Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/4729 E. 2025/539 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/4729
- Karar No
- 2025/539
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4729 Karar No : 2025/539
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Niğde Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Merkez ... Nolu Aile Hekimliği biriminde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinde belirtilen, "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak" hükmü uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hüküm kurulduğu, ancak etkin pişmanlık kapsamında cezasında indirim yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararda yer verilen tespitlerin, davacının eylemlerinin "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak" filli kapsamında değerlendirilebilecek yeterlilikte ve nitelikte olduğu, bu çerçevede davalı idarenin, işlemdeki gerekçesinin makul ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine ulaşıldığından, davacının, Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vatanına, milletine, bayrağına sadık bir vatandaş olduğu ve terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmadığından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının; davacının fiili işlediği tarihte yürürlükte bulunan ve eylemine uyan mevzuat hükmüne göre cezalandırılması gerekmekte iken, fiili işlediği tarihte yürürlükte olmayan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinde belirtilen mevzuat hükmüne göre cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının eylemlerinden dolayı davalı idare tarafından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava; Niğde Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Merkez ... Nolu Aile Hekimliği biriminde ... olarak görev yapan davacının, Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde üniversite öğrencisi olduğu tarihlerde 2012-2014 yılları arasında FETÖ Silahlı Terör Örgütü lehine faaliyet göstermek suçunu işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinde belirtilen, "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak" hükmü uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davacının, üzerine atılı anılan eylemleri nedeniyle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın reddine hükmedilmek suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesinde ifadesini bulan "sadakat yükümlülüğü" nedeniyle, Devlet memurlarının Devleti, kurumlarını ve mevcut anayasal sistemi eleştiren, bunlar aleyhine kampanya yürüten ve bunları karalayan gruplardan ve akımlardan açık bir şekilde kendilerini uzak tutmaları gerekmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına göre, "kamu çalışanlarının Devlete sadık kalmaları, genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır". (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus//Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Yine AİHM kararlarında, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğu" ifade edilmektedir. (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, bunların lehine propaganda faaliyeti yürütmek anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan hâllerdir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının, Gülhane Askeri Tıp Fakültesinde üniversite öğrencisi olduğu tarihlerde, 2012-2014 yılları arasında FETÖ Silahlı Terör Örgütü lehine faaliyet göstermek suretiyle sadakat yükümlülüğünü yitirdiği açık olmakla birlikte, olaya uygulanacak mevzuat hükmünün belirlenmesi somut uyuşmazlık bakımından önem arz etmektedir. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 75. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendine eklenen hüküm uyarınca davacının cezalandırıldığı; ancak, davacının eylemlerinin, 2012-2014 yıllarına ilişkin olduğu ve fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte olmayan mevzuat hükmüne göre dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının fiili işlediği tarihte yürürlükte bulunan ve eylemine uyan mevzuat hükmüne göre cezalandırılması gerekmekte iken, fiili işlediği tarihte yürürlükte olmayan mevzuat hükmüne göre cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının eylemlerinden dolayı davalı idare tarafından yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.