Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/4178 E. 2024/5008 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/4178
- Karar No
- 2024/5008
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4178 Karar No : 2024/5008
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2-... Komutanlığı VEKİLLERİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sahil Güvenlik Komutanlığı Denetleme Teftiş ve Tetkik Başkanlığında SG kıdemli albay olarak görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun 7. maddesi gereğince 30/08/2022 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakan Olurunun tebliğine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; idarenin kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde kıdemli albay olarak görev yapan davacının; personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre rütbe bekleme süresi dolan ve hizmetine ihtiyaç duyulmadığı için İçişleri Bakanın onayı ile göreve devam edecek personel listesinde ismine yer verilmeyerek, kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İptali istenilen işlemin esasını oluşturan kadrosuzluk tanımı, esas olarak, kadro fazlalığı ve bir üst rütbeye yükselebilme ihtimalinin kalmaması olarak ifade edildiğinden, idarece yapılan eylemin bu tanımla bağdaşmadığı ve sakat bir işlem olduğu, Sahil Güvenlik Komutanlığında özellikle üst rütbedeki subaylarda kadro fazlası personel bulunmadığı, aksine ciddi kadro eksikliğinin olduğu, birçok birimde kadro eksiği personel ile çalışan Komutanlığın, diğer kurumlarla aynı statüde değerlendirilmemesi gerektiği, önemli bir sorunu bulunmayan personel için yapılan emeklilik işleminin, kamu kaynaklarının israfına yol açacağı, mevzuat gereği yaş haddinin albaylarda 60, amirallerde 65 olduğu, kendisi dahil her albayın 60 yaşına kadar bir üst rütbeye yükselme şansının bulunduğu, emekli edildiğinde ise 53 yaşında olduğu, kayda değer bir disiplin sorununun bulunmadığı, sicil durumunun üstün başarılı olup, doktora eğitimi almış birkaç personelden biri olduğu, en yüksek yabancı dil seviyesine sahip albaylar içinde bulunduğu, ciddi sorumluluk gerektiren görevlerde yer aldığı, kurumun ilk ve tek başmüfettişi olduğu, idarenin re'sen emeklilik kararında, takdir hakkını kullanırken ölçülülük ilkesine aykırı işlem yaparak hukukun temel ilkelerini dikkate almadığı, herhangi bir mevzuata ve gerçekçi kriterlere dayanmayan işlemin; eşit, objektif ve istikrarlı şekilde tesis edilmediğine yönelik ciddi emareler bulunduğundan, hem keyfi hem de sakat olduğu, Kurumda görev yapabileceği birçok müsait kadro görevinin bulunması yanında, müfettiş açığı olan kendi başkanlığında başkan veya en azından müfettiş olarak bile devam edebilmesi mümkün iken, emeklilik işleminin gerçekleştirildiği, personel seçiminde esas alınan sicil notunun, amir inisiyatifinde subjektif bir değerlendirme unsuru olup, gerçekçi bir şekilde uygulanmasının bireysel bazda kaldığı, kendisinin de bulunduğu 2011 nasıplı subayların sayısının sadece (3) olduğu, diğer iki personelin harekat paterni dışında olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından; 30/08/2012 tarihinde albay rütbesine nasbedilen davacının, 30/08/2017 tarihi itibarıyla (5) yıllık rütbe bekleme süresini doldurduğu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun 7. maddesine göre, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında İçişleri Bakanı onayı ile her yıl personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilerek takip eden yılın 30 Ağustos tarihine kadar (4) yıl süreyle görevde bırakıldığı, 30/08/2022 tarihi itibarıyla görev süresinin uzatılması yönünde herhangi bir tasarrufta bulunulmayarak görevde bırakılmasına gerek duyulmadığı, kanun koyucunun emekliye sevk işleminde ikili bir ayrıma giderek rütbe bekleme süresi dolan ve dolmayan personeli ayırdığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu albaylardan; rütbe bekleme süreleri dolan ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliye sevk edilme durumunda olanların değerlendirmeye alınarak, kıdem sıra listelerine göre en eski nasıplıların yeterlilik sıralamasına göre en sonda bulunanlardan başlanarak yeteri kadar İçişleri Bakanı onayıyla emekliye sevk işleminin gerçekleştirildiği, dava konusu işlem tarihinde kıdem sıra listelerine göre düzenlenen 2022 yılı albay personel listesinde en eski yani 30/08/2010 nasıplı (1), sonrasında 30/08/2011 nasıplı (3) albayın bulunduğu, 30/08/2010 nasıplı (1) albay ile 30/08/2011 nasıplı albaylardan yeterliliği sıralamasında sondan başlanarak, kurum ihtiyacı ve görev gereksinimine göre davacının da arasında yer aldığı (2) albayın görev süresinin uzatılmayarak emekliye sevk edildiği, bu iki albay arasında davacının sicil notunun daha düşük olduğu, personelin bitirdiği doktora öğreniminin istihdam edileceği kadro bazında kullanım alanının bulunmadığı, 2022 yılı albay personel listesinde davacıya ait 2 disiplin cezasının bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilerek gerçekleştirildiğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava; Sahil Güvenlik Komutanlığı Denetleme Teftiş ve Tetkik Başkanlığında SG kıdemli albay olarak görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun 7. maddesi gereğince 30/08/2022 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakan Olurunun tebliğine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun 7. maddesinde ''...Subaylığa ve astsubaylığa nasıp ve terfi işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresi dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, amiraller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler...'' kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olmasına rağmen, hizmetine ihtiyaç duyulması kriterinin gerçekleşmesi durumunda albayların 60, amirallerin ise 65 yaşına kadar Bakan onayıyla çalıştırılmasına imkan sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Anılan Kanun hükmü ile idareye, resen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu bağlamda, İdare Hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin bu yetkisini kullanırken kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararının gerçekleşmesi için işlem tesis etmek zorunda olduğu açıktır. Kamu hizmetinin daha iyi işlemesi veya kamu yararı amacıyla işlem yapılabilmesi için ise, söz konusu kadrolarda görev yapanlar yönünden bir takım ayırt edici objektif kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bunun yanında, söz konusu kriterlerin uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması da hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmelerde, hangi kriterlerin esas alındığına dair işlemin tesis gerekçesinin haklılığını gösterecek şekilde, herhangi bir bilgi ve/veya belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, resen emekliye sevk edilmesine karar verilen personel belirlenirken; ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin, aynı durumda olan tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin davalı idarelerden istenilmeksizin eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/12/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1194 sayılı karar da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.