Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2019/2311 E. 2024/1582 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/2311
Karar No
2024/1582
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2311 Karar No:2024/1582 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının Fon alacağından sorumlu tutulmasına ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; ... Ltd. ismiyle kurulan offshore bankasının, banka kaynaklarını kısa bir süre içerisinde ... ve bankanın diğer hakim ortaklarına edindirmek amacıyla kurulduğu, banka imkânlarının kullanılarak sistemli bir biçimde kaynaklarının edindirilmesine yönelik işlem ve eylemler neticesinde meydana gelen zararlardan banka hakim ortaklarının sorumluluğunun bulunduğu, hakim ortaklardan tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan miktarların ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda kanuni temsilcilerinden takip edilebileceği göz önüne alındığında, davacının, ... Bankası aracılığıyla banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği yaklaşık dört aylık dönem boyunca anılan şirkette (... ve Ticaret A.Ş.) kanuni temsilci olarak görev yaptığından, ilgili şirketin bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak elinde bulundurduğunun tespit edilerek, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda görev süresi içerisinde anılan Fon alacağının tamamından sorumlu tutulabileceği; Bu durumda, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği dönemde görevde bulunduğu konusunda şüphe bulunmayan davacının kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı şirketin, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 11/05/2007 tarih ve E:2005/9554, K:2007/2073 sayılı kararıyla ... A.Ş.'nin hâkim ortağı olduğunun tespit edilmiş olması durumu karşısında, ... A.Ş.'nin hakim ortağı olan Otomobilcilik ve Ticaret A.Ş.'nin ve hakim ortaklardan tahsil edilememesi hâlinde tüzel kişi ortakların kanuni temsilcilerinin anılan Fon alacağından sorumlu tutulmasına ilişkin dava konusu Fon kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davalı idarenin yargı kararlarında taraf olmadığı, borç üstlenme sözleşmesi uyarınca ödenen paranın talep edilemeyeceği, davalı idarece yapılan ödemelerin Fon alacağı/Hazine alacağı niteliği taşımadığı, bahse konu ödemelerin muhatabının Egebank/İNG Bank olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre takip yapılamayacağı, görev süresinin sona ermesinden çok sonra tesis edilen işlemin Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2019/2311, K. 2024/1582, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2019-2311-e-2024-1582-k-7a3839177e94