Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/1227 E. 2024/3604 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/1227
- Karar No
- 2024/3604
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1227 Karar No:2024/3604 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Müflis ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 12.250.239,85-TL Fon alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olduğu, ... A.Ş.'nin 26/01/2001 tarihli Fon Kurulu kararına istinaden tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirildiği, sonrasında ise Fon tarafından sorunlu kredi dosyalarının 10/08/2001 tarihli Fon Kurulu kararıyla ... A.Ş.'den devir ve temlik alındığı, ... Bankası A.Ş.'nin de devir ve temlik alınan kredi borçluları arasında yer aldığı, davacının ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilci olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, ilk önce 29/07/2016 tarihi itibarıyla 3.710.000,00-TL anapara, 6.204.218,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 9.914.318,00-TL Fon alacağının ödenmesine yönelik ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edilerek davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemelerinin ... sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, yine ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcilerinden olan E.K.'ya da benzer mahiyette gönderilen ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayden dava açıldığı, söz konusu davada yapılan ara karar doğrultusunda davalı idarece takip dosyasının yeniden incelendiği, ... Bankası A.Ş. kaynaklı takip tutarı hesaplanırken 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin 3. fıkrası uyarınca temlik tarihindeki alacağın (3.710.000,00-TL) tamamı üzerinden 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammı hesaplanması gerekirken temlik alınan kredi (1.400.000,00-TL) alacağı üzerinden gecikme zammının hesaplandığının ve bu şekilde kanuni temsilciler hakkında sehven eksik tutarlar üzerinden takibe başlandığının tespit edilmesi üzerine tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla aradaki fark olan 22.614.557,71-TL'den (3.457.608,12-TL borç aslı+18.706.949,60-TL gecikme zammı) daha önceki ödemeye çağrı mektubundaki 9.914.317,86-TL (1.230.007,33-TL'si borç aslı+ 8.684.310,53-TL 'si gecikme zammı) çıkarılarak kalan bakiye 2.227.600,79-TL borç aslı+10.022.639,06-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.250.239,85-TL Fon alacağının tahsilini teminen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edilerek davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Ticaret sicili kayıtları tetkik edildiğinde, davacının ... Bankası A.Ş.'de 13/04/1998 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nden birinci derecede imza yetkili genel müdür vekili, 25/10/1999, 09/03/2000 ve 15/03/2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetelerinden yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığının, en son 18/04/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil olunan 23/03/2000 tarihli genel kurul kararıyla 2 yıl süreyle yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işleme konu alacağın, ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen ve ... Bank A.Ş. tarafından imzalanan toplamda 1.510.000,00-TL tutarındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanılan ve 20/11/2000 tarihinde kat edilen kredilerden kaynaklandığı, alacağın Fon tarafından 10/08/2001 tarihinde devir ve temlik alındığı, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan mal varlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığı, bu durumda, asıl amme borçlusu bankadan tahsil edilemeyen Fon alacağının, ticaret sicili kayıtlarına göre asıl amme borçlusu bankanın ilgili dönemde kanuni temsilcisi olduğu açık olan davacıdan tahsili amacıyla bir önceki ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunda yer alan tutarlardaki eksik hesaplama nedeniyle önceki ödemeye çağrı mektubundaki alacak kalemleri de düşülmek suretiyle kalan borç aslı ve usulüne uygun olarak hesaplanan faizin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu ödemeye çağrı mektubunun ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu tutarın eksik hesaplandığından bahisle düzenlendiği, bahse konu ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu ödemeye çağrı mektubunda asıl alacağa davalı idare tarafından temlik alındığı tarihe kadar ve kat ihtarnamesinde gösterilen temerrüt faizi uygulandıktan sonra, ancak hataya düşülüp, bu tarihten itibaren yalnızca asıl alacağa gecikme zammı uygulanarak davacının sorumlu olduğu tutarın belirlendiği, bu defa 1.400.000,00-TL asıl alacağa yine kat ihtarnamesinin düzenlendiği 20/11/2000 tarihinden temlik tarihi olan 10/08/2001 tarihine kadar ihtarnamede gösterilen temerrüt faizi uygulanıp, ulaşılan tutara bu tarihten 29/07/2016 tarihine kadar gecikme zammı uygulanması ve 28/06/2004 tarihinde tahsil edilen 859.145,00-TL'nin ise tahsil tarihi itibarıyla takip edilen toplam borç içinde asıl alacak, temerrüt faizi ve gecikme zammı tutarlarından bunların toplam borç içindeki oranlarının dikkate alınarak indirilmesi suretiyle davacının sorumlu olduğu miktarın yeniden hesaplandığı ve ortaya çıkan fark için dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, buna göre Fon alacağından borçlunun kanuni temsilcisi sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuka uygunluğu yargı kararıyla belirlenen davacıdan bu alacağın eksik hesaplanan kısmının takibi için düzenlenen dava konusu işlemde borç tutarının belirlenmesi yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yönetim kurulu üyeliğinden 15/01/2001 tarihinde istifa ettiği, her ne kadar kendisinin 1. derece imzaya yetkili olduğu belirtilmiş ise de, 18/04/2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'den de anlaşılacağı üzere Bankayı münferiden temsil, ilzam ve taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmadığı, Bankayı taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmamasına rağmen kanuni temsilci olduğundan bahisle 16 yıl sonra şirket borcunun tamamından sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı, yönetim kurulu üyesi olduğu süre içerisinde (10 ay) ... A.Ş. veya kamu kurumları tarafından şirket hakkında herhangi bir takip yapılmadığı, krediyi kullandıran ve Fon’a devredilen ... A.Ş.’nin hiçbir zaman hissedarı veya kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla ... A.Ş.’nin kaynağını edindirmesi/edinmesi hususunun söz konusu olmadığı, banka kaynağının edindirildiği/edinildiği hususuna yönelik herhangi bir tespit yapılmadığı, kredi borçlusu ... Bankası A.Ş.’nin mevduat kabul etmeyen banka statüsünde olması nedeniyle asıl alacaklı olan ... A.Ş.’den kredi kullanılmasının 4389 sayılı Kanun’a aykırı olarak dolanlı işlem olarak nitelendirilemeyeceği, asıl borçlu şirketin borçları nedeniyle İcra İflas Kanunu uyarınca takip yapılması gerekirken 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşmeden kaynaklı alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca takip yapılamayacağı, davalı idare tarafından 10/08/2001 tarihinde temlik alınan alacağın 2004 sayılı Kanun'a göre başlamış icra takibinden sarfı nazar edilmediği, dolayısıyla alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre takibinin yapılamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.