Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/4759 E. 2025/5488 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/4759
Karar No
2025/5488
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4759 Karar No : 2025/5488

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN ÖZETİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, ... Zırhlı Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca yapılan güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ve yoksun kalınan özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkındaki ceza yargılamasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla resmi kurumda hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu değerlendirilerek davacının sözleşmesinin feshedilmesine yönelik işlem tesis edilmiş ise de; davacı hakkındaki işlemin gerekçesi olarak gösterilen ceza davasında, davacının suça sürüklenen çocuk olarak yargılandığı ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı idareye verilmemesi ve idarece kullanılmaması gereken 18 yaşından küçükken işlenilen suç nedeniyle hakkında verilen cezaya dayanılarak davacının sözleşmesinin feshedildiği ve ayrıca davacı hakkında sözleşmenin feshini gerektirecek başkaca bir sebep ileri sürülemediği anlaşıldığından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasında ve bu sebeple sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, işlemler nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta; her ne kadar, İdare Mahkemesince, 5352 sayılı "Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı idareye verilmemesi ve idarece kullanılmaması gereken 18 yaşından küçükken işlenilen suç nedeniyle hakkında verilen cezaya dayanılarak davacının sözleşmesinin feshedildiği" belirtilmiş ise de, belirli kamu kurum ve kuruluşlarda görev yapacak personele uygulanacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının usul ve esasları, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7315 sayılı Kanun uyarınca yapılmakta olup, uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının dayanağı olan 7315 sayılı Kanun'un, soruşturma ve araştırmaya konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin nerelerden elde edileceği, ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağı gibi konularla ilgili düzenlemelere yer verdiği, bu açıdan söz konusu Kanun'un temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını içeren konuyla ilgili temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olduğundan, dava konusu işlemin dayanağı olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında elde edilen bilgilerin kanunilik şartını sağladığı, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ceza dosyasındaki delillerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, bir kamu kurumuna ait eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği ve yürüttüğü görevin önemi ve özelliği dikkate alındığında, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz olduğundan sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında tesis edilen işlemin nedeni olarak gösterilen ve suça sürüklenen çocuk olarak yargılandığı ceza davasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hapis cezası yönünden, 5353 sayılı Adli Sicil Kanun'nun 10.maddesinin 3.fıkrasının gereğince davalı idareye verilmemesi ve idarece kullanılmaması gereken, kanun koyucunun bir bakıma hükmen yok saydığı, 18 yaşından küçükken işlenilen suç nedeniyle verilen cezaya dayanıldığı, ayrıca hakkında sözleşmenin feshini gerektirecek başkaca bir olumsuzluk ileri sürülemediği dikkate alındığında, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Şanlıurfa ili, ... Zırhlı Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen; Gaziantep ili, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk sıfatı ile yargılandığı, '"kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık" suçundan 1 yıl, 1 ay hapis cezası, neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği yönündeki bilgi notuna istinaden güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesi feshedilerek ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz" kuralına; üçüncü fıkrasında, ''Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.'' kuralına yer verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde de, “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. (2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir,” kuralı yer almaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun "özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları" başlıklı 6. maddesinde; ''(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.'' kuralı yer almaktadır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Arşiv bilgilerinin istenmesi" başylıklı 10. maddesinin üçüncü fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir. '' kuralı yer almaktadır. 07/09/2005 tarih ve 25929 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Adli Sicil Yönetmeliği'nin "Arşiv bilgilerinin istenmesi" başlıklı 12. maddesinin dördüncü fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere mahkeme, hâkim veya savcılıklarca istenebilir.'' kuralı ile "Adli sicil bilgilerin sınırlı olarak verilebileceği haller" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında, ''Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere mahkeme, hâkim veya savcılıklara talep halinde verilir.'' kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesinin 27/02/2019 tarih ve 2014/7256 Başvuru no'lu kararında özetle; ''..somut olayda başvurucunun on sekiz yaşından küçükken işlediği suçun kayıtlarının Adana Valiliği Emniyet Müdürlüğü tarafından Komisyon Başkanlığına verildigi, bu kaydın dikkate alınmak suretiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı, başvurucunun sözleşmeli infaz ve koruma memurluğuna atamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Resmi makamlar tarafından muhafaza edilmekte olan, başvurucu hakkında yürütülen ceza yargılamasına dair bilgilerin özel hayata saygı hakkı anlamında kişisel nitelikli veriler olduğu açıktır. Söz konusu kişisel verinin kamu kurumlarıyla paylaşılması ve güvenlik soruşturmalarında kullanılmasının Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına bir müdahale oluşturduğu sonucuna varılmıştır... ...öte yandan somut olayda başvurucunun yazılı ve sözlü sınavı kazandığının ilan edilmiş olduğu, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan hükme açıkça aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu dikkate alındığında özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin bu yönüyle de kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmaktadır...'' değerlendirmelerine yer verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda dava konusu olay incelendiğinde, 19/06/1993 doğumlu olan ve kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan yargılandığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesi kararına konu fiillin işlendiği 25/05/2011 tarihinde on sekiz yaşından küçük olan davacının, on sekiz yaşından küçükken işlediği bu suça ilişkin kayıtların Milli Savunma Bakanlığına verilmesi üzerine, bu kaydın dikkate alınması suretiyle davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı görülmüştür. Bu durumda, davacının adli sicil kaydında görünmeyen, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın, yukarıda yazılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceği açık olduğundan, kişisel veri niteliğinde olan bu kaydın, güvenlik soruşturması kapsamında ilgili kamu kurumuna verilmesi ve güvenlik soruşturmasında kullanılması hukuka aykırı olduğundan, hukuka aykırı şekilde idari makamlara verilen bu kaydın değerlendirilmesi suretiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması, Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca ''özel hayata saygı hakkının'' ihlâli sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla, davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kayda dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması suretiyle sözleşmenin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, dava konusu işlemlerin iptaline, işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin iptaline, işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...- TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/4759, K. 2025/5488, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-4759-e-2025-5488-k-1aaed5839f4e