Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1230 E. 2024/4762 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1230
Karar No
2024/4762
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1230 Karar No:2024/4762

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin ulusal marker kütle ölçüm cihazının kalibrasyonunu yaptırmaması sebebiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hakkında 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece 09/11/2015 tarihli denetimde tespit edilen 70 ml civarındaki marker stok fazlasının beyan üzerine ifade edilen miktar üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde ortaya çıktığı, millileştirme işlemleri tamamlandıktan sonra gerçek miktarın davalıya bildiriminin yapıldığı, diğer taraftan, davalıya bildirimi yapılan 02/11/2015, 03/11/2015, 05/11/2015, 09/11/2015 ve 10/11/2015 tarihli gözetim firması raporları dikkate alındığında işaretlemede kullanılan marker miktarının 5.328 gr değil 5.172 gr olduğunun anlaşıldığı, denetimin beyan edilen miktar üzerinden yapılması nedeniyle bahsi geçen fazlalığın ortaya çıktığı ve gözetim firmasının bahsi geçen millileştirme işlemi tamamlandıktan sonra davalıya millileştirilen akaryakıta ve kullanılan marker miktarına ilişkin gerçekleşen rakamları bildirdiği ve bu rakamlar üzerinden ortada herhangi bir farklılık bulunmadığı, davacı şirket hakkındaki soruşturma 5015 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırılıktan dolayı başlatılmış ise de, yapılan araştırma sonucunda tespit tutanağında yer alan stok farkının beyana dayalı hesaplamalar neticesinde ortaya çıktığı ve gerçeği yansıtmadığı, yani tespit tutanağında yer alan sonuç ile fiili ölçüm arasındaki farkın beyana dayanan yanlış hesaplamadan kaynaklandığı açıklanmışken, ulusal marker ölçüm cihazının kalibrasyonunun bulunmadığı ve cihazın 2 gr hassasiyetle ölçüm yaptığına ilişkin tespite ne şekilde ulaşıldığının belli olmadığı, Petrol Piyasası Daire Başkanlığı yazısında belirtildiği üzere kalibrasyonun bulunmadığı durumlarda ölçümün doğru sonuç vermeyeceği ve tutarlı olmayacağı, ölçüm cihazının kalibrasyonunun bulunmaması nedeniyle ortada bir ölçüm farkı bulunması gerekirken, ortaya çıkan tek ölçüm farkının beyana dayalı olarak yapılan hesaplamadan kaynaklandığı, bu hususun da daha sonra açıklığa kavuşturulduğu ve millileştirilen akaryakıta ve kullanılan marker miktarına ilişkin gerçekleşen ve davalıya bildirilen rakamlar ile fiili durum arasında bir fark bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin ve bağımsız gözetim firmasının 2015 yılı Ekim ayı sonu ulusal marker stok miktarından dönem içi kullanılan ulusal marker miktarının çıkarılması ile hesaplanan ulusal marker miktarı ile tesiste yapılan fiili ölçüm arasında 70 ml civarında fark (stok fazlası) olduğu, dolayısıyla ulusal markerin akaryakıta ekleme işleminin usulüne uygun yapılmadığı, Kurulun takdir yetkisini üst sınırdan kullanmasının yerinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1230, K. 2024/4762, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1230-e-2024-4762-k-451662f2ee39