Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2018/1075 E. 2023/6316 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2018/1075
Karar No
2023/6316

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/1075 Karar No:2023/6316 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hava Taşımacılığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Yolları A.O.’nun (THY) doğrudan ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü vasıtasıyla Türkiye ile Azerbaycan arasındaki İstanbul-Bakü-İstanbul hattında üçüncü tarafları dışladığı ve ... Havayolları Kapalı Tip Anonim Şirketi (...) ile arasındaki işbirliği ile (Kod Paylaşım Anlaşmasının) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlâl ettiği iddiasıyla yapılan şikâyet üzerine, şikâyet edilen THY hakkında 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında ihlâl tespiti yapılmadığı ve bu nedenlede 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde alınan... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Rekabet Kurumu'na sunulan şikâyet başvurusunda ... ile THY arasındaki Kod Paylaşımı Anlaşması (KPA) hükümlerinin münhasırlık unsuru içerdiği ve iki firma arasında bu yönde bir irade uyuşmasının mevcut olduğu, her iki firmanın söz konusu pazarın regüle edilen bir pazar olmasından faydalanarak pazardaki diğer firmalara karşı dışlayıcı eylemlerde bulundukları, bu kapsamda anılan uygulamaların ve anlaşma hükümlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği, THY ile ... arasındaki işbirliği anlaşmasının İstanbul ve Bakü öte noktalarında genişletilen Özel Prorasyon Anlaşmasını da kapsadığı, bu gibi anlaşmalar ile taraflar arasında işbirliğinin daha da artacağı ve pazar kapama etkisinin İstanbul ve Bakü’nün de öte noktalarına yayılabileceğine inanıldığı iddialarına yer verildiği, yürütülen önaraştırma sonucunda şikâyetin reddine, soruşturma açılmamasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, önaraştırma raporunda, İstanbul-Bakü-İstanbul karşılıklı hattında sadece tarifeli seferlerin düzenlendiği ve söz konusu hattın, halihazırda THY ve Azeri bayrak taşıyıcısı ...’ın tarifeli seferler gerçekleştirdiği bir hat olduğu ve bu şekilde ilgili ürün pazarının "Havayolu ile Tarifeli Yolcu Taşımacılığı Pazarı" şeklinde belirlendiği, KPA'nın, bir havayolunun diğer bir havayoluna, uçuşlarında kendi kodunu kullanmasına izin vermesini içeren, birden fazla havayolunun ulaşım hizmetlerini tek bir havayolu tarafından gerçekleştiriliyormuş gibi sunmalarına olanak sağladığı, KPA'nın aynı zamanda pazarda pozisyonlarını korumak ve güçlendirmek isteyen havayollarının ilgisini çeken masrafsız bir pazarlama aracı haline gelmekle birlikte trafik yoğunluğunu artırması ve ortak hizmetler sonucu gerçekleşen maliyet avantajları ile ölçek ekonomisi sayesinde gelir artışı gibi faydalar sağladığı, aynı zamanda, hizmet verilen uçuş ağını genişletmekte ve uçuş frekans sayısını artırdığı, bu sayede havayolları şirketlerinin ek bir maliyete katlanmaksızın pazar paylarını artırabildiği, KPA'nın iki ülke sivil havacılık otoritelerinin bu konudaki yetkilerinin Türkiye ile Azerbaycan arasında icra edilecek parkur ve sefer sayılarına ilişkin hükümlerinin iki ülke sivil havacılık makamları arasında imzalanan Hava Ulaştırma Anlaşması ve Mutabakat Zaptı’nda düzenlendiği, buna göre yürürlükte olan mevcut anlaşmaya göre çoklu tayin prensibi geçerli olduğu ve hat bazında tekli tayin durumu söz konusu olmakla birlikte, İstanbul-Bakü hattında tayin edilen THY ve ... hava yolları firmaları arasında akdedilecek KPA’ya ilişkin esasların, iki ülke arasında imzalanan Hava Ulaştırma anlaşmalarında