Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/1061 E. 2023/5942 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/1061
Karar No
2023/5942

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/1061 Karar No:2023/5942 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Emek İnşaat Taahhüt Nakliye Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve... sayılı LPG otogaz bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait istasyonda 19/06/2015 tarihinde yapılan denetimde, lisansa konu otogaz istasyonu için "Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Mali Sorumluluk Sigortası" yaptırılmadığı tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca 838.412,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 13/2/2018 tarih ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 18/1/2018 tarih ve E:2017/129, K:2018/6 sayılı kararı ile, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendinde yer alan “…ve 13'üncü…” ibaresinin iptal edildiği, ancak söz konusu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı ile "Kanun’da, lisans sahipleri için öngörülen yükümlülükler ile bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesinin suçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir gereği olduğu, lisans sahiplerinin Kanun’da öngörülen yükümlülükleri ihlâl ettikleri zaman hangi yaptırımla karşılaşacağını önceden öngörebilmelerini dolayısıyla kişilerin hukuk güvenliğini de güvence altına almakta olduğu, nitekim hukuk güvenliği normların öngörülebilir olmasını gerekli kıldığı, lisans sahipleri için getirilen zorunlu sigorta yükümlülüğünün Kanun’da iki ayrı maddede düzenlenmesi ve bu maddelere aykırılığın farklı miktarlarda idari para cezası ile cezalandırılmasının lisans sahiplerinin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde öngörmesine engel oluşturduğu, bu itibarla lisans sahipleri için Kanun’da öngörülen sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyenler bakımından Kanun’un farklı maddelerinde farklı miktarlarda para cezası öngörülmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile suçta ve cezada kanunilik ilkelerine aykırılık oluşturduğu" gerekçeleriyle dava konusu işlemin dayanağı yasa hükmünün iptaline karar verildiği anlaşıldığından, hukuka aykırılığı sabit olan hükme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam...-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/1061, K. 2023/5942, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-1061-e-2023-5942-k-7ad09baf2889