile 210.068,25-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından çeşitli tarihlerde davalı idareye sunulan yazılarda, 19/03/2014 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya (A) grubu pay sahiplerinden yirmi ikisinin davet edildiği, toplantıya davet edilmeyen (A) grubu pay sahiplerinin bulunduğu, toplantının (A) grubu pay sahibi ortaklar içerisinde nispeten yüksek oranda payı olan ve İstanbul'da ikamet edip kısa süre içerisinde yapılması planlanan toplantılara katılabilen ortaklarla yapıldığı, toplantıya davet edilen ortakların (A) grubu pay sahibi ortakların çoğunluğunu oluşturduğu, toplantıda Bankanın kamuya açıklanan finansal verilerine ilişkin sunum yapıldığı, hisse satın almak isteyebilecek yatırımcılara ilişkin ortakların yaklaşımının konuşulduğu ve bazı yatırımcıların Bankanın mevcut (A) grubu paylarının bir kısmını veya çoğunluğunu alma yönünde olası ilgilerinde, bu ilgileri karşılayacak çoğunlukta paya sahip ortakların değerlendirmesinin öğrenildiğinin ifade edildiği; Banka tarafından verilen cevabi yazılar ile eylemin açıkça ikrar edildiği ve bu şekilde sübuta erdiği, söz konusu Tebliğ'in 23. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen yatırımcılar arasında eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, ortaklar arasındaki eşitsizliğin davacının bilgisi dâhilinde yapıldığı, toplantıyla alakalı olarak kamuya herhangi bir açıklamanın yapılmadığı ve aykırılığın giderilmediği gözetilerek üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararanıda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yönetiminde olduğu, idarî para cezasının fahiş olduğu, ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığı, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir gerekçe bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1233, K. 2024/2486, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1233-e-2024-2486-k-b54202163b9c