düzenlenebileceği gibi iki ülkenin sivil havacılık otoriteleri tarafından ayrı bir mutabakata da konu teşkil edebileceği, halihazırda Sivil Havacılık Makamlarınca imzalanan Mutabakat Zaptı’nda kod paylaşımına ilişkin düzenlemelerin bulunduğu ve ... ile imzalanan KPA’nın sadece iki ülke arasında icra edilen seferleri kapsadığı, ayrıca herhangi bir sivil havacılık izni alınmasını gerektirmediği, bu çerçevede, THY ile ... arasında akdedilen KPA’nın tarafların kendi rızaları ile gerçekleşen bir akit olduğu, THY ile ... arasında imzalanan anlaşmanın iki ülke arasında imzalanan Hükümetler Arası Anlaşma’ya tabi olduğu ve konuya ilişkin düzenlemeler ışığında tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin uçuş kodlarını kullanarak diğer tarafın uçak kapasitesinden pay alabilmesini sağladığı, söz konusu anlaşma ile iki ülke arasındaki uçuşlarda, her iki tarafın yolcularına daha rekabetçi ve uygun maliyetli hizmet sunma ve halihazırdaki hizmet kalitesini artırmanın amaçlandığı, THY ile ... arasında imzalanan KPA’ya bakıldığında anlaşmasının İstanbul-Bakü hattındaki sefer ve koltuk sayısı konusunda bir sınırlama getirmediği, şikâyet konusu İstanbul–Bakü hattı dışındaki hatlar bakımından da herhangi bir sınırlayıcı hüküm ihtiva etmediği, tarafların KPA çerçevesinde satacakları koltukları serbest satış esasına göre pazarlayacakları ve KPA’ya konu uçuşların da anılan hattın ötesindeki hatları kapsamadığı, bu çerçevede söz konusu KPA’nın bir pazar paylaşımına neden olmadığı, KPA sonrasında şikayete konu İstanbul–Bakü hattında herhangi bir frekans ...ması da olmadığı, bununla birlikte THY ile ... arasında akdedilen mevcut KPA’nın 4. ekinin 4. maddesinde FFP’lerin ortak uçuşlardan mil kazanımı ve sahip oldukları diğer haklardan faydalanabilmelerinin taraflar arasında akdedilecek farklı bir anlaşma ile belirleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, KPA’nın, iki tarafın birbirleri üzerindeki rekabeti ...tıcı yönde bir etkisinin olmadığı, THY ile ... arasında akdedilen anlaşmada serbest satış esasına göre satılacak koltuklar bakımından herhangi bir ortak fiyat tespiti söz konusu bulunmadığı, buna göre bilet satış fiyatlarının her bir havayolu firması tarafından bağımsızca belirlendiği, bu çerçevede başvuruda iddia edildiği üzere THY tarafından ...’a başvuru sahibini dışlamak üzere yapılan baskının salt teşebbüs davranışı olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, 4054 sayılı Kanun uyarınca hakim durumun kötüye kullanılmasından bahsedilebilmesi için öncelikle şikâyet edilen THY'nin havacılık sektöründe hakim durumda bulunması gerektiği, THY ile ... firması arasında yürütülen müzakerelerin iki teşebbüsten ziyade iki devlet otoritesi arasında yürütülen müzakerelerin bir sonucu olduğu göz önüne alındığında, bu durumun hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, THY ile ... hakkındaki iddialara ilişkin yeterli delil bulunmasına rağmen soruşturma açılmamasının Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu, THY'nin İstanbul-Bakü-İstanbul hattında hakim durumda olduğu, THY'nin hakim durumunu Pegasus'u dışlamak amacıyla kötüye kullandığı, THY ile ... arasındaki KPA'nın sınırlı incelendiği, tarafların gerçek iradesinin göz ardı edildiği, uluslararası anlaşma olmasının teşebbüslerin tek taraflı ve karşılıklı uygulamalarının rekabet ihlâli meydana getirdiği tespitini 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve yanında müdahil tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2018/1075, K. 2023/6316, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2018-1075-e-2023-6316-k-be2066e4f06a