Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/6308 E. 2025/1101 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/6308
Karar No
2025/1101
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6308 Karar No : 2025/1101

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İzmir ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli makina mühendisi olarak görev yapan davacının, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesi uyarınca disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri nedeniyle, 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli personel istihdamı konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu; bu yetki mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususlarının idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu; takdir yetkisinin kapsamı ve sınırının, idarenin başlangıçta sözleşme yapıp yapmama, süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe ve süresi henüz bitmemiş olan bir sözleşmeyi feshetme şeklinde tezahür eden işlemler bakımından farklılıklar göstereceğinin kabulü gerektiği; başlangıçta sözleşme yapıp yapmama hususunda çok geniş bir takdir yetkisi olan idarenin, devam eden yıllarda süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususundaki takdir yetkisinin daraldığının açık olduğu; bakılan davada, davalı idarece takdir hakkı kullanılarak 2018 yılında imzalanan sözleşme ile davacının mühendis kadrosunda göreve başladığı ve 2019 yılı sonuna kadar bu görevde kaldığı, savunma dilekçesi ve eki belgeler incelendiğinde, davacının görev yaptığı dönemde, diğer personel tarafından defalarca sözlü olarak şikayet edildiğinin belirtildiği; ayrıca, 26/06/2019 tarihinde yaşanan olayla ilgili olarak tutanak düzenlendiği, hastalığı nedeniyle iki adet iş göremezlik raporu almış olmasına rağmen birim amirini haberdar etmemesi ve süresinde raporları ibraz etmemesi nedeniyle işlerin aksamasına neden olduğu; bu haliyle davacının disipline aykırı davranışlarda ve çalışma düzenini bozan eylemlerde bulunduğunun açık olduğu; sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususunda takdir yetkisi bulunan idarenin, bu yetkiyi 2020 yılı için davacının sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde kullandığı; bu durumda, davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin, davacının disipline aykırı davranışları ve çalışma düzenini bozan eylemleri nedeniyle 2020 yılı için yenilenmediği anlaşılmakta olup, sözleşme süresi içinde meydana gelen somut sebeplere dayanılarak takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 22/05/2024 tarih ve E:2021/6202, K:2024/2622 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işleme dayanak alınan ilk olayda, 26/06/2019 tarihinde davacının Belediye otoparkına aracını park etmesi sırasında güvenlik görevlileriyle yaşadığı park yeri tartışması üzerine, üç güvenlik görevlisince yaşanan tartışmalarla ilgili olarak tutanak tutulmuş ise de; söz konusu tutanakta davacının imzasının bulunmadığı, davalı idare tarafından anılan tutanağın işleme konulmadığı ve soruşturma açılmadığı, olayla ilgili olarak davacının bilgisine/savunmasına başvurulmadığı ve davacıya herhangi bir yazılı bildirimde/ikazda bulunulmadığı dikkate alındığında, söz konusu tutanağın, sözleşmenin yenilenmemesi işlemine dayanak alınamayacağı; dava konusu işleme dayanak alınan ikinci olayda ise, "09/12/2019-13/12/2019 tarihleri arasında davacının hastalığı nedeniyle mesaiye gelmemesi, mazereti hakkında birim amirini haberdar etmemesi ve hastalık raporlarını süresinde idareye ibraz etmemesi nedeniyle işlerin aksamasına neden olduğu" davalı idare tarafından ileri sürülmüş ise de, İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün...tarih ve E... sayılı yazısıyla, davacının işe gelmediğinin ve mesai arkadaşına rahatsız olduğunu mesajla bildirdiğinin belirtildiği; ... tarih ve E... sayılı yazısıyla da, birim amirince davacının yerine başka bir personelin görevlendirildiğinin anlaşıldığı; buna göre, davacı tarafından, hastalık raporları usulüne uygun olarak ve süresinde birim amirine bildirilmemiş ise de, 09/12/2019 tarihinde mesai arkadaşına hastalığı nedeniyle işe gelemeyeceği yönünde bilgi verildiği; işe gelmediği ilk gün (09/12/2019) itibarıyla birim amirinin, davacının hastalığı hakkında bilgi sahibi olduğu ve işlerin aksamaması amacıyla da ertesi gün davacının yerine görevlendirme yapıldığı dikkate alındığında, davacının söz konusu eyleminin oluş şekli, mahiyeti ve içeriği itibarıyla sözleşme yenilenmemesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı; bu durumda, dava konusu işleme dayanak alınan söz konusu eylemler nedeniyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve hukuken kabul edilebilir geçerli bir nedene dayanmadığı, davacının görevinde başarısız/yetersiz olduğuna veya hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik somut bir tespitin de bulunmadığı, bu yönüyle idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda ve haklı sebeplere dayanılarak kullanılmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (28/02/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının memur hal ve tavırlarına yakışmayan tutumu sebebiyle 26/06/2019 tarihinde güvenlik görevlilerince tutanak düzenlendiği; davacının işe gelmediği günler için aldığı sağlık raporlarının süresi içinde yetkili birim amirine sunulmadığı; ayrıca sorumsuz ve düzeysiz tavırları nedeniyle davacı hakkında diğer çalışanlar tarafından sözlü şikayette bulunulduğu, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Diğer personel tarafından defalarca sözlü olarak şikayet edildiği davalı idarece ileri sürülmüş ise de; bu hususta dosyaya hiçbir belge sunulmadığı, 26/06/2019 tarihinde tutulan tutanakla ilgili olarak, idare tarafından tutanağın ciddiye alınmadığı ve işleme konulmadığı gibi konuyla ilgili olarak kendisinin bilgisine ve savunmasına da başvurulmadığı; öte yandan, hastalık raporu nedeniyle birim amirini haberdar etmemesi ve işlerin aksamasıyla ilgili olarak, 09/12/2019 tarihli yazıda birim amirinin hasta olduğundan haberinin olduğunun anlaşıldığı, hastalığı nedeniyle bilgi verdiği mesai arkadaşının, aynı zamanda oda yetkilisi olarak belirlendiği, ayrıca birim amirini arayıp bilgi verdiği; hastalık raporlarını idareye ibraz ettiği, kaldı ki tekrarlanmayan bu durumun, tek başına sözleşmenin yenilenmemesine gerekçe yapılamayacağı; işlerin aksadığı iddia edilmiş ise de, işlerin aksadığı hususunda dosyaya herhangi bir kanıt sunulmadığı, işe gelemediği günler için birim amiri tarafından yerine personel görevlendirildiği, hastalığı sonrasında yoğun çalışması sonucunda işle ilgili olarak mağduriyet yaşanmadığı, hiçbir vatandaş şikayetinin ibraz edilmediği; hakkında ne bir şikayet, ne de şikayete bağlı bir soruşturma bulunmadığı; sözleşmenin yenilenmemesi için somut ve geçerli kanıtların dosyaya sunulmadığı, sözleşmenin yenilenmemesinin objektif kriterlere bağlanmadığı; dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (28/02/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/6308, K. 2025/1101, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-6308-e-2025-1101-k-e379c6229a8b