Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1082 E. 2024/4488 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1082
Karar No
2024/4488
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1082 Karar No:2024/4488

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (...) ait akaryakıt istasyonunda 19/10/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, yer altı tanklarına ... plakalı tankerden dolum yapıldığı, tanker şoförüne ürünlere ait faturanın sorulması üzerine, tanker şoförü tarafından ibraz edilen sevk irsaliyesinde akaryakıtın ... Petrolcülük A.Ş. (...) tarafından davacı adına fatura edildiğinin görüldüğü, fatura edilmiş, adına sevk irsaliyesi düzenlenmiş davacı şirketin, akaryakıtın sevk ve idaresi ile ikmalinden sorumlu olduğu, fatura ve irsaliyede belirtilen akaryakıt miktarı ile tutanaklarda belirtilen akaryakıt miktarının uyuştuğu ve tanker şoförünün ifadesi ile de sabit olduğu dikkate alındığında, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapma fiilinin sübuta erdiği, bu itibarla, sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi nedeniyle davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ...'e ait akaryakıt istasyonunda 19/10/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, yer altı tanklarına ... plakalı tankerden dolum yapıldığı, davacı adına akaryakıt yüklü olduğu belirtilen tankerin yükünü ...'ten doldurulduğu ve 19/10/2015 tarihli sevk irsaliyesinin düzenlendiği, davacı tarafından söz konusu akaryakıtın daimi müşterisi olan ... İnşaat Nakliye Turzizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (...) firmasına teslim edilmek üzere alındığı, yüklemenin firmanın talebi üzerine belirtilen nakliyeci ile anlaşıldığı, nakliyecinin malı teslim aldığı, ... tarafından malın kendilerine fatura edildiği, kendilerince de malın bu firmaya fatura edildiği ve malın bedelinin kendilerine ödendiği, çok uzun yıllardır bu firmayla çalışıldığı daha önce böyle bir problemin yaşanmadığı, kendilerince tankerin boşaltım yaptığı benzin istasyonu hakkında bir araştırma yapıldığı, bu firmanın tanınmadığı, hakkında bilgi alınacak kimseye ulaşılamadığı, kendilerinin ve ...'na ait kayıtların incelenmediği, hiç bir inceleme yapılmadan, kendilerinin hiçbir bilgisi olmadığı halde şoför beyanı ve istasyon çalışanı beyanına göre işlem tesis edildiği iddialarının ileri sürüldüğü, davalı idarece her ne kadar bir soruşturma yapılmış ise de; hazırlanan soruşturma raporunda; bir durumu kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde gösterme, belirleme ve saptama tespit olarak nitelendirildiğine göre, yapılan tespitin davacının dışında gerçekleştiği dikkate alındığında, davacının ileri sürdüğü iddiaların açıklığa kavuşturulmasına yönelik herhangi bir incelemenin gerçekleştirilmediğinin görüldüğü, Davacı tarafından adına fatura edilen akaryakıtın bir inşaat hafriyat firmasına satışının mümkün olduğu ve yükleme sonrası, satılan firmaya direk götürülebileceği de gözönüne alındığında, davacının bu taşıma sırasında olaya dahil olup olmadığının bazı bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği, bu durumun ise akaryakıtın adına alındığı firmaya yönelik bir incelemeyi de gerekli kıldığı, davacı tarafından akaryakıtın adına alındığı firmaya satılıp satılmadığı, alan firmanın kayıtlarına girip girmediği, girmiş ise davacı tarafından faturanın düzenlendiği ve bedelinin ödendiği iddiası doğrultusunda anılan hafriyat firması tarafından bedel transferinin yapılıp yapılmadığını ortaya koyar nitelikte kayıtlarının bulunup bulunmadığına yönelik olarak ve davacı kayıtlarıyla kıyaslanmak suretiyle bir anlamda tartışmadan uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulması suretiyle soruşturmanın uyuşmazlığın çözümüne kolaylık sağlaması gerekirken, davacının olaya dahlini ortaya koymaktan uzak olarak, yalnızca tespit doğrultusunda hazırlanan rapor esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. . Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, gerçekleştirilen denetimde ... plakalı tankerden dava dışı bayiye ait istasyona ait tanklara akaryakıt dolumu yapıldığı, anılan akaryakıtın dağıtıcısı tarafından davacı adına fatura edildiği ve sevk irsaliyesi düzenlendiği, davacı tarafından her ne kadar başka bir firmaya dış satım yaptığı iddia edilmişse de, davacı veya dağıtıcısı tarafından dış satım yaptığına dair faturaların Kuruma bildirilmediği, BA formunun sunulmadığı, akaryakıta ilişkin kayıtların otomasyon sisteminde bulunmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1082, K. 2024/4488, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1082-e-2024-4488-k-656581e36243